-
1 abtragen
-
2 ablaufen
ab|laufen1) ( Flüssigkeit) akmak2) ( Frist) bitmek, sona ermek;die Frist ist abgelaufen süre bitmiştir;wie ist es abgelaufen? nasıl geçti?die Sohlen nach etw \ablaufen bir şey için pabuç eskitmek [o paralamak];jdm den Rang \ablaufen ( fig) birinin pabucunu dama atmak -
3 abfahren
1. v/i <-ge-, sn> hareket etmek, kalkmak;fam auf jemanden (etwas) (voll) abfahren (b-ne) (o biçim) bayılmak2. v/t <h> Schutt arabayla götürmek; eine Strecke denetlemek (arabayla); Reifen usw aşındırmak, eskitmek; (Fahrkarte) sonuna kadar kullanmak -
4 abstoßen
-
5 abtragen
-
6 verschleißen
verschleißen <unreg, o -ge-, h>1. v/t yıpratmak, eskitmek2. v/i und v/r: sich verschleißen aşınmak, yıpranmak -
7 abtragen
-
8 abtreten
-
9 austreten
-
10 durchlaufen
durch|laufen1. irr2) ( ohne Unterbrechung) durmadan koşmak1) ( Strecke) koşmak2) (absolvieren: Schule) mezun olmak (-den); ( Lehre) yapmak -
11 Sohle
Sohle <-n> ['zo:lə] f1) (Fuß\Sohle) taban;vom Scheitel bis zur \Sohle tepeden tırnağa kadar2) (Schuh\Sohle) pençe; (Einlege\Sohle) taban;die \Sohlen nach etw ablaufen bir şey için pabuç eskitmek [o paralamak]3) (Tal\Sohle) taban -
12 abnutzen
aşındırmakeskitmekyıpratmak -
13 austreten
ayrılmak [aus etw austreten]eskitmekçıkmak -
14 verschleißen
aşındırmakeskitmek
См. также в других словарях:
eskitmek — i 1) Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak Çocuk pantolonunu eskitti. 2) Yaşlandırmak Alkol, tütün ve aşk eskitti beni. A. İlhan 3) mec. Etkisini sürdürememek, yıpratmak Yunus Emre yi yüzyıllar eskitemedi … Çağatay Osmanlı Sözlük
gömlek eskitmek — hayat sürdürmüş olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
pabuç eskitmek (veya paralamak) — bir iş için bir yere çok gidip gelmek, işi takip etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
dokuz yorgan eskitmek (veya paralamak) — çok uzun yaşamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kafa eskitmek — zihni yoran sorunlarla sürekli uğraşmak Ne gücünü aşan meseleler için çene yormaya, kafa eskitmeye niyeti vardı ne de kendi başarısızlıkları için suçlu aramaya... T. Buğra … Çağatay Osmanlı Sözlük
TA'TİK — Eskitmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
eskitme — is. Eskitmek işi … Çağatay Osmanlı Sözlük
gömlek — is., ği 1) Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi Sarı zeminli, kırmızı çiçekli gömleğinin yalnız boğazına tesadüf eden düğmesi ilikli, ötekiler açıktı. S. F. Abasıyanık 2) Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kafa — is., Ar. ḳafā 1) İnsan başı, ser 2) Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü 3) Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu 4) Mekanik bir bütünün parçası Distribütör… … Çağatay Osmanlı Sözlük
örselemek — i 1) Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek Rüzgâr çiçekleri örseledi. 2) mec. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak Naciye Hanım, kalkık kaşlarıyla başını sallayarak meclisin sükûtunu örseledi. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
paralamak — i 1) Parçalamak Aslan geyiği paraladı. 2) Yıpratıp eskitmek Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı … Çağatay Osmanlı Sözlük