-
1 Arbeitsaufwand
-
2 Mühe
Mühe <-n> ['my:ə] fohne \Mühe zahmetsiz, kolayca;nur mit \Mühe güç bela, zar zor;die \Mühe hat sich gelohnt zahmete değdi;gib dir keine \Mühe! zahmet etme!;das ist doch verlorene \Mühe bu, zahmete değmez;jdm \Mühe machen birini zahmete sokmak;wenn es Ihnen keine \Mühe macht! zahmet olmazsa!;mit \Mühe und Not ( mit großen Schwierigkeiten) güç bela; ( gerade noch) zar zor -
3 Arbeit
Arbeit f <Arbeit; Arbeiten> iş, (Vorgang) çalışma; (Fleiß) emek; ÖKON, POL faaliyet; (Berufstätigkeit) iş; (Diplomarbeit) çalışma, tez; (Handarbeit) iş;Arbeit haben -in işi olmak;bei der Arbeit işte;geistige Arbeit kafa işi, zihin çalışması;die Arbeit niederlegen işi bırakmak;sich an die Arbeit machen işe girişmek, işe koyulmak;Tag der Arbeit işçi bayramı (1 mayıs);zur Arbeit gehen/fahren işe gitmek;künstlerische Arbeit sanat çalışması;wissenschaftliche Arbeit bilimsel çalışma -
4 drinstecken
drinstecken v/i <-ge-, h> fam -in içinde takılı/sokulu olmak;da steckt viel Arbeit drin buna çok emek verilmiş -
5 anstrengen
an|strengen ['anʃtrɛŋən]diese Arbeit strengt sehr an bu iş (adamı) çok yorar [o yoruyor]II vtsein Gedächtnis \anstrengen hafızasını yoklamak, hatırlamaya çalışmak;sein Gehirn \anstrengen aklını yormakIII vrsich \anstrengen ( sich bemühen) gayret etmek [o göstermek], çaba [o emek] harcamak -
6 arbeitsintensiv
yoğun çalışma gerektiren, emek-yoğun -
7 Aufwand
1) harcama, gider; (Arbeits\Aufwand) emek2) ( Verschwendung) israf;viel \Aufwand mit etw treiben bir şeyde israfa kaçmak, bir iş için masrafa girmek3) ( Kosten) masraflar pl -
8 bedürfen
bedürfen*es bedarf einiger Mühe biraz efor [o emek] gerektirir;das bedarf keiner weiteren Erklärung bunu daha fazla açıklamaya gerek yoktur;der Zuwendung jds bedürfen birinin şefkatine ihtiyaç duymak -
9 Bein
Bein <-(e) s, -e> [baın] nt1) ( Körperteil) bacak;die \Beine übereinanderschlagen ayak ayak üstüne atmak;er stellt ihm ein \Bein (a. fig) ayağına çelme takıyor, ona çelme takıyor [o atıyor];jdm \Beine machen ( fig) o ( fam) ( jdn fortjagen) birini kov(ala) mak; ( jdn antreiben) birinin iki ayağını bir pabuca sokmak;er ist schon wieder auf den \Beinen ( fam) tekrar ayağa kalktı bile;immer wieder auf die \Beine fallen ( fig) hep dört ayağının üstüne düşmek;mit dem linken \Bein zuerst aufgestanden sein ( fam) ters [o sol] tarafından kalkmış olmak;Lügen haben kurze \Beine ( prov) yalancının mumu yatsıya kadar yanar2) (Tisch\Bein, Stuhl\Bein) ayak -
10 drinstecken
drin|steckenvi ( fam)1) ( beschäftigt sein) meşgul olmak (in ile)2) ( investiert sein) yatırılmış olmak;da steckt eine Menge Arbeit drin buna çok emek verilmiş3) ( verwickelt sein) parmağı olmak (in -de) -
11 Fleiß
ohne \Fleiß kein Preis ( prov) zahmetsiz rahmet olmaz, ekmeden biçilmez -
12 fleißig
-
13 Mehrwert
-
14 redlich
1) ( aufrichtig) dürüst;\redlich handeln dürüst davranmak2) ( sehr) çok;er hat sich dat \redliche Mühe gegeben çok emek harcadı -
15 viel
viel <mehr, am meisten> [fi:l]1) ( eine Menge) çok;es gibt \viel Arbeit çok iş var;\viel Spaß! iyi eğlenceler!;\viel Glück! bol şanslar!;mit \viel Mühe çok emek harcayarak;er weiß \viel o çok şey bilir;\viele Menschen/Dinge (bir) çok insan/şey;\viele kamen birçokları geldi;\viele von ihnen kamen onların birçoğu geldi;sie gleichen sich in \vielem birçok şeyleri birbirine benzer;seit \vielen Jahren uzun yıllardan beri, yıllar yılı;sie ist um \vieles jünger o çok daha gençtir2) so \viel bu [o o] kadar;so \viel wollte ich gar nicht o kadar istemiyordum ki;nimm, so \viel du willst istediğin kadar al;das ist so \viel wie ein Geständnis bu itiraf gibi bir şey;das ist so \viel wie gar nichts bu, hiçbir şey demek değildir;noch mal so \viel bu kadar daha;halb/doppelt so \viel Arbeit yarısı kadar/iki misli iş3) wie \viel? ne kadar?, kaç?;wie \viel kostet das? bu kaç para?;wie \viel Uhr ist es? saat kaç?;um wie \viel größer... ?... ne kadar daha büyük(tür) ?;wie \viel das wieder gekostet hat! yine ne kadar çok para tuttu!;wie \viele Leute waren da? orada kaç kişi vardı?4) zu \viel fazla;eine zu \viel biri fazla;das wäre zu \viel verlangt bu istediğin fazla olur;mir ist das alles zu \viel bütün bunlar benim için çok fazla;ich krieg' zu \viel ( fam) artık fazla oldu;was zu \viel ist, ist zu \viel her şeyin fazlası fazladır;sie hat einen zu \viel getrunken ( fam) içkiyi biraz fazla kaçırdıII adv1) ( häufig) çok, çoğu kez2) ( wesentlich)\viel teurer çok daha pahalı;\viel zu kurz çok kısa;\viel zu \viel çok çok fazla -
16 Kraftaufwand
f.eforf.emekf.çaba -
17 Kraftaufwände
eforemekçaba
См. также в других словарях:
Emek — Infobox Artist name = Emek imagesize = 10 caption = Emek with his 2006 gig poster for High on Fire. (click for quote) birthname = Emek Golan birthdate = 1970 location = Israel nationality = American (United States) field = Posters, Music, Flyers … Wikipedia
emek — is., ği 1) Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü Ücret emeğin karşılığıdır. Anayasa 2) Uzun ve yorucu, özenli çalışma Bir darbe benim bütün o uzun emeklerimi sıfıra indirir. H. C. Yalçın 3) top. b. İnsanın bilinçli olarak belli bir… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Emek Partisi — Leader Levent Tüzel Fondation 26 novembre 1996 … Wikipédia en Français
Emek Refaim — ( he. עמק רפאים, literally valley of the ghosts ) is a street in the German Colony neighborhood in west Jerusalem. Emek Refaim is also used as a general name for the area. It takes its name from the biblical Valley of Rephaim which began its… … Wikipedia
Emek Hotel Kumkapi — (Стамбул,Турция) Категория отеля: Адрес: Ciftegelinler Arapzade Sokak Kumkapi Fatih, Фатих … Каталог отелей
Emek Pension — (Чирали,Турция) Категория отеля: Адрес: Cirali Mahallesi Ulupinar Köyü, 07980 Чирали, Турция … Каталог отелей
Emek Pansiyon — (Кушадасы,Турция) Категория отеля: Адрес: Kadinlar Denizi Mevkii Hacı Feyzullah Mh. N … Каталог отелей
Emek Rephaïm — 31°45′47.53″N 35°13′8.84″E / 31.7632028, 35.2191222 … Wikipédia en Français
Emek HaYarden Regional Council — The Emek HaYarden Regional Council ( he. מועצה אזורית עמק הירדן, lit. Jordan River Regional Council for explanation, see Jordan Valley Regional Council), is a regional council in the Jordan River Valley between the Sea of Galilee in the north and … Wikipedia
emek vermek — bir şeyin meydana gelmesi için özenle ve çok çalışmak Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti. S. Ayverdi … Çağatay Osmanlı Sözlük
emek — olmak I, 494; I I, 29 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini