-
21 Pille
Pille f <Pille; Pillen> MED hap;fig eine bittere Pille acı ilaç;fam die Pille nehmen doğum kontrol hapı kullanmak;fam die Pille danach cinsel birleşmeden sonra kullanılacak doğum kontrol hapı -
22 schmerzlindernd
schmerzlindernd adj: schmerzlinderndes Mittel ağrı hafifletici ilaç -
23 Schmerzmittel
Schmerzmittel n ağrı kesici ilaç; zahmetsiz -
24 verabreichen
-
25 verordnen
-
26 verschreiben
verschreiben <unreg, h>2. v/r: sich verschreiben yanlış yazmak;sich einer Sache verschreiben kendini bir şeye adamak -
27 Wundermittel
Wundermittel n mucizevî ilaç -
28 Anordnung
auf \Anordnung des Gerichts mahkeme kararı üzerine;auf \Anordnung meines Arztes doktorumun verdiği ilaç düzenine göre, doktorumun tertibine göre;polizeiliche \Anordnung polis talimatı -
29 Antidepressivum
Antidepressivum <-s, -depressiva> [antideprɛ'si:vʊm] ntmed depresyon önleyici ilaç -
30 Arznei
-
31 Arzneiflasche
ilaç şişesi -
32 Arzneiformel
ilaç formülü -
33 Arzneimittel
Arzneimittel ntilaç, ecza, müstahzar -
34 Arzneimittelabhängigkeit
med ilaç bağımlılığıWörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > Arzneimittelabhängigkeit
-
35 Balsam
Balsam <-s> ['balza:m] m -
36 Brechmittel
Brechmittel ntkusturucu, bulandırıcı ilaç -
37 Fleckenentferner
leke çıkarıcı ilaç, leke giderici madde -
38 für
1) ( zugunsten von) için;\für dich/mich senin/benim için;kann ich noch etw \für Sie tun? sizin için bir şeyler daha yapabilir miyim?;ich bin \für deine Idee düşüncenden yanayım;ich bin \für den Frieden barıştan yanayımsich \für etw entscheiden bir şey için karar vermek;\für sich ( allein) tek başına;das F\für und Wider lehte ve aleyhte2) ( im Verhältnis zu)er ist sehr groß \für sein Alter yaşına göre boyu çok uzun;das ist eine Sache \für sich bu kendi çapında bir iş, bu başlı başına bir iş3) ( zeitlich) için;\für einige Wochen birkaç haftalığına [o hafta için];ich gehe \für zwei Jahre ins Ausland iki yıllığına [o yıl için] yurt dışına gidiyorum;\für immer ilelebet;\fürs Erste ilk başta4) Jahr \für Jahr yıldan yıla;Tag \für Tag her Allahın günü;Schritt \für Schritt adım adım;Wort \für Wort kelimesi kelimesine5) ( wegen) için;ich \für meine Person benim için, bana göre, kendi payıma6) ( zum Zweck) için;ein Mittel \für Kopfschmerzen ( fam) baş ağrısı için ilaç;\für nichts und wieder nichts boşu boşuna7) ( anstelle von) yerine;ich bin \für ihn eingesprungen onun yerine geçtim;was verlangen Sie \für den Anzug? elbiseye ne istiyorsunuz?8) ( mit Fragepronomen)was \für eine Frage ist das? bu ne biçim soru?;was \für ein Pilz ist das? bu ne mantarı?;was \für eine komische Idee! ne komik bir düşünce!;aus was \für Gründen auch immer her ne sebepten olursa olsun -
39 Heilmittel
Heilmittel ntçare; ( Medizin) ilaç -
40 Medikament
Medikament <-(e) s, -e> [medika'mɛnt] ntilaç
См. также в других словарях:
ilac — ilác, ă, iláci, ce, adj. (reg.; despre vite) cu coarne scurte; (despre coarne) scurte şi crescute în lături. Trimis de blaurb, 31.05.2006. Sursa: DAR … Dicționar Român
ilaç — is., cı, Ar. ˁilāc 1) Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva 2) mec. Çare, önlem Birleşik Sözler aç biilaç kortizonlu ilaç kocakarı ilacı sinir ilacı uyku ilacı uyuz ilacı … Çağatay Osmanlı Sözlük
ILAC — ИЛАК (англ. ILAC – International Laboratory Accreditation Cooperation) – Международная организация по аккредитации лабораторий История ИЛАК создан в 1977 году для развития международного сотрудничества в целях содействия развитию торговли… … Википедия
ilâc — (A.) [ جﻼﻋ ] 1. ilaç. 2. tedavi. 3. çare … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
ilac — klas. bax əlac. Çak görüb köksümü, qılma ilacım, təbib; Zaye olar mərhəmin, məndə bitər yarə yox. F.. Kimsənədən olmadı dərdinə, Seyyid, ilac; Eyləmə hər nakəsə halını əfsanə ərz. S. Ə. Ş.. Vazeh bu ki xəstədir məzacın; Ya rəb, kim edər sənin… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
Ilac Shopping Centre — (foremerly ILAC Centre , ILAC standing for Irish Life Assurance Corporation, the firm that built it) is one of the two shopping malls on Henry Street, Dublin, Republic of Ireland, the other being Jervis Shopping Centre. It has entrances opening… … Wikipedia
ilaç gibi gelmek — 1) iyileşmeyi veya çözümü kolaylaştırmak 2) rahatlatmak, huzura kavuşturmak Böylesi zor bir iş için çalışmak bana ilaç gibi geliyordu. C. Uçuk … Çağatay Osmanlı Sözlük
ilaç yapmak (veya hazırlamak) — gerekli maddeleri kullanarak reçetede belirtilen dozda ilacı ortaya koymak Hani eskiden cahillere davultozuyla minaregölgesinden ilaç yapıp paralarını alıverenler varmış. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
ilaç yazmak — reçete yazmak Doktor geldi, ilaç yazdı... Y. Z. Ortaç … Çağatay Osmanlı Sözlük
İLAC NÂ-PEZİR — f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İLAC-PEZİR — f. Çaresi bulunabilen. * Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük