-
1 ifade
-i ifade etmek erklären; Gedachtes usw darstellen; Dank usw ausdrücken; JUR aussagen;(çok şey) ifade etmek (sehr viel) bedeuten ( benim için für mich);ifade vermek JUR aussagen, eine Aussage machen;-in ifadesini almak JUR jemanden vernehmen, verhören; die Aussagen jemandes zu Protokoll nehmen; fam jemanden unterkriegen, in die Pfanne hauen; -
2 ifade
ifade [ifa:de] s1) Ausdruck m\ifade vermek eine Aussage machen\ifadesi poliste zapt edildi seine Aussage wurde bei der Polizei protokolliert -
3 ifade kudreti
Ausdruckskraft f -
4 ifade vermeme hakkı
jur Aussageverweigerungsrecht nt -
5 açık
\açık vermek Defizit aufweisen, in den roten Zahlen stehenkasa açığı der Fehlbetrag in der Kasseülkenin doktor açığı der Ärztemangel des Landes2) Lücke f3) ( gemi)\açıklarda auf offenem Meeraçığa çıkarmak entlassenyüzündeki ifade sevincini açığa vuruyordu der Ausdruck auf seinem Gesicht verriet seine Freude1) ( kapalı olmayan) offen, geöffnet, auf\açık bırakmak offen lassen, auflassen\açık kapı bırakmak ( fig) sich einen Ausweg offenhalten, sich eine Hintertür offen halten\açık pencere önünde vor dem offenen Fenster\açık şehir pol offene Stadtgözünü \açık tutmak die Augen offen halten2) ( yol) freiyolu \açık olmak freie Bahn habençek \açıktır der Scheck ist nicht gedecktçok \açık bir film ein sehr freizügiger Film5) ( boş) leer, freikâğıtta \açık yer kalmadı es gab keinen leeren [o freien] Platz mehr auf dem Blatt7) ( vazıh) offen\açık konuşma zamanı artık gelmişti die Zeit war nun gekommen, offen zu reden8) aufgeschlossenher çeşit yeniliklere \açık olmak aufgeschlossen sein gegenüber allerlei Neuigkeiten9) ( renk için) hell\açık bir renk eine helle Farbe\açık sarı saçlı bir kadın eine Frau mit hellblondem Haar\açık tenli hellhäutig11) ( sarılmamış) lose12) (kamuya \açık, halka \açık, gizli olmayan) öffentlich\açık duruşma/oturum öffentliche Verhandlung/Sitzung13) \açık farkla önde olmak mit großem Abstand führen1) ( açıkça) offen\açık söylemek offen sagen\açık söylemek gerekirse, ... offen gesagt [o gestanden],...\açık vermek ( fig) sich verraten, sich anmerken lassenhiç \açık vermedi er ließ sich nichts anmerkenbirine \açık olmak jdm offen seinkapım sana her zaman \açıktır meine Tür ist immer für dich offen2) ( dükkân) offen, aufbu dükkân pazarları da \açıktır dieser Laden hat [o ist] auch sonntags offendükkân \açık mı? hat das Geschäft auf?gözlerini \açık tutmak (a. fig) die Augen offen haltenışığı \açık bırakma! lass das Licht nicht an!radyo \açık mı? ist das Radio an? -
6 çocuksu
-
7 dil
dil sbirine \dil çıkarmak jdm die Zunge herausstrecken\dili dolaşmak sich verhaspeln\dilimin ucunda ( fam) es liegt mir auf der Zunge\dilini tutmak ( fig) seine Zunge im Zaun halten\dilinin altında bir şey olmak ( fam) mit etw hinterm Busch halten\dilinin ucunda olmak ( fam) auf der Zunge liegen2) Sprache fbir şeyi \dile getirmek etw zur Sprache bringen; ( ifade etmek) etw ausdrücken, etw äußern4) (toka \dili) Dorn m5) \dil sürçmek sich versprechen, sich im Ausdruck vergreifen\dile kolay leichter gesagt als getanbir şeyi \dile vermek ( gizli bir şeyi) etw ausplaudern; ( duyurmak) etw publik machen\dilini tutamamak nicht den Mund halten könnensöyleye söyleye \dilinde tüy bitmek ( fam) sich den Mund fuss(e) lig reden\dillerde dolaşmak von sich Rede machen -
8 konuşmama hakkı
-
9 oyuncu
I s1) Spieler(in) m(f)II adj verspieltçocuksu ve \oyuncu bir ifade ein kindlich verspielter Ausdruck -
10 söylem
-
11 tabir
См. также в других словарях:
ifade — is., Ar. ifāde 1) Anlatım Güzel bir ifade. 2) Deyiş, söyleyiş Not ettiklerimi bir ağzın ifadesi şekline sokarak size okutacağım. S. M. Alus 3) Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin bütünü Sakalı yeni çıkmış yüzünde çocukça ifadeler… … Çağatay Osmanlı Sözlük
ifâde — (A.) [ ﻩدﺎﻓا ] söylem, anlatım, dile getirme. ♦ ifâde edilmek anlatılmak, belirtilmek, dile getirilmek. ♦ ifâde etmek anlatmak, belirtmek, dile getirmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
ifade etmek — 1) (bir şey) anlatmak Bu, ona yani bu acemilikle âleme rezil olursun manasını ifade ediyordu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) mec. (bir şey) önem taşımak Dostluk benim için çok şey ifade eder … Çağatay Osmanlı Sözlük
İFADE-İ CEBRİYYE — Zoraki ifade. * Mat: Cebir işaretleri ile maksadını anlatma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İFADE-İ ŞİFAHİYYE — Ağızdan söyleyerek, şifahî olarak ifade ederek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İFADE — Anlatmak. Söylemek. * Fayda vermek, fayda tutmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ifade — anlatma; anlatış; anlatım … Hukuk Sözlüğü
MEZİYYET-İ İFÂDE — İfâde meziyeti … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
SADEGÎ-İ İFADE — İfade sadeliği … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ifade vermek — huk. bir olayla ilgili olarak gördüğünü, bildiğini yetkili veya ilgili kimseye söylemek … Çağatay Osmanlı Sözlük
İFADE-İ MERAM — Dilek ve maksadını anlatmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük