Перевод: с немецкого на турецкий

с турецкого на немецкий

versin

  • 1 Nacht

    Nacht ['naxt, pl 'nɛçtə] f < Nächte>
    gece;
    Heilige \Nacht Noel gecesi;
    bei \Nacht geceleyin;
    in der \Nacht gece(leyin);
    die \Nacht von Samstag auf Sonntag cumartesiyi pazara bağlayan gece;
    in der \Nacht von Dienstag auf Mittwoch salıyı çarşambaya bağlayan gece;
    gestern \Nacht dün gece;
    über \Nacht bleiben gece yatısına kalmak ( bei -de) (in -de);
    als die \Nacht hereinbrach karanlık bastığında [o çöktüğünde];
    eines \Nachts ( geh) bir gece;
    bei \Nacht und Nebel ( fig) geceleyin gizlice;
    gute \Nacht! Allah rahatlık versin!;
    jdm gute \Nacht sagen birine “Allah rahatlık versin” demek;
    die \Nacht zum Tage machen geceyi gündüze katmak;
    zu \Nacht essen ( südd, österr) akşam yemeği yemek;
    über \Nacht ( ganz plötzlich) birdenbire

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > Nacht

  • 2 glücklicherweise

    glücklicherweise adv hamdolsun, bereket versin

    Deutsch-Türkisch Wörterbuch > glücklicherweise

  • 3 Kuckuck

    Kuckuck <-s, -e> ['kʊkʊk] m
    1) zool guguk;
    weiß der \Kuckuck! ( fam) kim bilir!;
    zum \Kuckuck ( noch mal) ! ( fam) Allah belasını versin!
    2) ( fam) ( Siegel) mühür

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > Kuckuck

  • 4 Ruhe

    Ruhe ['ru:ə] f
    1) ( Unbewegtheit) dinginlik, sükûnet; ( Stille, Gelassenheit) huzur, rahat, sükûnet, sessizlik;
    die \Ruhe vor dem Sturm fırtınadan önce(ki) sessizlik
    2) ( Schweigen) susma;
    \Ruhe bitte! lütfen susun!
    3) ( Entspannung) dinlenme; (Bett\Ruhe) istirahat;
    sich dat keine \Ruhe gönnen, bis......inceye kadar rahat etmemek;
    sich zur \Ruhe setzen ( geh) emekliye ayrılmak;
    angenehme \Ruhe! iyi uykular!, Allah rahatlık versin!;
    sich zur \Ruhe begeben yatmaya gitmek;
    sich zur \Ruhe setzen emekliye ayrımak;
    jdn zur letzten \Ruhe betten ( geh) birini toprağa vermek
    4) (innere \Ruhe) huzur;
    jdn nicht zur \Ruhe kommen lassen ( fam) birini rahat bırakmamak, birine rahat vermemek;
    keine \Ruhe finden ( fam) rahat yüzü görmemek;
    keine \Ruhe geben ( fam) rahat vermemek;
    lass mich in \Ruhe! ( fam) beni rahat bırak!;
    in aller \Ruhe sakin sakin, rahat rahat, huzurla;
    sich durch nichts aus der \Ruhe bringen lassen hiç rahatını bozmamak;
    \Ruhe bewahren rahatını bozmamak;
    immer mit der \Ruhe! sakin ol(un) !;
    er hat die \Ruhe weg! ( fam) ne kadar rahat adam!

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > Ruhe

  • 5 verdammt

    I interj;
    \verdammt noch mal! lanet olsun!, Allah belasını [o müstahakını] versin!, Allah kahretsin!;
    \verdammte Scheiße! ( vulg) Allah kahretsin!
    II adj ( fam) son derece;
    \verdammt gut son derece iyi;
    dieser \verdammte Kerl bu Allah'ın belası herif;
    es war \verdammt kalt hava son derece soğuktu

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > verdammt

  • 6 wappnen

    wappnen ['vapnən]
    vr
    sich \wappnen ( geh)
    sich gegen etw \wappnen bir şeye karşı hazırlıklı olmak;
    Gott möge ihn mit Kraft/Geduld ( für das Amt) \wappnen Allah ona (görevi için) kuvvet/sabır versin

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > wappnen

  • 7 wenn

    wenn [vɛn] konj
    1) ( zeitlich) -ince, -diği zaman;
    \wenn er kommt, soll er sich melden gelince [o geldiği zaman] haber versin;
    jedes Mal, \wenn er kommt... her geldiğinde..., ne zaman gelirse...
    2) ( konditional) eğer, şayet; ( falls) -se, ise;
    \wenn nicht yoksa, aksi hâlde, aksi takdirde;
    \wenn nur keşke;
    außer \wenn -in dışında;
    \wenn er nicht gewesen wäre, hätte es nie geklappt o olmasaydı, hiç olmazdı
    3) ( konzessiv)
    \wenn auch her ne kadar...se de;
    \wenn er auch mein Freund ist, ... kendisi her ne kadar dostum olsa da,...
    4) ( Wunsch)
    \wenn... nur keşke... olsa;
    \wenn ich nur in Berlin wäre keşke Berlin'de olsaydım
    5) als \wenn ( fam) sanki

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > wenn

  • 8 glücklicherweise

    bereket versin
    iyi ki
    şans eseri

    Deutsch-Türkisch Wörterbuch > glücklicherweise

  • 9 verflucht

    allah belasını versin!
    lanetli

    Deutsch-Türkisch Wörterbuch > verflucht

См. также в других словарях:

  • versin — [ və:sɪn, sʌɪn] (also versine) noun Mathematics short for versed sine …   English new terms dictionary

  • versin — ver·sin …   English syllables

  • versin — n. (also versine) Math. = versed sine (see VERSED(2)) …   Useful english dictionary

  • Allah Halil İbrahim bereketi versin — Tanrı çok versin, bereket versin anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Allah selamet versin — 1) yola çıkanlara Tanrı kazadan, beladan korusun anlamında söylenen bir uğurlama sözü 2) yolda güçlük içinde bulunanlara iyi dilek sözü olarak kullanılan bir söz Allah selamet versin, varsın koskoca kamyon kırk kişiyle yan yatsın, yatar a! B. R.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bereket ki (veya bereket versin ki) — iyi ki, Tanrıya şükür ki anlamında kullanılan bir söz Bereket versin ki genç boksör, dayağa ezelden idmanlıydı. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bereket versin — 1) para alan kimsenin söylediği iyi dilek sözü 2) bir kimsenin bir durumdan hoşnutluğunu anlatan söz Bereket versin, gece bu kır yolu tenha idi. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Allah dirlik düzenlik versin — Tanrı aile huzuru versin anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Allah versin — şaka 1) iyi bir şey ele geçirenlere memnunluk bildirmek için söylenen bir söz Allah versin, bugünlerde işler pek yolunda görünüyor. 2) dilenciyi savmak için söylenen bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Allah akıl fikir versin (veya Allah akıllar versin) — akılsızca bir davranışta bulunanlar için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Allah belasını versin — birinin kötü bir duruma düşmesi istenildiğinde söylenen ilenme sözü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»