-
21 eingleisig
-
22 Gegenstimme
Gegenstimme f karşı görüş belirtilmesi; karşı oy -
23 Gesichtsfeld
Gesichtsfeld n görüş alanı -
24 Gesichtspunkt
Gesichtspunkt m görüş açısı, von diesem Gesichtspunkt aus (gesehen) bu bakımdan; bu açıdan (bakılınca) -
25 Hinsicht
Hinsicht f görüş açısı;in dieser (in jeder) Hinsicht bu (her) bakımdan;in gewisser Hinsicht bir bakıma;in mancher (vieler) Hinsicht bazı (birçok) bakım(lar)dan;in politischer Hinsicht politik/siyasî açıdan -
26 Meinung
Meinung f <Meinung; Meinungen> düşünce, fikir; kanı, kanaat;Meinung über etwas (A) bş hakkında(ki) görüş;eine schlechte Meinung haben von (D -in) kötü olduğunu düşünmek;meiner Meinung nach bence;der Meinung sein, dass (-in) -diği fikrinde olmak;seine Meinung ändern fikrini değiştirmek;ich bin Ihrer (anderer) Meinung ben sizinle aynı (sizden farklı) düşünüyorum -
27 Meinungsaustausch
Meinungsaustausch m düşünce ( oder görüş) alışverişi;Meinungsaustausch über etwas (A) bş hakkında düşünce alışverişi -
28 Meinungsumschwung
Meinungsumschwung m görüş değişikliği -
29 Meinungsverschiedenheit
Meinungsverschiedenheit f düşünce ( oder görüş) ayrılığı -
30 Rücksprache
Rücksprache f <Rücksprache; Rücksprachen> görüş alma, danışma;mit jemandem Rücksprache nehmen (oder halten) b-le görüşmek -
31 Sichtfeld
Sichtfeld n <Sichtfelds; o pl> görüş alanı -
32 Sichtverhältnisse
Sichtverhältnisse pl Sicht görüş şartları -
33 Standpunkt
Standpunkt m fig görüş, tavır, bakış açısı;den Standpunkt vertreten, auf dem Standpunkt stehen (, dass) -diği görüşünü savunmak, -diği görüşünde olmak -
34 Stellungnahme
Stellungnahme f <Stellungnahme; Stellungnahmen> tavır, tutum, görüş -
35 Übereinstimmung
Übereinstimmung f <Übereinstimmung; Übereinstimmungen> görüş birliği, bağdaşma;in Übereinstimmung mit b-le aynı görüşte, bş-e uygun olarak -
36 vorgefasst
vorgefasst adj önceden oluşmuş (yargı, görüş) -
37 anders
başka ( als -den), ayrı ( als -den); ( unterschiedlich) değişik ( als -den); ( im Gegensatz) farklı ( als -den);\anders ausgedrückt başka bir deyişle;\anders denkend farklı düşünen [o görüşe sahip olan];\anders Denkender farklı görüş sahibi;jemand \anders bir başkası, başka birisi;sie sieht \anders aus als ihre Schwester görünüşü kız kardeşinden farklıdır;ich habe es nicht \anders erwartet bunu [o onu] başka türlü beklemiyordum;es geht nicht \anders başka türlü olmaz;so und nicht \anders böyle olur da başka türlü olmaz;es war nicht \anders möglich başka türlü olamazdı [o olmadı];ich habe es mir \anders überlegt ben fikrimi değiştirdim;wie sollte es auch \anders sein? başka nasıl olabilirdi ki?;\anders als sein Bruder, ... erkek kardeşinden değişik olarak -
38 Andersdenkende
farklı görüş sahibi -
39 Anschauung
etw aus eigener \Anschauung wissen bir şeyi görmüş geçirmiş olduğu için bilmek2) ( Ansicht) görüş, bakış;nach meiner \Anschauung benim görüşüme göre -
40 Ansicht
meiner \Ansicht nach benim görüşümce [o fikrimce];der gleichen \Ansicht sein aynı görüşte olmak, hemfikir olmak;der \Ansicht sein, dass...... olduğunun görüşünde olmak;ich bin ganz Ihrer \Ansicht sizinle aynı görüşteyim2) ( Abbildung) resim3) ( Blick) görünüm, görünüş, manzara;zur \Ansicht gözden geçirmek için, örnek olarak
См. также в других словарях:
görüş — is. 1. Görmə işi, görmə qabiliyyəti, görmə. Yaxşı şəkil çəkmək uşaqların görüş və müşahidə bacarığını artırır. Az. məkt. 2. İki və ya bir neçə nəfərin əvvəlcədən müəyyənləşdirilmiş vaxtda və yerdə təyin etdikləri görüşmə. Görüş təyin etmək. –… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
görüş — is. 1) Gözle bir şeyi algılama yetisi 2) Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret 3) mec. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir 4) mec. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept Birleşik Sözler görüş açısı görüş ayrılığı görüş… … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği — is. Aynı görüş ve düşüncede olma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller görüş birliği bulunmak görüş birliği içinde olmak görüş birliği sağlamak görüş birliğine varmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş açısı — is. 1) Bir şeyi görebilme alanı Ondan evvel görüş açısı içine yandan giren bu uzun gölge bulanık bir karaltıdan ibaretti. P. Safa 2) Bakış açısı Demek gerçekler, görüş açısına, çevrenin etki ve baskısına göre bambaşka biçimlere ve renklere… … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği içinde olmak — aynı görüş ve düşünceye sahip bulunmak Rahat rahat konuştukça her bakımdan tam görüş birliği içinde olduğumuz açığa çıktı. R. Erduran … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliğine varmak — farklı görüş ve düşüncelerden sonra aynı görüş ve düşünceye ulaşmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş ayrılığı — is. Bir görüş veya düşüncede farklı değerlendirmede bulunma, farklı düşünme … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş sahibi — is. Görüş veya düşünce ileriye süren kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği bulunmak — aynı görüş ve düşüncede birleşilmiş olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüş birliği sağlamak — aynı görüş ve düşüncede birleşmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
gorus — gorùs, ì adj. (4) DŽ kartus, aitrus, gaižus: Tie pamidorai man teip gorì, kad aš anų valgyti negaliu Vkš. gorù n.: Nuo medaus net gorù pasidarė Grž. Visą dieną gorù, gal valgis negeras buvo Pmp. Man nū tik goru ir goru burnon ir verčia mane … Dictionary of the Lithuanian Language