-
1 ach
ah, aman;\ach Gott! aman Allah!;\ach, du lieber Himmel! hay Allah!;\ach, so ist das! vay, demek ki öyle!, öyle oldu ha!;\ach nee! yok canım!, yok yahu!;\ach so! demek öyle!, ha!;\ach, wie schade/schön! ah [o aman], ne yazık/güzel!, amma güzel ha!;\ach was! ( fam) haydi (canım) sen de!;\ach wo! ( fam) ne gezer! -
2 dass
es sei denn, dass ola ki …;fam dass ich es bloß nicht vergesse aman unutmayayım;ohne dass -meden/-meksizin;nicht dass ich wüsste bildiğim kadarıyla … değil/yok; -
3 Güte
Güte f <Güte; o pl> iyilik, yardımseverlik; ÖKON kalite, sınıf;fam meine Güte! aman Allahım! -
4 ja?
ja? olur mu?; tamam mı?;du kommst doch, ja? sen geliyorsun değil mi?;ja doch!, aber ja! ama tabii!;ja sagen (zu) -e evet/olur demek;ich glaube ja! sanırım öyle!;da ist er ja! geldi/burada işte!;ich sagte es Ihnen ja size söylemiştim ya;ich bin ja (schließlich) … ben de nihayet …;tut es ja nicht! sakın yapmayın!;sei ja vorsichtig! aman dikkatli ol!;ja, weißt du nicht? peki sen bilmiyor musun?;ich würde es ja gern tun, aber … ben yapmak isterim tabii, ama … -
5 Leistung
Leistung f <Leistung; Leistungen> çalışma, işleme; besondere: başarı; PHYS güç; TECH a verim, çıktı, randıman; (Dienstleistung) servis; (Sozialleistung) yardım, ödeme;fam iron eine reife Leistung! aman ne marifet!; -
6 anfangen
an|fangendas fängt ja gut an! ( iron) aman, ne de iyi başladı!;klein \anfangen küçükten başlamakII vt1) ( beginnen) başlamak ( mit -le) (zu -e); ( plötzlich) başlayıvermek (zu -e); ( einleiten) başlatmak; ( Gespräch) açmak;von vorn \anfangen başından başlamak;es fing an zu regnen yağmur yağmaya başladı;fang nicht wieder damit an! gene başlama!;bei einer Firma \anfangen bir firmada (çalışmaya) başlamak;Streit \anfangen kavga çıkarmak; ( verbal) tartışmaya başlamakwas sollen wir jetzt nur \anfangen? şimdi biz ne yapalım!;damit kann ich nichts \anfangen bununla bir şey yapamam;ich weiß nicht, was ich damit \anfangen soll onunla ne yapacağımı bilmiyorum -
7 bisschen
ein \bisschen biraz;ein kleines \bisschen birazcık;ich habe kein \bisschen Zeit für dich senin için birazcık olsun vaktim yok;es geht mir kein \bisschen besser birazcık olsun düzelmedim [o iyileşmedim];das ist ein \bisschen wenig bu biraz az;ach du liebes \bisschen! aman tanrım! -
8 bloß
bloß [blo:s]I adj2) ( Worte) kuru;mit \bloßen Füßen yalınayak;mit \bloßem Auge çıplak gözle;der \bloße Gedanke macht mich nervös düşüncesi bile sinirimi bozuyor;aus \bloßer Neugier sırf meraktanlass das \bloß! sakın yapma!;was hast du \bloß? neyin var ki?;sag \bloß! deme!;\bloß nicht! sakın ha!, aman derim!;sei \bloß ruhig! sakin ol hele! -
9 flehen
-
10 Gnade
Gnade <-n> ['gna:də] f2) ( Barmherzigkeit) merhamet;für jdn um \Gnade bitten biri için aman dilemek;\Gnade vor Recht ergehen lassen adalete merhamet katmak;von Gottes \Gnaden Allah'ın inayetiyle3) ( Strafnachlass) af -
11 Gott
mit \Gottes Hilfe Tanrı'nın yardımıyla;grüß \Gott! ( dial) selamünaleyküm!;mein \Gott! Allah'ım!;um \Gottes willen! aman Allahım!, Tanrı aşkına!, Allah aşkına!, Allah rızası için!, Allah'ını seversen!;\Gott sei Dank! ( fam) Tanrı'ya şükür(ler) !, Allah'a şükür!, hamdolsun!;\Gott hab ihn selig Allah rahmet eylesin;ich schwöre bei \Gott vallahi billâhi;weiß \Gott ( fam) alimallah, Allah bilir;in \Gottes Namen ( fam) Tanrı adına;\Gott bewahre! ( fam) Allah korusun!;über \Gott und die Welt reden havadan sudan konuşmak;leben wie \Gott in Frankreich ( fam) kont gibi yaşamak, krallar gibi yaşamakdie griechischen/römischen Götter Yunan/Roma tanrıları;ein Bild für die Götter ( fam) allahlık bir manzara -
12 Güte
Güte ['gy:tə] f1) ( Freundlichkeit) lütuf, dostluk, iyilikçilik, iyilikseverlik;ach du liebe \Güte! ( fam) aman tanrım!2) ( Qualität) kalite;das war ein Reinfall erster \Güte ( fam) bu birinci kalite bir fiyaskoydu -
13 herrje
-
14 Himmel
Himmel <-s, -> ['hıməl] mam \Himmel gökyüzünde, havada;im \Himmel cennette;der Opa ist im \Himmel ( Kindersprache) dede cennette;in den \Himmel kommen cennetlik olmak;\Himmel und Hölle ( Kinderspiel) seksek;\Himmel und Hölle in Bewegung setzen ( fam) yeri göğü yerinden oynatmak;aus heiterem \Himmel gökten zembille inercesine, gökten zembille inmiş gibi;jdn/etw in den \Himmel heben ( fam) bir kimseyi/şeyi göklere çıkarmak;unter freiem \Himmel açık havada;im siebten \Himmel sein ( fam) dünyayı pespembe görmek;dieses Unrecht schreit zum \Himmel bu haksızlığım diye bar bar bağırıyor, bu haksızlığın daniskasıdır;um \Himmels willen! aman tanrım!;dem \Himmel sei Dank! tanrıya şükürler olsun!;\Himmel, Arsch und Zwirn! ( vulg) Allah kahretsin! -
15 igitt
igitt(igitt) [i'gıt(igıt) ] interj( dial) pöf, ö, aman -
16 ja
ja [ja:] adv1) ( zustimmend) evet, öyledir;ich glaube \ja öyle sanıyorum;wenn \ja, dann... öyleyse, o zaman...;ach \ja evet, öyle;aber \ja ama öyle;\ja doch! öyle işte!;zu allem \ja und amen sagen ( fam) her şeye amenna demek2) ( fragend) öyle mi?;du bist also einverstanden, \ja? razısın demek, öyle mi?3) ( doch)da kommt er \ja geliyor işte4) ( aber) ama;das ist \ja fürchterlich bu feci bir şey ama;es ist \ja noch früh daha erken ama5) ( bloß)komm \ja pünktlich! aman vaktinde gel!;lass dich \ja nicht mehr hier sehen ( fam) buralarda sakın bir daha görünme -
17 o
-
18 oje
-
19 um
um [ʊm]I präp1) ( räumlich)\um... ( herum) etrafında; ( in der Nähe) yakınında;sie ging \um den Tisch ( herum) masanın etrafında döndü;er hat gern Freunde \um sich dostlar arasında bulunmaktan hoşlanır;\um die Ecke gehen köşeyi dönmek;die Gegend \um Freiburg Freiburg'un çevresi;sie schlug \um sich dövündü2) ( bei Uhrzeit) -de;\um drei Uhr saat üçte3) ( ungefähr) sularında;sie kommt so \um den Fünfzehnten ayın on beşi sularında geliyor [o gelecek]4) ( vorüber)die Zeit ist \um zaman bitti5) ( Wiederholung)es verging Woche \um Woche üzerinden haftalar geçti, haftalar akıp geçti6) ( Differenz)sie ist \um ein Jahr älter o bir yaş daha büyüktür;die Ausgaben \um 10% senken harcamaları yüzde 10 indirmekes geht \ums Geld konu parayla ilgili8) ( wegen)\um keinen Preis hiçbir surettesich \um etw streiten bir şey yüzünden kavga etmeksich \um jdn kümmern biriyle ilgilenmek [o meşgul olmak]II präp;\um... willen aşkına, uğruna, için;\um Himmels willen! aman tanrım!;\um Gottes willen! Tanrı aşkına!, Allah aşkına!, Allah rızası için!, Allah'ını seversen!1) ( final)\um... zu üzere,...mek için;er stand auf, \um zu gehen gitmek üzere kalktı2) ( konsekutiv)er ist klug genug, \um seinen Fehler zuzugeben hatasını kabul edecek kadar akıllıdırder Tisch kostet \um die zweihundert Euro ( herum) masanın fiyatı aşağı yukarı iki yüz euro, masanın fiyatı iki yüz euro cıvarında -
20 willen
um jds/etw gen \willen bir kimse/şey için;um Gottes \willen! aman Allahım!, Tanrı aşkına!, Allah aşkına!, Allah rızası için!, Allahını seversen!
См. также в других словарях:
aman — [ amɑ̃ ] n. m. • 1731; mot ar. ♦ En pays musulman, Octroi de la vie sauve à un ennemi ou un rebelle vaincu. Demander l aman : faire sa soumission. « Le F. L. N. contraint par la force à demander l aman » (F. Mauriac). ⊗ HOM. Amant. ● aman nom… … Encyclopédie Universelle
aman — AMÁN interj., subst. 1. interj. (înv.) Îndurare! iertare! 2. subst. (În expr.) A fi (sau a ajunge) la aman = a fi (sau a ajunge) la mare strâmtoare. A lăsa (pe cineva) la aman = a părăsi (pe cineva) când are nevoie de ajutor. – Din tc. aman.… … Dicționar Român
aman — aman; aman·dine; aman·ist; aman·i·top·sis; aman·u·en·sis; aman·ta·dine; … English syllables
aman — àmān [b] (II)[/b] uzv. DEFINICIJA 1. zaboga!, ob. u značenju kao »za boga miloga!« (u čuđenju) 2. budi milostiv!, oprosti!, pomozi! (kada se traži milost, oproštaj ili pomoć) [Aman pomagaj!] 3. boga mi!, vjere mi!, duše mi! itd. (za pojačavanje)… … Hrvatski jezični portal
aman — àmān [b] (I)[/b] m <G amána> DEFINICIJA reg. pov. milost, samilost, sažaljenje, oprost [pasti komu na aman preklinjati koga za milost] ETIMOLOGIJA tur. ← arap. ämān … Hrvatski jezični portal
Aman — Le nom est porté dans le Haut Rhin, mais aussi dans le Sud Est (04, 38, 83). Dans le premier cas, c est une variante d Ammann, Amtmann, nom désignant un intendant, un bailli (cf. l allemand Amtmann ), parfois aussi un employé ou un domestique.… … Noms de famille
amán — (Del ár. amān, seguridad). m. Entre los musulmanes, seguridad o cuartel que pide quien se rinde … Diccionario de la lengua española
åmån — åmån, Voigtei im schwedischen Län Jönköping, darin Calmar … Pierer's Universal-Lexikon
Aman — Aman, 1) Nebenfluß des Irtisch (s.d.); 2) so v.w. Behringsstraße … Pierer's Universal-Lexikon
aman- — *aman germ.: Quelle: Personenname; Sonstiges: Reichert, Lexikon der altgermanischen Namen 2, 1990, 460 (Amanung) … Germanisches Wörterbuch
aman — AMAN, La ville dite par les anciens, Apamea. Elle est entre Alep et Damas … Thresor de la langue françoyse