-
1 auswachsen
auswachsen <unreg, -ge->1. v/t <h> -i giyemez olmak (üstüne küçüldüğü için)2. v/i <sn> BOT son boyuna ulaşmak3. v/r <h>: sich auswachsen (zu) büyümek (ve … olmak) -
2 Brustbeutel
Brustbeutel m boyuna asılan para kesesi -
3 Längsschnitt
Längsschnitt m boyuna/boylamasına kesit -
4 breittreten
breit|tretenirr vt -
5 groß
eine \große Koalition büyük koalisyon;mit \großem Abstand führen açık farkla önde olmak;mit dem größten Vergnügen seve seve;\großen Wert auf etw legen bir şeye çok önem vermek;sie war seine \große Liebe o, onun büyük aşkıydı;\groß in Mode sein çok moda olmak;ich habe \große Lust zu gehen gitmeye çok hevesliyim;was soll ich \groß dazu sagen? ( fam) buna başka ne diyebilirim?;er hat es mir \groß und breit erzählt ( fam) bana onu enine boyuna anlattıer ist fast zwei Meter \groß boyu neredeyse iki metre3) ( zeitlich)die \großen Ferien büyük tatilmeine \große Schwester benim ablam;wenn ich \groß bin büyüdüğüm zaman;ein Vergnügen für G\groß und Klein büyük ve küçüklere bir eğlence5) ( Menge)eine \große Familie büyük bir aile;im G\großen und Ganzen topu topuKarl der G\groß Şarlman -
6 immer
1) her zaman, hep, daima; ( unaufhörlich) durmadan, boyuna;es ist \immer dasselbe hep aynı şey;\immer ich! hep ben!;\immer mit der Ruhe! sakin ol(un) !;\immer geradeaus dosdoğru;er ist \immer noch nicht da hâlâ gelmedi;\immer wenn... ne zaman...;wie \immer her zamanki gibi;wer auch \immer... kim olursa olsun;was auch \immer ne olursa olsun;wo/wie auch \immer nerede/nasıl olursa olsun2) \immer wieder tekrar tekrar, ikide bir;alte Geschichten \immer wieder aufwärmen ( fig) temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp öne sürmek;an dieser Ecke renne ich mir \immer wieder das Knie an bu köşeye ikide bir dizimi çarpıyorum;der Motor setzt \immer wieder aus motor ikide bir tekliyor3) ( zunehmend) gittikçe;\immer mehr/weniger gittikçe daha çok/az;\immer schöner/schwieriger werden gittikçe güzelleşmek/zorlaşmak4) ( fam) -
7 lang
lang <länger, am längsten> [laŋ]I adj1) ( allgemein) uzun;seit \langem uzun süreden beri, uzun süredir, çoktandır;\lang und breit enine boyuna;gleich \lang aynı boyda, eşit uzunlukta;ohne \langes Nachdenken fazla [o uzun boylu] düşünmeden;ein \langes Gesicht machen surat asmak;der \langen Rede kurzer Sinn uzun lafın [o sözün] kısasıII adv1) uzunluğunda, boyunda;das Bett ist 2 Meter \lang yatak 2 metre boyundadır2) ( Dauer) boyunca;einen Augenblick \lang bir an boyunca;der \lang ersehnte Augenblick uzun zamandır özlemi çekilen an, epeydir özlenen an;sein ganzes Leben \lang bütün hayatı boyuncasie gingen am Ufer \lang sahilden gittiler, sahil boyunca yürüdüler;hier geht's \lang buradan gidiliyor -
8 wachsen
См. также в других словарях:
Boyuna — Saltar a navegación, búsqueda Boyuna (del portugués:Boiúna) es un mito de origen amerindio de la zona del Amazonas. La designación proviene de la palabra mboi que significa ‘cobra‘ y la palabra una que quiere decir ‘negra’. Está personificada por … Wikipedia Español
boyuna — zf. 1) Ene dik olarak, boyunca, uzunlamasına, tulani Hızlı adımlarla caddeyi boyuna yürüyorlar. H. Taner 2) (bo yuna) Ara vermeden, durmaksızın Doktor Haldun lakırtıya ondan evvel yakalanmış, boyuna anlatıyordu. M. C. Kuntay … Çağatay Osmanlı Sözlük
boyuna — devamlı tekrar edilmemesi istenen kelimeler … Beypazari ağzindan sözcükler
boyuna — … Useful english dictionary
boyuna bosuna bakmadan — fizik yapısının gereğince gelişmemiş olmasını göz önünde bulundurmadan anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
enine boyuna — sf. 1) Gösterişli, iri yarı Hulusi Bey elli yaşlarında, enine boyuna bir adamdı. H. Taner 2) zf. Çok ince ayrıntıları ile, eksiksizce, enikonu Benimle enine boyuna serbest konuşmaktan zevk alırdı. Y. K. Beyatlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
boyu boyuna, huyu huyuna — karı koca veya arkadaşlar arasında her bakımdan uygunluk olması gerekir anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
boyunlamak — boyuna vurmak III, 145 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
HUBLE — Boyuna takılan süs eşyası … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TETAVVUK — Boyuna gerdanlık gibi şeyler takma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
poşu — boyuna veya kafaya sarılan renkli örtü … Beypazari ağzindan sözcükler