-
1 высота
yükseklik; irtifa,yükselti; tepe* * *жвысота́ над у́ровнем мо́ря — rakım, yükselti; denizden yükseklik
высота́ ма́чты — direğin boyu
ста́туя высото́й в пять ме́тров — beş metre boyunda bir heykel
2) (возвышенность, холм) tepe••прыжки́ в высоту́ — спорт. yüksek atlama
-
2 длина
uzunluk,boy,süre,uzunluk* * *ж1) uzunluk; boyдлина́ волны́ — радио dalga uzunluğu
доска́ длино́й в три ме́тра — üç metre boyunda bir tahta
тра́сса длино́й в пять киломе́тров — радио, спорт. beş kilometrelik parkur
разре́зать / распили́ть в длину́ — uzunlamasına kesmek
2) ( длительность) uzunluk, süreдлина рабо́чего дня — iş gününün süresi
путь длино́й в три го́да — üç yıllık yol
••прыжки́ в длину́ — спорт. uzun atlama
-
3 метровый
bir metre boyunda; bir metrelikметро́вой ширины́ — eni bir metre olan
-
4 рост
м1) büyüme bitmeрост воло́с — saçların bitmesi
2) ( увеличение) artma, artış, büyüme; genişlemeрост населе́ния — nüfus artışı
рост городо́в — şehirlerin büyümesi
экономи́ческий рост, рост эконо́мики — ekonomik büyüme
рост национально́го дохо́да — ulusal gelir artışı
рост цен — fiyatların artışı / yükselişi
рост объёма торго́вли — ticaret hacminin genişlemesi
3) (усиление, укрепление) artma, artış, yükselme, yükselişрост экономи́ческого могу́щества страны́ — ülkenin ekonomik gücünün artması
рост полити́ческой зре́лости — siyasal olgunluğun yükselişi
рост противоре́чий — çelişkilerin şiddetlenmesi
рост капиталисти́ческой эксплуата́ции — kapitalist sömürünün yoğunlaşması
дальне́йший рост движе́ния за мир — barış hareketinin daha da genişlemesi
4) ( совершенствование) gelişme, yetkinleşmeрост мастерства́ — ustalığın gelişmesi
5) boyвысо́кого ро́ста (о человеке) — uzun boylu
они́ одного́ ро́ста — boyları birdir
у него́ сын с него́ ро́стом — boyu beraber oğlu var
в рост челове́ка — insan boyunda
••цветы́ пошли́ в рост — çiçekler boy vermeye başladı
отдава́ть де́ньги в рост — faizle borç para vermek
фотогра́фия во весь рост — boy resmi
он лежа́л, вы́тянувшись во весь рост — boylu boyunca uzanmıştı
См. также в других словарях:
ILAB — Boyunda olan uzun nişan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
SAY'ARİYYE — Boyunda olan işaret … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
endaze — is., esk., Far. endāze 1) 65 cm boyunda bir uzunluk ölçüsü Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda... A. İlhan 2) mec. Ölçü Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller endazeyi kaçırmak endazeyi şaşırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
acı çiğdem — is., bit. b. Zambakgillerden, 10 30 cm boyunda, şerit yapraklı ve açık renk çiçekli, tohumları romatizma tedavisinde kullanılan zehirli bir çiğdem türü, güz çiğdemi (Colchicum autumnale) … Çağatay Osmanlı Sözlük
adam boyu — zf. Yaklaşık olarak normal bir adam boyunda İki tarafı adam boyu sık böğürtlenler, yabani erguvanlar, mersinlerle kaplı... N. Cumalı … Çağatay Osmanlı Sözlük
ağaç arısı — is., hay. b. Düzgün kanatlı, kuyruğunda yumurtlama hortumu olan, 3 4 cm boyunda ağaç zararlısı … Çağatay Osmanlı Sözlük
ay balığı — is., hay. b. Ay balığıgillerden, Akdeniz de yaşayan, yaklaşık 3 m boyunda, görünüşü balık başına benzeyen, kuyruk yüzgeci hilal biçiminde olan bir balık türü, kamer balığı (Mola mola) … Çağatay Osmanlı Sözlük
ayıt — is., bit. b. Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1 2 m boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus castus) … Çağatay Osmanlı Sözlük
bağırsak solucanı — is., hay. b. Ortalama 25 cm boyunda, insanların, özellikle çocukların bağırsaklarında asalak olarak yaşayan yuvarlak solucan, askarit … Çağatay Osmanlı Sözlük
barlam — is. İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30 40 cm boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz de bol bulunan bir balık türü (Merluccius merluccius) … Çağatay Osmanlı Sözlük
bukalemun — is., hay. b., Ar. buḳalemūn 1) Bukalemungillerden, 20 30 cm boyunda, renk değiştirmesiyle ünlü sürüngen türü, kaya keleri (Chamaeleo chamaeleon) 2) mec. Davranışını, görüşünü çıkarına göre değiştiren kimse Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller… … Çağatay Osmanlı Sözlük