-
1 Vision
görüş -
2 Aussicht
görüşf.manzaramanzaraf.umutf.şans -
3 Sicht
Sicht [zıçt] f1) görme; (\Sichtverhältnisse) görü, görünüş; ( Ausblick) manzara, görünüm;in \Sicht kommen görünmek, gözükmek;in \Sicht sein görünür(ler) de olmak;gute/schlechte \Sicht iyi/kötü görüş uzaklığı [o mesafesi];jdm die \Sicht versperren birinin görmesine engel olmak;eine einseitige \Sicht der Dinge gerçekleri tek yanlı görme;auf kurze/lange \Sicht kısa/uzun vadeli2) (\Sichtweise) görüş açısı, bakış açısı;aus dieser \Sicht bu açıdan;aus heutiger \Sicht bugünkü görüş açısından, bugün baktığımızda -
4 Sichtweite
görüş uzaklığı, görüş mesafesi, göz erimi, göz çalımı;außer/in \Sichtweite sein görüş uzaklığı dışında/içinde olmak -
5 Sicht
in (außer) Sicht görünürde (değil/yok);in Sicht kommen görünmek, görülmek; ortaya çıkmak;auf lange Sicht uzun vadeli;aus seiner Sicht onun açısından, ona göre;(fällig) bei Sicht görüldüğünde ödenecektirSichtverhältnisse pl Sicht görüş şartları -
6 Sichtweite
Sichtweite f görüş uzaklığı;in (außer) Sichtweite görüş uzaklığı içinde (dışında) -
7 Aspekt
-
8 Blickpunkt
bakış [o görüş] açısı; ( Gesichtspunkt) noktainazar, görüş (açısı);im \Blickpunkt stehen herkesin ilgisini toplamak, dikkati üzerinde toplamak;vom juristischen/politischen \Blickpunkt aus gesehen hukuki/politik açıdan bakıldığında -
9 Meinung
fikir, düşünce, görüş;meiner \Meinung nach fikrimce, bence, bana göre, benim düşünceme göre;seine \Meinung ändern fikrini değiştirmek;einer \Meinung sein aynı düşüncede olmak, hemfikir olmak, oydaş olmak;ich bin anderer \Meinung ben ayrı düşüncedeyim;die öffentliche \Meinung kamuoyu;ganz meine \Meinung! al benden de o kadar!, ben de aynı düşüncedeyim!;darüber kann man geteilter \Meinung sein bunun üzerine görüş ayrılığı olabilir; -
10 Standpunkt
1) pozisyonjdm seinen \Standpunkt klarmachen birine görüşünü açıklamak;einen eigenen \Standpunkt vertreten kendi görüşü olmak;auf dem \Standpunkt, dass...... olduğu görüşünde olmak -
11 Stellungnahme
Stellungnahme <-n> fgörüş, mütalâa;eine \Stellungnahme zu etw abgeben bir konuda görüş ileri sürmek, bir konuda mütalâada bulunmak -
12 Weitblick
kein pl uzak görüş(lülük), ileri görüş, basiret; ( Scharfsinn) sağgörü -
13 Standpunkt
m.bakımm.görüş açısım.görüş noktası -
14 Standpunkte
pl.bakımpl.görüş açısıpl.görüş noktası -
15 Blickfeld
n 1. mənzərə, görünüş; 2. məc. görüş dairəsi; bilik səviyyəsi; sein \Blickfeld ist eingeengt onun görüş dairəsi məhduddur -
16 Anschauung
Anschauung f <Anschauung; Anschauungen> görüş, anlayış -
17 Ansicht
Ansicht f <Ansicht; Ansichten> (Anblick) manzara, a TECH görünüş; (Meinung) ( über A hakkında) görüş;meiner Ansicht nach bence;der Ansicht sein, dass -diği kanısında olmak;zur Ansicht ÖKON örnek olarak -
18 Ansichtssache
Ansichtssache f: das ist Ansichtssache bu görüş meselesi -
19 Auffassung
nach meiner Auffassung bence, bana göre;die Auffassung vertreten, dass -diği görüşünde olmak -
20 Blickfeld
Blickfeld n görüş alanı
См. также в других словарях:
görüş — is. 1. Görmə işi, görmə qabiliyyəti, görmə. Yaxşı şəkil çəkmək uşaqların görüş və müşahidə bacarığını artırır. Az. məkt. 2. İki və ya bir neçə nəfərin əvvəlcədən müəyyənləşdirilmiş vaxtda və yerdə təyin etdikləri görüşmə. Görüş təyin etmək. –… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
görüş — is. 1) Gözle bir şeyi algılama yetisi 2) Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret 3) mec. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir 4) mec. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept Birleşik Sözler görüş açısı görüş ayrılığı görüş… … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği — is. Aynı görüş ve düşüncede olma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller görüş birliği bulunmak görüş birliği içinde olmak görüş birliği sağlamak görüş birliğine varmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş açısı — is. 1) Bir şeyi görebilme alanı Ondan evvel görüş açısı içine yandan giren bu uzun gölge bulanık bir karaltıdan ibaretti. P. Safa 2) Bakış açısı Demek gerçekler, görüş açısına, çevrenin etki ve baskısına göre bambaşka biçimlere ve renklere… … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği içinde olmak — aynı görüş ve düşünceye sahip bulunmak Rahat rahat konuştukça her bakımdan tam görüş birliği içinde olduğumuz açığa çıktı. R. Erduran … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliğine varmak — farklı görüş ve düşüncelerden sonra aynı görüş ve düşünceye ulaşmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş ayrılığı — is. Bir görüş veya düşüncede farklı değerlendirmede bulunma, farklı düşünme … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş sahibi — is. Görüş veya düşünce ileriye süren kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği bulunmak — aynı görüş ve düşüncede birleşilmiş olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği sağlamak — aynı görüş ve düşüncede birleşmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
gorus — gorùs, ì adj. (4) DŽ kartus, aitrus, gaižus: Tie pamidorai man teip gorì, kad aš anų valgyti negaliu Vkš. gorù n.: Nuo medaus net gorù pasidarė Grž. Visą dieną gorù, gal valgis negeras buvo Pmp. Man nū tik goru ir goru burnon ir verčia mane … Dictionary of the Lithuanian Language