-
1 veräußern
devretmeksatmak -
2 übertragen
übertragen*I vtlive \übertragen canlı [o naklen] yayın yapmak;die Kraft des Motors auf die Räder \übertragen motor gücünü tekerleklere nakletmekin \übertragener Bedeutung mecazî anlamda4) ( Besitz, Rechte) temlik etmek, devretmek; ( Verantwortung) devretmek, vermek; ( Vollmacht, Aufgabe) vermek; ( Befugnis, Kompetenz) devretmekII vrsich \übertragen geçmek ( auf -e) -
3 veräußern
veräußern*vt -
4 abgeben
abgeben <unreg, -ge-, h>1. v/t Prüfungsarbeit usw vermek, teslim etmek; Wärme, Dampf yaymak, çıkarmak; Schlüssel usw ( bei -e) bırakmak; Gepäck emanete vermek; Vorsitz (an -e) devretmek; Erklärung, Stimme vermek;einen Schuss abgeben bir el ateş etmek;jemandem etwas abgeben von b-ne -den pay vermek2. v/r: sich abgeben mit etwas bş-le uğraşmak;sich mit jemandem abgeben b-le meşgul olmak; fam (darstellen, sein) er würde einen guten Lehrer abgeben aslında iyi öğretmen usw olurmuş -
5 abtreten
abtreten <unreg, -ge->1. v/t <h> (D, an A -e) devretmek; JUR devir ve temlik etmek; JUR terk ve ferağ etmek;jemandem etwas abtreten b-ne bş-i bırakmak, vermek; Teppich eksiktmek (basarak); fam ( sich D) die Füße abtreten ayakkabılarını (paspasa) silmek2. v/i <sn> çekilmek, uzaklaşmak; THEA (sahneden) çıkmak -
6 auflassen
-
7 lassen
lassen <h>1. v/t <lässt, ließ, gelassen> bırakmak;jemandem etwas lassen (überlassen) b-ne bş-i bırakmak, devretmek;jemanden allein lassen b-ni yalnız bırakmak;jemanden (etwas) zu Hause lassen b-ni (bş-i) evde bırakmak;fam das muss man ihr lassen! fig onun bu konuda hakkını yememeli!;lass alles so, wie (wo) es ist her şeyi olduğu gibi (yerde) bırak;er kann das Rauchen nicht lassen o sigarayı bırakamıyor;lass das! (unterlassen) bırak!; dokunma!;jemanden in Ruhe lassen b-ni rahat bırakmak;lass mich in Ruhe! beni rahat/yalnız bırak!2. v/aux <lässt, ließ, lassen> (veranlassen) -in -i yapmasını sağlamak; (zulassen) -in -i yapmasına izin vermek;jemanden etwas tun lassen b-ne bş-i yaptırmak;den Arzt kommen lassen doktor(u) çağırmak/getirtmek;es lässt sich machen yapılabilir;jemanden grüßen lassen b-ne selam söylemek;kommen lassen getirtmek; göndermek -
8 übereignen
-
9 überschreiben
überschreiben v/t <unreg, o -ge-, h> Besitz temlik etmek, devretmek -
10 übertragen
übertragen <unreg, o -ge-, h>1. v/t (senden) yayınlamak; TECH, Bedeutung, Anwendung ( auf A -e) aktarmak; Krankheit bulaştırmak; Blut, Organ nakletmek; JUR, ÖKON ( auf A -e) devretmek, temlik etmek;im übertragenen Sinne mecazî olarak -
11 umschreiben
umschreiben1 v/t <unreg, -ge-, h> başka yazıya çevirmek;( auf -e) devretmekumschreiben2 v/t <unreg, o -ge-, h> dolaylamak, başka sözlerle anlatmak -
12 abtreten
-
13 ausliefern
aus|liefernvt1) ( übergeben) devretmek2) (Waren \ausliefern) teslim etmekjdm ausgeliefert sein bir kimsenin insafına maruz kalmak -
14 übergeben
übergeben*der Dieb wurde der Polizei \übergeben hırsız polise teslim edildiII vrsich \übergeben kusmak, çıkarmak -
15 überschreiben
-
16 Vorsitz
Vorsitz <-es, -e> mbaşkanlık;unter dem \Vorsitz von jdm birinin başkanlığı altında;den \Vorsitz führen başkanlık etmek;den \Vorsitz übernehmen/abgeben başkanlığı devralmak/devretmek -
17 zuschreiben
zu|schreibenirr vt ( verrechnen) mahsup etmek; ( zum Konto hinzufügen) hesaba geçirmek; ( Eigentum) devretmek, temlik etmek;jdm etw \zuschreiben birine bir şeyi atfetmek [o isnat etmek], birine bir şeyi mal etmek;das hast du dir selbst zuzuschreiben ( fig) bu, senin kabahatin -
18 umschreiben
açımlamakbaşka sözcüklerle açıklamakdevretmektemlik etmekyeniden yazmak
См. также в других словарях:
devretmek — nsz, der, Ar. devr + T. etmek 1) Dönmek, dolaşmak 2) huk. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek Bana gelip hisseni satın almak istiyorum, bana devret deseydin belki razı olurdum. O. Kemal 3) i Aktarmak Büyük Millet… … Çağatay Osmanlı Sözlük
devretmek — Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek … Hukuk Sözlüğü
kasayı devretmek — işletmelerde nöbetleşe çalışan kasadarlar kasa mevcudunu birbirine aktarmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
KEVR — Devretmek, dönmek. * Sarık sarmak. Tülbend sarmak. * Bir yerde toplanmış olan develer. * Çokluk, bolluk, ziyadelik. * Mukül dedikleri darı cinsi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
alacaklandırmak — i, ekon. Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
devir — 1. is., vri, Ar. devr Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, periyot Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı. B. Felek Birleşik Sözler devrihindi devrisaadet Cilalı Taş Devri kuluçka devri Maden Devri … Çağatay Osmanlı Sözlük
devretme — is. Devretmek işi … Çağatay Osmanlı Sözlük
göçermek — i, e 1) Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek Arkadaşım işini bana göçerdi. 2) Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
kasa — is., İt. cassa 1) Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. S. F. Abasıyanık 2) Ticarethanelerde para alınıp verilen yer 3) Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kırdırtmak — i, e 1) Kırdırma işini yaptırmak 2) Düşük fiyat verdirtmek İşi kırdırtarak verelim. 3) tic. Ticari bir senedi, süresi gelmeden düşük fiyatla birine devretmek veya satmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
havale etmek — 1) bir şeyin alınmasını, yapılmasını bir kimseye bırakmak, ısmarlamak, devretmek Mahkemeye havale edeceğim, orada bülbül gibi söylersin. Ö. Seyfettin 2) yollamak, göndermek … Çağatay Osmanlı Sözlük