-
1 Dings
-
2 irgendeine
irgendeine(r) ['--'--] pron1) ( einer) bir... falan, herhangi bir;haben Sie noch \irgendeinen Wunsch? başka herhangi bir isteğiniz var mı?, başka bir isteğiniz falan var mı?2) ( ein beliebiges) herhangi bir, rastgele bir, falan(ca);ich gehe nicht mit \irgendeinem aus ben falancayla [o herhangi biriyle] sokağa çıkmam;aus \irgendeine Grund her nedense -
3 soundso
soundso ['zo:ʔʊntso:]auf Seite \soundso falanca sayfada;am S\soundsovielten falan tarihte\soundso breit/groß genişliği/büyüklüğü şu kadar;\soundso oft bilmem ne kadar, bilmem kaç kere -
4 soundso
soundso adv fam filan, falan;soundso oft bilmemkaç kere;soundso viel bilmemne kadar;soundso viele bilmemkaç;Herr Soundso filan bey -
5 und
und konj ve; ile; … de;und ob! hem de nasıl!;fam na und? n’olmuş yani?;und wenn (auch)! olsun!, isterse! -
6 irgendwann
irgendwann ['--'-] adv\irgendwann einmal günün birinde;\irgendwann nächste Woche gelecek hafta falan -
7 so
so [zo:]I adv1) ( auf diese Weise) böyle;\so macht man das bu böyle yapılır;stell dich nicht \so an! numara yapma!;\so gesehen, hast du Recht böyle bakarsan, hakkın var;gut \so! iyi böyle!;ach, \so ist das! vay, demek ki öyle!;\so oder \so ( unterschiedlich) ya öyle ya böyle; ( auf jeden Fall) öyle veya böyle;und \so weiter ve devamısie tut mir \so leid ona öyle [o o kadar] üzüldüm;\so sehr o kadar çok;\so viel steht fest bu kadarı kesin;\so früh wie möglich mümkün olabildiği kadar erken;lass es \so, wie es ist onu olduğu gibi bırakbei \so einem Wetter böyle bir havada;\so ein Zufall! bu ne tesadüf!;\so (et) was Blödes! ne aksilik!;\so (et) was böyle (bir) şey;na \so was! bak şu işe!;... und \so ve bunun gibi...er heißt Traugott oder \so adı Traugott veya öyle bir şey;ich komme \so gegen acht sekize doğru falan gelirim;er sagt das nur \so bunu öylesine söyliyorII konj1) \so dass... öyle ki,...2) er spielte \so gut, dass... öyle [o o kadar] iyi oynadı ki...\so, das war's für heute haydi, bugünlük bu kadar;\so, \so demek ki öyle;ach \so! demek öyle!;wie geht's denn \so? işler nasıl gidiyor? -
8 und
1) ve; ( Steigerung) hem de;\und so weiter ve benzerleri, vesaire, falan (filân);\und so weiter \und so fort vesaire vesaire;na \und? ne olmuş [o yapalım] yani?;\und wenn schon! olmuşsa olmuş!;\und wie/ob! hem de nasıl!;der Wagen wurde schneller \und schneller araba hızlandıkça hızlandı;wir redeten \und redeten konuştukça konuştuk;ich konnte und konnte nicht aufhören bir türlü duramadım2) de;\und vor allem her şeyden önce de3) math daha;zwei und zwei sind vier iki, iki daha dört eder
См. также в других словарях:
Falan — is a town and municipality in the Tolima department of Colombia. Falan was founded before 1539, by the Guandecas and Pomponáes tribes. It was discovered by Spanish Baltazar Maldonado in 1539. The population of the municipality was 17,251 as of… … Wikipedia
falan — zm., Ar. fulān 1) Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan Bana falan geldi, falan gitti diye anlatmaya başladı. 2) is. Cümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek ve benzerleri anlamında… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Falan — 5°08′N 74°57′W / 5.133, 74.95 … Wikipédia en Français
Falan — Original name in latin Falan Name in other language Falan, Santa Ana, Santana, Santana de Lajas State code CO Continent/City America/Bogota longitude 5.11564 latitude 74.94894 altitude 875 Population 5234 Date 2012 01 19 … Cities with a population over 1000 database
Falan — Admin ASC 2 Code Orig. name Falan Country and Admin Code CO.28.3682511 CO … World countries Adminstrative division ASC I-II
falan filan — is. Önem verilmeyen, hafifsenen kimse, şey, filan falan, falan festekiz, falan feşmekân Ona kâğıt, kalem falan filan lazım … Çağatay Osmanlı Sözlük
falan festekiz — is. Falan filan Unutma, yok bilmem, görmemiş, falan festekiz gibi masallar anlatmaya başladı … Çağatay Osmanlı Sözlük
falan feşmekân — is. Falan filan … Çağatay Osmanlı Sözlük
falan fıstık — is., ğı Falan filan … Çağatay Osmanlı Sözlük
Új név a régi ház falán — Infobox ESC entry song = flagicon|Hungary Új név a régi ház falán caption = year = 1995 country = Hungary artist = Csaba Szigeti as = with = language = Hungarian languages = composer = Ferenc Balázs lyricist = Attila Horváth conductor = Miklós… … Wikipedia
aşağı (falan) yukarı — 1) (falan) bir kimsenin adının dilden düşürülmediğini, onun pek gözde olduğunu anlatan bir söz Adı erken yaşta şaire çıkmıştı. Şair aşağı, şair yukarı. H. Taner 2) (falan) bir hizmette çok kullanılan kişice, yakınma olarak kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük