-
1 ordentlich
ordentlich ['ɔrdəntlıç]I adj3) ( anständig) dürüst;etwas O\ordentliches lernen doğru dürüst bir şey öğrenmekeine \ordentliche Tracht Prügel adamakıllı bir dayakII adves ist heute \ordentlich kalt bugün (hava) bayağı soğuk -
2 Tarif
Tarif <-s, -e> [ta'ri:f] mtarife;nach \Tarif bezahlt werden toplu sözleşmeye göre ödeme yapılmak;über/unter \Tarif bezahlt werden toplu sözleşmenin üstünde/altında ödeme yapılmak -
3 adrett
adrett adj derli toplu -
4 Anstecknadel
Anstecknadel f (toplu)iğne; (Abzeichen) rozet -
5 aufgeräumt
aufgeräumt adj derli toplu -
6 geballt
geballt adj sıkılmış (yumruk usw); toplu -
7 gesammelt
gesammelt adj konsantre; dinlenmiş;gesammelte Werke von -in toplu eserleri -
8 Gesamtausgabe
Gesamtausgabe f ÖKON toplam harcama(lar); (Buch) -in toplu eserleri pl, külliyat -
9 Gesamthochschule
Gesamthochschule f (Universität + Fachhochschule) toplu yüksekokul -
10 Gesamtschule
Gesamtschule f toplu ilk ve ortaöğretim okulu -
11 Manteltarif
Manteltarif m ÖKON toplu sözleşme şartları/koşulları -
12 Manteltarifvertrag
Manteltarifvertrag m toplu sözleşme -
13 Massenverkehrsmittel
Massenverkehrsmittel n toplu taşıma aracı -
14 Nullrunde
Nullrunde f ücret artışı getirmeyen toplu sözleşme -
15 ordentlich
1. adj Person, Zimmer, Haushalt düzenli, derli toplu, düzgün; (richtig, sorgfältig) doğru, özenli; (gründlich) esaslı; (anständig) terbiyeli; Leute namuslu; Mitglied olağan, tam; Gericht adlî; (beachtlich) hatırı sayılır; fam (tüchtig, kräftig) adamakıllı, esaslı2. adv seine Sache ordentlich machen işini iyi yapmak;sich ordentlich benehmen (anziehen) terbiyeli davranmak (giyinmek) -
16 Retrospektive
Retrospektive [-v-] f <-; -n> toplu bakış, retrospektif -
17 rundlich
rundlich adj toplu, şişmanca -
18 Sammelbestellung
Sammelbestellung f toplu sipariş -
19 sämtlich
-
20 Streckennetz
Streckennetz n şebeke (toplu ulaşımda)
См. также в других словарях:
toplu — sf. 1) Topu olan Toplu tabanca. 2) Hepsi bir arada bulunan, toplanmış Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır. N. Cumalı 3) Birlikte yapılan, kombine 4) Düzenlenmiş, dağınık olmayan Toplu bir oda. 5) Topunu,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu — 1. sif. Topu olan, toplarla silahlanmış. Qoşunun toplu hissələri. 2. 1. is. Bir yerə yığılmış adamlar; dəstə, yığın. Uşaq toplusu. – Gövhər birdən adam toplusunu gördü, diksindi, bərkdən bir qıy çəkdi. Ə. Vəl.. 2. sif. qram. Bir tam kimi başa… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
toplu çalışım — is. Toplu çalışma … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu çalışma — is. Bir konu, bir iş için gerçekleştirilen birlikte çalışma, toplu çalışım … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu taşımacılık — is., ğı Toplu taşıma yapma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu-tüfəngli — bax top tüfəngli. Xəlvəti işə girişən şeytan şuğul kar görməyəndə toplu tüfəngli padşah qoşunu hərəkətə gəlir, bölük bölük soldat, dəstə dəstə qazaq yeriyirdi. S. R … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
toplu — altı ay bir yaş arası kuzu … Beypazari ağzindan sözcükler
toplu caz — is. Caz müzisyenlerinin bir araya gelerek müzik yapmaları … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu iğne — is. Başında küçük bir toparlak bulunan iğne … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu konut — is. Önceden planlanmış belli bir yerleşim bölgesinde vatandaşa devletin açtığı kredi yardımları ve katkılarıyla oluşturulan yapılar bütünü … Çağatay Osmanlı Sözlük
toplu sözleşme — is. İş kanununa göre, işverenle bir yerde çalışan işçiler arasındaki çalışma şartlarını ve ücretleri düzenlemek amacıyla, işçilerin bağlı olduğu sendika ile işveren arasında belli bir süre için imzalanan anlaşma … Çağatay Osmanlı Sözlük