-
1 беспокоить
rahatsız etmek,tedirgin etmek,sıkıntı vermek; kaygılandırmak* * *1) rahatsız etmek; tedirgin etmek; sıkıntı vermekшум не беспоко́ит? — gürültüden tedirgin olmuyor musun?
его́ беспоко́или комары́ — sivrisinekten rahatsız oldu
е́сли он Вас буде́т беспоко́ить... — Sizi rahatsız ederse...
2) endişelendirmek, telaşlandırmak ( вызывать тревогу); kaygılandırmak ( вызывать озабоченность); kuşkuya düşürmek ( вызывать сомнения)пробле́мы, беспоко́ящие обще́ственность — kamuoyunu kaygılandıran sorunlar
3) ( волновать) meraklandırmakменя́ беспоко́ит не э́то — merak ettiğim bu değil
ва́ши жа́лобы его́ совсе́м не беспоко́ят — şikayetleriniz onun derdi değil
-
2 резать
несов.; сов. - разре́зать, заре́затьре́зать мя́со на кусо́чки — eti doğramak
ре́зать мета́лл — metal kesmek
2) тк. несов. ( об острых предметах) kesmekнож совсе́м не ре́жет — bıçak suyu kesiyor
ре́зать скот — hayvan kesmek
4) тк. несов. oymakре́зать по де́реву — tahta üzerine oymak
ре́зать на ме́ди — bakır üzerine oymak
ре́зать ло́жки — odun oyarak kaşık yapmak
5) тк. несов., перен. ( неприятно действовать) tırmalamak; tedirgin etmekу́хо ре́жет — insanın kulağı tırmalanıyor
э́то, ви́дите ли, ре́жет им глаза́ — bundan gözleri tedirgin oluyormuş
6) разг. ( говорить прямо) sözünü esirgememek••ре́зать мяч (в теннисе и т. п.) — top kesmek
-
3 тревожить
endişelendirmek; kuşkulandırmak; telaşlandırmak,kaygılandırmak; tedirgin etmek* * *несов.; сов. - встрево́жить, потрево́жить1) сов. - встрево́жить endişelendirmek, telaşlandırmak; kuşkulandırmak; kaygılandırmakпробле́мы, трево́жившие большинство́ населе́ния — nüfusun çoğunluğunu kaygılandıran sorunlar
бу́дущее его́ не трево́жило — geleceğinden endişe etmiyordu
2) сов. - потрево́жить rahatsız etmek; tedirgin etmekего́ це́лый день трево́жили посети́тели — onu bütün gün ziyaretçiler rahatsız etti
-
4 беспокойный
rahatsız,sıkıntılı; huzursuz* * *1) rahatsız; rahatsız edici; sıkıntılıбеспоко́йная доро́га — sıkıntılı yol
беспоко́йная рабо́та — gaileli iş
2) rahatsız, huzursuzбеспоко́йный сон — rahatsız uyku
беспоко́йный взгляд — huzursuz bakış
(его́) беспоко́йная жизнь — yaşadığı tedirgin hayat
пережи́ть не́сколько беспоко́йных часо́в — birkaç huzursuz saat geçirmek
-
5 беспокойство
endişe; tedirginlik* * *с1) endişeиспы́тывать беспоко́йство — endişe duymak
вы́звать беспоко́йство обще́ственности — kamuoyunu kuşkuya düşürmek
э́то не вы́звало у него́ осо́бого беспоко́йства — bu onu pek endişelendirmedi
2) tedirginlikстать исто́чником беспоко́йства для кого-л. — (biri için) huzursuzluk / tedirginlik kaynağı olmak
причиня́ть беспоко́йство пра́вящим круга́м — egemen çevreleri tedirgin etmek / huzursuzlandırmak
••извини́те за беспоко́йство! — rahatsız ettim, affedersiniz!
-
6 доставлять
ulaştırmak,teslim etmek,dağıtmak* * *несов.; сов. - доста́вить1) ulaştırmak; teslim etmek; dağıtmakдоставля́ть пи́сьма и газе́ты — mektup ve gazete dağıtmak
он доста́вил вам письмо́? — mektubu size teslim etti mi?
доставля́ть гру́зы морски́м путём — yükleri deniz yoluyla ulaştırmak
тебя́ доста́вят туда́ на маши́не — seni oraya arabayla götürecekler
2) vermekдоставля́ть ра́дость и весе́лье — sevinç ve neşe vermek
доставля́ть огорче́ние — üzüntü vermek
доставля́ть беспоко́йство кому-л. — birini tedirgin etmek
фильм доста́вил нам большо́е удово́льствие — film bize büyük bir zevk verdi
-
7 томить
eziyet vermek* * *его́ томи́ла жа́жда — susuzluktan (eziyet) çekiyordu
её томи́т ску́ка — can sıkıntısından tedirgin oluyor
См. также в других словарях:
tedirgin — sf. Rahatı, huzuru kaçmış, bizar Herkes tedirgin, kuruntulu ve heyecanlı idi. T. Buğra Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tedirgin etmek tedirgin olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
tedirgin etmek — rahatını, huzurunu kaçırmak Bu soru ... adamın kafasını tedirgin etmiş ama hep cevapsız kalmıştır. T. Buğra … Çağatay Osmanlı Sözlük
tedirgin olmak — huzuru kaçmak Goethe çağımızda yaşasa idi ne kadar tedirgin olurdu, diye çok düşünmüşümdür. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
TEDİRGİN — Huzursuz, rahatsız … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
bizar etmek — tedirgin etmek, usandırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
direk direk bağırmak — tedirgin edecek biçimde bağırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
hafta sekiz, gün dokuz — tedirgin edercesine sık sık anlamında kullanılan bir söz O, hafta sekiz, gün dokuz bizdedir! … Çağatay Osmanlı Sözlük
rahatsızlık duymak — tedirgin olmak, huzurunun ve rahatının kaçtığını hissetmek Anasını ayakta, kara, korkunç bir yüzle görünce tuhaf bir rahatsızlık duydu. H. E. Adıvar … Çağatay Osmanlı Sözlük
baş ağrıtmak — tedirgin etmek, bıkkınlık vermek, can sıkmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
çam sakızı gibi — tedirgin edecek kadar bir insanın peşinden ayrılmayan … Çağatay Osmanlı Sözlük
huzurunu kaçırmak — tedirgin, rahatsız etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük