Перевод: с турецкого на немецкий

с немецкого на турецкий

biriyle

  • 1 aşık

    aşık <- ğı> s
    1) anat Fußknöchel m
    aşığını burkmak sich den Knöchel verstauchen
    2) ( fig)
    biriyle \aşık atmak es mit jdm aufnehmen
    biriyle \aşık atabilmek jdm das Wasser reichen können
    onunla \aşık atamazsın mit ihm kannst du dich nicht messen, du kannst ihm nicht das Wasser reichen, neben ihm kannst du dich verkriechen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aşık

  • 2 aynı

    1) selbe(r, s), derselbe, dieselbe, dasselbe
    \aynı adam/ev/kapı derselbe Mann/dasselbe Haus/dieselbe Tür
    \aynı evde im selben Haus
    biriyle \aynı görüşte olmak mit jdm derselben Ansicht sein
    \aynı günün akşamı am selben Abend
    \aynı kapıya çıkmak ( fig) auf dasselbe hinauslaufen [o herauskommen], aufs [o auf das] Gleiche hinauslaufen
    2) ( tıpkısı, benzeri) der/die/das Gleiche; ( özdeş) identisch
    bu kalem seninkinin \aynıdır dieser Stift ist der gleiche wie deiner
    3) gleich
    \aynı boyda/hızda gleich groß/schnell
    \aynı düzeyde auf gleicher Ebene
    biriyle \aynı telden çalmak ( fig) o ( fam) ins gleiche Horn blasen
    \aynı yolun yolcusu Schicksalsgefährte, -gefährtin m, f
    benimle \aynı boyda er ist ebenso groß wie ich
    biz \aynı yaştayız wir sind gleich alt

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aynı

  • 3 birbiri

    1) einander
    2) \birbiri için füreinander
    \birbiri için yaratılmış olmak wie geschaffen füreinander sein
    3) \birbirine aneinander, aufeinander
    \birbirine alışmak sich aneinander gewöhnen
    \birbirine benzemek sich ähneln
    \birbirine çarpmak aneinanderstoßen, aneinanderprallen, aufeinanderstoßen, aufeinanderprallen
    biriyle \birbirine girmek mit jdm aneinandergeraten
    4) \birbirine miteinander
    biriyle birini \birbirine karıştırmak jdn mit jdm verwechseln
    lehimle \birbirine tutturulmus iki tel zwei durch Lötung miteinander verbundene Drähte
    5) \birbirini aneinander, aufeinander
    \birbiri düşünmek aneinander denken
    \birbiri izlemek aufeinander folgen
    \birbiri izleyen aufeinander folgend

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > birbiri

  • 4 ilişki

    1) ( münasebet) Beziehung f; ( temas) Kontakt m
    insanlarla \ilişki Kontakt zu Menschen
    dış/diplomatik \ilişkiler auswärtige/diplomatische Beziehungen
    biriyle \ilişkiyi kesmek den Kontakt zu jdm abbrechen; ( fam) mit jdm Schluss machen
    2) ( bağlantı) Verbindung f; ( temas) Kontakt m
    biriyle \ilişkiye geçmek mit jdm Kontakt aufnehmen, mit jdm in Verbindung treten
    birinin bir şeyle \ilişkisi var jd hat mit etwas zu tun
    bununla \ilişkin var mı? hast du damit zu tun?
    3) ( karşılıklı ilgi) Verhältnis nt
    arkadaşça/dostça bir \ilişki ein kameradschaftliches/freundschaftliches Verhältnis
    4) ( cinsel) Verkehr m
    5) ( mektupta) Betreff m

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > ilişki

  • 5 paylaşmak

    vt
    1) teilen
    ( biriyle) bir şeyi \paylaşmak sich etw (mit jdm) teilen
    biriyle aynı yazgıyı \paylaşmak mit jdm das gleiche Schicksal teilen
    2) birbirinin sevincini ve kederini \paylaşmak Freud und Leid miteinander teilen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > paylaşmak

  • 6 pazarlık

    pazarlık <- ğı> s
    1) ( alış verişte) Handel m, Feilschen nt
    biriyle bir şey için \pazarlık etmek mit jdm um etw handeln [o feilschen]
    2) ( giysi) Sonntagskleid nt
    3) ( fig) ( görüşme) Verhandlung f
    biriyle \pazarlık etmek mit jdm verhandeln, mit jdm Verhandlungen durchführen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > pazarlık

  • 7 senli benli

    per du
    biriyle \senli benli konuşmak jdn duzen
    biriyle \senli benli olmak mit jdm per du sein

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > senli benli

  • 8 sizli bizli

    per Sie
    biriyle \sizli bizli konuşmak jdn siezen
    biriyle \sizli bizli olmak mit jdm per Sie sein

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > sizli bizli

  • 9 temas

    temas s
    1) ( değme, dokunma) Berührung f, Kontakt m
    bir şeye \temas etmek ( dokunmak) etw berühren, mit etw in Berührung kommen; ( sözünü etmek) etw erwähnen
    2) ( ilişki, bağlantı) Verbindung f, Kontakt m
    biriyle \temasa geçmek Kontakt mit jdm aufnehmen, sich mit jdm in Verbindung setzen
    biriyle \temasta bulunmak mit jdm in Kontakt [o Verbindung] stehen; ( cinsel ilişkide bulunmak) mit jdm sexuelle Kontakte haben

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > temas

  • 10 yatmak

    yatmak <- ar>
    vi
    1) sich hinlegen
    uykuya \yatmak sich zum Schlafen hinlegen
    2) ( yatağa girmek) ins [o zu] Bett gehen
    3) liegen
    arkaüstü/yatakta \yatmak auf dem Rücken/im Bett liegen
    hangi hastahanede yatıyor? in welchem Krankenhaus liegt er?
    gemi limanda yatıyor das Schiff liegt im Hafen
    yatıp kalkmak ( gecelerini geçirmek) seine Nächte verbringen
    biriyle yatıp kalkmak mit jdm verkehren, mit jdm Geschlechtsverkehr haben
    4) ( gecelemek) übernachten
    5) ( fam) platzen, scheitern
    6) ins Bett gehen (-le mit), schlafen (-le mit)
    7) yatıp kalkmak die Nächte verbringen
    biriyle yatıp kalkmak mit jdm schlafen
    8) ( fam)
    kodeste \yatmak im Knast sitzen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > yatmak

  • 11 göbek

    göbek <- ği> Nabel m; Bauch m; Zentrum n; Mittelstück n; Herz n, Mark n, Gehäuse n (einer Frucht); Generation f; Ornament n in der Mitte; (Rad)Nabe f; EL Anker m; BOT Eisbergsalat m;
    göbek atmak einen Bauchtanz aufführen; fig vor Freude verrückt sein;
    göbek bağı Nabelbinde f;
    göbek bağlamak einen Bauch bekommen;
    göbek kordonu Nabelschnur f;
    göbeği biriyle bağlı unzertrennlich;
    göbeği çatlamak sich abschuften;
    göbeği çıkmak einen Bauch bekommen

    Türkçe-Almanca sözlük > göbek

  • 12 açık açık

    ( saklamaksızın) (ganz) offen, öffentlich, freimütig, in aller Offenheit; ( göstere göstere) demonstrativ
    birine bir şeyi \açık açık söylemek jdm etw in aller Klarheit sagen
    biriyle \açık açık konuşmak (ganz) offen mit jdm reden

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > açık açık

  • 13 ağız ağıza

    \ağız ağıza dolu olmak bis zum Rande gefüllt sein
    biriyle \ağız ağıza konuşmak jdn unter vier Augen sprechen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > ağız ağıza

  • 14 ahbaplık

    ahbaplık <- ğı> s
    Freundschaft f
    biriyle \ahbaplık etmek mit jdm befreundet sein; ( arkadaşça konuşmak) mit jdm gemütlich plaudern

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > ahbaplık

  • 15 akraba

    I s Verwandte(r) f(m)
    yakın/uzak \akraba ein naher/entfernter Verwandter
    yakın \akrabalar die nahe Verwandtschaft
    II adj verwandt
    \akraba diller verwandte Sprachen
    biriyle yakından \akraba olmak mit jdm nahe verwandt sein
    onlar ( birbiriyle) \akrabadır sie sind (miteinander) verwandt

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > akraba

  • 16 alış veriş

    1) Handel m
    2) Einkauf m
    \alış veriş yapmak Einkäufe machen [o tätigen]
    \alış verişe gitmek einkaufen gehen
    3) ( fig) o ( fam) ( ilişki) Beziehung f
    biriyle \alış verişi kesmek mit jdm endgültig fertig sein, mit jdm Schluss machen
    böyle işlerle hiç \alış verişim olmadı mit solchen Sachen habe ich nie etwas zu tun gehabt
    4) (bilgi \alış verişi) Austausch m

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > alış veriş

  • 17 aşk

    aşk s
    1) Liebe f
    biriyle \aşk yapmak mit jdm Liebe machen
    \aşka düşmek sich verlieben
    \aşkını etkilemek için um seiner Liebsten zu imponieren
    yasak \aşk verbotene Liebe
    kumarda kaybeden \aşkta kazanır ( prov) Unglück im Spiel, Glück in der Liebe
    2) ( reg)
    \aşk etmek ( hızla vurmak) hauen; ( tokat) scheuern
    ona ( öyle) bir tokat \aşk etti (ki...) er hat ihm (so) eine gescheuert, (dass...)
    3) ( fam)
    \aşka gelmek ins Schwärmen kommen; ( coşmak) (ganz) aus dem Häuschen geraten
    4) \aşkına um... Willen
    Tanrı [o Allah] \aşkına um Gottes Willen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aşk

  • 18 bağlantı

    1) ( irtibat) Verbindung f, Anschluss m
    biriyle \bağlantı kurmak mit jdm in Verbindung treten
    2) ( rabıta) Zusammenhang m
    3) inform ( link) Link m

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > bağlantı

  • 19 baş başa

    biriyle \baş başa vererek konuşmak jdn unter vier Augen sprechen
    saç saça \baş başa olmak sich in den Haaren liegen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > baş başa

  • 20 bela

    bela [belã:] s
    1) Unheil nt
    2) ( hak edilen ceza) gerechte Strafe
    \belasını bulmak seine gerechte Strafe bekommen
    3) Ärger m; ( kavga) Streit m
    \bela aramak Ärger suchen, Streit suchen
    \bela çıkarmak Streit anfangen
    birine \bela kesilmek jdm Ärger machen
    biriyle başı \belada olmak mit jdm Ärger haben
    güç \bela mit Mühe und Not, mit Ach und Krach
    \belalar mübareği! eine schöne Bescherung!
    4) ( pej) o ( fam) (baş \belası) Plage f
    5) birine \bela okumak jdn verfluchen
    bu Allah'ın \belası herif dieser verdammte Kerl
    6) ( fig) o ( fam)
    başı \belaya girmek in Teufels Küche kommen
    birinin/kendi başına \bela açmak jdm/sich eine schöne Suppe einbrocken
    birinin başını \belaya sokmak jdn in Teufels Küche bringen
    dilinin \belasını bulmak sich die Zunge verbrennen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > bela

См. также в других словарях:

  • göbeği (biriyle) beraber kesilmiş — göbeği (biriyle) bağlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göbeği (biriyle) bağlı — her zaman birlikte bulunan, birbirinden ayrılmayan kimseler için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • merhabayı kesmek — (biriyle) biriyle ilgisini kesmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başa çıkmak — (biriyle) güçlükler çıkaran biriyle olan işini, kendi istediği yolda sonuçlandırabilmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışverişi kesmek — biriyle ilgisi kalmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gır gır geçmek — (biriyle) alay etmek Kendi sinema serüveniyle gır gır geçen Sadri Bey, herhâlde yaşantısını sinemaya yansıtmak isterdi. S. İleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • jurnal etmek — biriyle ilgili olarak yetkililere kötülemek, ihbar yazısı vermek veya böyle bir bilgiyi iletmek Meğer bizimki ayda otuz lirayı hak etmek için her gün beni jurnal edermiş. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maytap geçmek — biriyle alay etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saraka etmek — biriyle alay etmek, eğlenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • selamı sabahı kesmek — (biriyle) her türlü ilişkisine son vermek Onunla tamamıyla selamı sabahı kestim. Ne olursa olsun deyip adını bile artık ağzıma almaz oldum. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüzgöz olmak — biriyle gereksiz yere, aşırı derecede senli benli olmak İkisinin de bu kadar az zamanda birbirleriyle bu derece yüzgöz olmalarına şaşmamak mümkün değildi. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»