-
1 bündig
tam -
2 gerade
tam -
3 präzise
tam -
4 vollautomatisch
tam otomatik -
5 voll
voll [f-]voller ile dolu; Schmutz, Flecken usw a ile kaplı;eine volle Stunde tam bir saat;mit voller Lautstärke sesi sonuna kadar açılmış;volles Vertrauen tam güven2. adv (völlig) bütünüyle, tamamen; zahlen usw tam (ücret ödemek vs); fam (direkt, genau) tam, (dos)doğru;voll arbeiten tam gün çalışmak;voll besetzt oturacak yeri kalmamış;voll gepackt, voll gepfropft, voll gestopft adj fam tıka basa dolu;(nicht) für voll nehmen tam ciddiye al(ma)mak;voll füllen tamamen doldurmak;voll machen fam Kind altına yapmak;die Hosen voll machen donuna yapmak;voll packen ( mit -le) tamamen doldurmak;sich voll saugen ( mit -i) emip şişmek;voll schreiben doldurmak (yazarak);voll stopfen tıka basa doldurmak;voll tanken (depoyu) tam/ful doldurmak;bitte voll tanken! (depoyu) ful yapar mısınız?;voll und ganz baştan aşağı, büsbütün -
6 voll
voll [fɔl]I adjbrechend \voll tıklım tıklım dolu, tıka basa dolu;halb \voll yarısına kadar dolu;mit \vollem Mund ağzı (yemek) dolu;aus \vollem Hals avazı çıktığı kadar;ich bin \voll ( bis oben hin) ( fam) tıka basa doydum;einen Teller \voll essen bir tabak dolusu (yemek) yemek;aus dem V\vollen schöpfen hazırdan yemek;im V\vollen leben bolluk içinde yaşamak2) ( erfüllt) dolu;\voll(er) Freude sevinç dolu, sevinç içinde4) ( rundlich) tombul5) ( Stimme) tok;\volles Haar haben saçı gür olmak6) ( vollständig) tam, tüm, bütün;eine \volle Stunde warten tam bir saat beklemek;in \voller Größe tam boy;das \volle Ausmaß der Katastrophe afetin tam boyutları;in \voller Fahrt tam gaz giderek;die \volle Verantwortung tragen bütün sorumluluğu taşımak;in \vollem Ernst tam bir ciddiyetle;\volle Kanne (sl) Allah ne verdiyse;in \voller Schönheit (a. iron) bütün güzelliğiyle;der \volle Kaufpreis satış fiyatının tamamı;jdn nicht für \voll nehmen birini ciddiye almamakII adv\voll bezahlen tamamen ödemek;\voll und ganz baştan başa, tamamen;den Mund \voll nehmen bol keseden atmak;2) ( mit aller Wucht) bütün ağırlıyla3) (sl) ( total) komple -
7 ganz
ganz [gants]I adjmit \ganzer Kraft bütün gücüyle;die \ganze Zeit über bütün süre boyunca;die \ganze Wahrheit bütün gerçek;die \ganze Welt bütün dünya, dünya âlem;eine \ganze Zahl/Note tam sayı/nota;eine \ganze Drehung tam bir dönüş;eine \ganze Menge epeyce;eine \ganze Weile uzun bir süre;das dauert eine \ganze Weile bu oldukça uzun sürüyor;wo warst du denn die \ganze Zeit? bunca zaman neredeydin?;im G\ganzen und Ganzen war ich dreimal hier topu topu üç kere buradaydımetw wieder \ganz machen bir şeyi eski hâline sokmakdas Buch hat \ganze drei Euro gekostet kitap sadece üç euro tuttuII adv1) ( völlig) tam, tamamıyla;\ganz allein yapayalnız;das ist \ganz meine Meinung bu tam düşündüğüm gibi;das ist etwas \ganz anderes bu apayrı [o bambaşka] bir şeydir;\ganz und gar hiç de değil;\ganz im Gegenteil bilakis, tam aksine [o tersine];entweder \ganz oder gar nicht ya hep ya hiç;er ist \ganz sein Vater tıpkı babasına benziyor2) ( vollständig) tamamen;\ganz oder zum Teil tamamen veya kısmen;etw \ganz aufessen bir şeyi tamamen yiyip bitirmek;\ganz hinten/vorn en arkada/önde;\ganz wie Sie meinen/wünschen nasıl derseniz/arzu ederseniz;\ganz gleich, wie es ist nasıl olusa olsun;du hast \ganz Recht tamamen haklısın3) ( ziemlich) bayağı, oldukça;das gefällt mir \ganz gut bu bayağı [o oldukça] hoşuma gitti4) ( sehr) pek;\ganz klein pek küçük;ein \ganz klein wenig birazcık;\ganz viel pek çok -
8 genau
genau [gə'naʊ]I adj1) ( exakt) belgin, tam;auf den Millimeter \genau milimi milimine2) ( sorgfältig) titiz;er ist in allem sehr \genau her şeyde çok titizdir3) ( ausführlich) ayrıntılı, detaylı;ich weiß nichts G\genaueres darüber onun hakkında tam bir şey bilmiyorum\genau dasselbe tıpatıp aynı;\genau das Gegenteil tam tersi;ihn kenne ich \genau onun içini dışını bilirim;es ist \genau 10 Uhr saat tam 10;so \genau wollte ich es nicht wissen! bu kadar da ayrıntılı bilmek istemiyordum bunu!;es mit etw ( sehr) \genau nehmen bir şeyde (çok) titiz olmak;\genau genommen ist das nicht richtig/wichtig esasen bu doğru/önemli değildir -
9 genau
Genaueres ayrıntılı bilgi2. adv: genau um 10 Uhr saat tam 10’da;genau der … tam işte bu …;genau genommen adv doğrusu, aslına bakılırsa;es genau nehmen (mit etwas) konuya ciddi yaklaşmak;genau zuhören iyi/doğru dinlemek -
10 gerade
2. adv tam;nicht gerade hiç de … değil;das ist es ja gerade! işte mesele de bu ya!;gerade deshalb işte asıl o yüzden;gerade rechtzeitig tam zamanında;warum gerade ich? ama neden ben?;da wir gerade von … sprechen söz tam -den açılmışken -
11 total
total [to'ta:l]I adj1) ( vollständig) tam, bütün, kompledas ist ja \totaler Wahnsinn bu tam bir çılgınlıkII adv tamamen;ich bin \total alle ( fam) tamamen bittim -
12 direkt
1. adj dolaysız, doğru, direkt;direkte Informationen doğrudan bilgi/haber;direkte Steuern dolaysız/vasıtasız vergilerdirekt vor dir hemen senden önce, hemen senin önünde;etwas liegt direkt nach Süden bş tam güneye bakıyor;direkt gegenüber (von) -in tam karşısında -
13 ganz
1. adj bütün; eksiksiz; tam;die ganze Zeit hiç durmadan;den ganzen Tag bütün gün;in der ganzen Welt bütün dünyada;sein ganzes Geld bütün parasıganz allein tamamen tek başına;ganz und gar tamamıyla, büsbütün;ganz und gar nicht kesinlikle, asla;ganz wie du willst nasıl istersen;nicht ganz tam öyle değil -
14 Spaßbremse
Spaßbremse f: voll die Spaßbremse sein tam bir oyunbozan olmak;du bist heute wieder voll die Spaßbremse bugün yine tam bir oyunbozansın -
15 Vollgas
Vollgas geben tam gaz vermek -
16 bar
1) fin nakdî, nakit;etw in \bar bezahlen bir şeyi nakden [o para olarak] ödemek, bir şeyi peşin (para ile) ödemek;\bar auf die Hand nakden ve peşin olarak;etw für \bare Münze halten bir şeye inanmak2) ( bloß) yalın, çıplak3) ( völlig) tam, sırf;das ist \barer Unsinn bu tam saçmalık4) ( ohne) -sız/-siz/-suz/-süz, yoksun -
17 blass
1) donuk, soluk, solgun;\blass werden ( vor Schreck) beti benzi solmak [o uçmak], beti benzi kireç kesilmek, sararmak2) ( schwach) hayal meyal, belli belirsiz;eine \blasse Erinnerung an etw haben bir şeyi hayal meyal hatırlamak;keinen \blassen Schimmer von etw haben ( fam) bir şeyden hiç mi hiç anlamamak\blasse Furcht befiel ihn onu tam bir korku aldı -
18 buchstäblich
buchstäblich ['bu:xʃtɛ:plıç]I adj harfiyen olan, harfi harfine olanich war \buchstäblich in Schweiß gebadet kelimenin tam anlamıyla kan ter içinde kalmıştım -
19 exakt
1) ( präzise) belgin, sağın;\exakte Wissenschaften sağın bilimler2) ( Uhrzeit) tam;er kam \exakt um 12 Uhr an saat tam 12'de geldi3) ( sorgfältig) titiz -
20 Fahrt
auf der \Fahrt yolda;eine \Fahrt antreten yola çıkmak;eine \Fahrt Fahrt ins Blaue machen ( fam) hedefi belli olmayan bir gezi yapmak;gute \Fahrt! iyi yolculuklar!;freie \Fahrt haben yolu açık olmakin voller \Fahrt tam seyir halinde3) ( Geschwindigkeit) hız;in voller \Fahrt tam hız;
См. также в других словарях:
tam — I {{/stl 13}}{{stl 8}}przysł. {{/stl 8}}{{stl 20}} {{/stl 20}}{{stl 12}}1. {{/stl 12}}{{stl 7}} wskazuje na miejsce dziania się lub położenia czegoś, określone dla rozmówców na tle danej sytuacji lub wcześniejszego tekstu albo wskazane gestem,… … Langenscheidt Polski wyjaśnień
TAM — may refer to:Acronyms* Reuben Tam (1916 1991), American/Hawaiian artist * the IATA airport code for General Francisco Javier Mina International Airport in the Mexican city of Tampico * the National Rail code for the Tamworth railway station in… … Wikipedia
Tam — ist der Name folgender Personen: Alan Tam (* 1950), chinesischer Schauspieler und Sänger Andreas Tam, deutscher Handballtrainer und ehemaliger Handballspieler Tam Kai Chuen (* 1976), Badmintonspieler aus Hongkong Rabbenu Tam (um 1100–1171),… … Deutsch Wikipedia
TAM — ist der Name folgender Personen: Alan Tam (* 1950), chinesischer Schauspieler und Sänger Rabbenu Tam (um 1100–1171), jüdischer Gelehrter Patrick Tam (* 1948), ein chinesischer Filmdirektor Roman Tam (* 1950–2002), ein chinesischer Sänger Patrick… … Deutsch Wikipedia
TAM 5 — TAM … Deutsch Wikipedia
Tam 5 — TAM … Deutsch Wikipedia
TAM — TAM аббревиатура, иногда используется как акроним. TAM (танк) (исп. Tanque Argentino Mediano) аргентинский танк. TAM (электросвязь) (англ. Telecom Operations Map) карта приложений для предприятия телекоммуникационной… … Википедия
tam|my — tam|my1 «TAM ee», noun, plural mies. 1. Especially British. a tam o shanter; tam. 2. British Informal. a Scotsman. tam|my2 «TAM ee», noun. a fine worsted cloth, often with a glazed finish, used in the 1600 s and 1700 s. ╂[perhaps alteration of… … Useful english dictionary
Tam Đảo — (Drei Inseln) ist ein Kurort in Vietnam. Tam Đảo liegt in der Provinz Vinh Phuc, etwa 90 km nordwestlich von Hà Nội auf einem Plateau 950 m über dem Meeresspiegel, inmitten der Tam Đảo Berge. Es wird oft auch als „Đà Lạt des Nordens“ bezeichnet… … Deutsch Wikipedia
Tam — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. {{{image}}} Sigles d une seule lettre Sigles de deux lettres > Sigles de trois lettres … Wikipédia en Français
Tam Đao — Tam Đảo Tam Đảo Tam Đảo est une station de villégiature du nord du Viêt Nam, située à moins de 100 km de la capitale Hanoï au cœur des Alpes tonkinoises. Les Français l avaient surnommée la « Cascade d Argent ». La station, qui avait… … Wikipédia en Français