-
21 Ära
1) ( Zeitabschnitt) devir;die \Ära Atatürk Atatürk devri;die Wilhelminische \Ära II. Wilhelm devri2) ( Amtszeit) dönem -
22 Berg
Berg <-(e) s, -e> [bɛrk] m1) dağ; ( Hügel) yokuş;über den \Berg sein ( fig) paçayı kurtarmak;der \Berg kreißt und gebiert eine Maus ( prov) dağ doğura doğura bir fare doğurmuş;wenn der \Berg nicht zum Propheten kommen will, muss der Prophet zum Berge gehen ( prov) dağ yürümezse, abdal yürür2) ( fig) yığın -
23 Drehung
dönüş; ( Umdrehung) devir; ( um die Achse) dönme;eine \Drehung um 180 Grad 180 derecelik bir dönüş -
24 Drehzahl
-
25 Drehzahlmesser
auto devir göstergesi -
26 Periode
-
27 Tachometer
Tachometer <-s, -> [taxo'me:tɐ] m o nt1) ( Geschwindigkeitsmesser) kilometre saati2) ( Drehzahlmesser) devir sayacı -
28 Tour
2) ( Strecke) yolimmer die gleiche \Tour! hep aynı oyun!jdm die \Tour vermasseln birinin planını berbat etmekauf vollen \Touren arbeiten tam gaz çalışmak;etw auf \Touren bringen ( fam) bir şeyi hızlandırmak;auf \Touren kommen ( fam) hızlanmak;in einer \Tour ( fam) sürekli6) ( fam)mach keine krummen \Touren! yaramazlık yapma! -
29 Tourenzahl
tech devir sayısı -
30 Umdrehung
( um eine Achse) dönme; ( eines Motors) devir -
31 Umdrehungszahl
devir sayısı -
32 Umlauf
1. kein plim \Umlauf sein tedavülde olmak;in \Umlauf bringen tedavüle çıkarmak, piyasaya sürmek2) ( Umkreisen) dönüş2. <-(e) s, -läufe> m1) ( Rundschreiben) genelge, sirküler2) ( einzelne Kreisbewegung) devir -
33 Zeit
a. ling, sport zaman, vakit; (\Zeitpunkt) an; (\Zeitraum) süre [o müddet]; (\Zeitalter) çağ; (Bronze\Zeit, Stein\Zeit) devir; (Uhr\Zeit) saat; (Jahres\Zeit) mevsim;seit einiger/geraumer \Zeit bir/uzun süredir;nach türkischer \Zeit Türk saati ile;zu jeder \Zeit her zaman;zu keiner \Zeit hiçbir zaman;zur \Zeit Napoleons Napolyon devrinde;eine \Zeit lang bir zaman boyunca; ( eine Weile) bir süre [o müddet];seit dieser \Zeit bu [o o] zamandan beri;nach kurzer \Zeit az zaman sonra;mit der \Zeit zamanla;mit der \Zeit gehen zamana uymak;wir wollen keine \Zeit verlieren vakit geçirmeyelim;wir haben noch fünf Minuten \Zeit daha beş dakika vaktimiz var;wo warst du denn die ganze \Zeit? bunca zaman neredeydin?;\Zeit gewinnen vakit kazanmak;jdm die \Zeit stehlen ( fam) birinin vaktini almak;jdm dat mit etw dat die \Zeit vertreiben bir şeyle birini oyalamak, bir şeyle birinin vaktini almak;auf \Zeit süreli;es wird ( allmählich) \Zeit (yavaş yavaş) vakit geliyor;es ist an der \Zeit ( zu gehen) (gitme) vakti geldi;morgen um diese \Zeit yarın bu vakitler;um 12 Uhr mitteleuropäischer \Zeit Orta Avrupa saatiyle saat 12'de;der größte Schwindler aller \Zeiten gelmiş geçmiş en büyük düzenbaz;zur rechten \Zeit zamanı gelince;alles zu seiner \Zeit! her şeyin zamanı var!;von \Zeit zu \Zeit zaman zaman, vakit vakit;auf bestimmte \Zeit belirli bir süre için;auf unbestimmte \Zeit belirsiz bir süre için;im Laufe der \Zeit zaman geçtikçe;die heutige \Zeit şimdiki zaman, zamane, günümüz;die gute alte \Zeit! hey gidi günler hey!;das waren noch \Zeiten! ne günlerdi onlar!, o günler ne günlerdi!;zu der \Zeit, als ich jung war/in Köln wohnte ben gençken/Köln'de otururken;in letzter \Zeit son zamanda;in nächster \Zeit yakın zamanda;für alle \Zeiten ebediyen;auf unabsehbare \Zeit belirsiz bir süre için;die \Zeiten ändern sich zamanlar değişiyor;das ist vor meiner \Zeit geschehen bu benim zamanımdan önce oldu;zu meiner \Zeit benim zamanımda;du liebe \Zeit! bak sen şu işe!;\Zeit ist Geld ( prov) vakit nakittir -
34 abtreten
ayrılmakaşındırmakdevir ve temlik etmekistifa etmek -
35 Drehung
f.devirf.dönme -
36 Drehungen
pl.devirpl.dönme -
37 Drehzahl
f.devir sayısı -
38 Drehzahlen
pl.devir sayısı -
39 Epoche
f.devirf.çağ -
40 Epochen
pl.devirpl.çağ
См. также в других словарях:
devir — de devém dos nossos avós … Dicionario dos verbos portugueses
devir — s. m. 1. [Filosofia] Movimento pelo qual as coisas se transformam. • v. intr. 2. Dar se, suceder, acontecer, acabar por vir. ‣ Etimologia: latim devenio, ire … Dicionário da Língua Portuguesa
devir — dèvir m DEFINICIJA jud. najskrovitija i najsvetija odaja u židovskom hramu ETIMOLOGIJA hebr. dëbhīr … Hrvatski jezični portal
devir — 1. is., vri, Ar. devr Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, periyot Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı. B. Felek Birleşik Sözler devrihindi devrisaadet Cilalı Taş Devri kuluçka devri Maden Devri … Çağatay Osmanlı Sözlük
DEVİR — (Devr) (C: Edvâr) Nakil. Birisinin uhdesinden diğerinin uhdesine geçirmek. * Bir şeyi sonuna kadar okuyup bitirmek. Geçmiş dersleri hatırlama. * Bir şeyin çevresinde dolaşmak. Dönme. * Seyahat. Bir memleketi dolaşmak. * Bir şeyin kendi mihveri… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
devir açmak — tarihte özellik taşıyan yeni bir çağ başlatmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
DEVİR DAİRESİ — Denizde geminin çeşitli hızla ve muhtelif dümen açısı ile çizdiği dâire … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
DEVİR VE TESELSÜL — Davanın delile ve delilin davaya taalluk etmesiyle kaziyenin dönüp dolaşıp yine eski hâline gelerek hallolunamaması … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
sitteisevir her saati bir devir — fırtına günlerinde hava her saat değişikliğe uğrar anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
eski çamlar bardak oldu — devir değişti, eski tutumların değeri kalmadı anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
DEVRAN — Devir, felek, zaman, deveran, dünya … Yeni Lügat Türkçe Sözlük