-
1 Tischtuch
Tischtuch n sofra örtüsü; auf dem Boden sofra bezi -
2 Tafeltuch
Tafeltuch ntsofra bezi, sofra örtüsü -
3 anrichten
es ist angerichtet! sofra hazır! -
4 aufdecken
aufdecken <-ge-, h>1. v/t açmak; keşfetmek;das Bett aufdecken yatağı açmak2. v/i sofra kurmak -
5 Esstisch
Esstisch m yemek masası, sofra -
6 Geschirr
Geschirr [ɡə'ʃɪr] n <-s; -e> (Porzellangeschirr) sofra takımı; (Küchengeschirr) mutfak takımı; schmutziges bulaşık;Geschirr spülen bulaşık yıkamak -
7 Kochsalz
Kochsalz n sofra tuzu; CHEM sodyum klorür -
8 Tafel
Tafel f <Tafel; Tafeln> Schule usw (kara)tahta; (Anschlagtafel) ilan tahtası; (Schild) levha; (Gedenktafel) plaket; (Schokoladentafel) kalıp; Essen sofra -
9 Tafelgeschirr
Tafelgeschirr n sofra takımı -
10 Tafelwein
Tafelwein m sofra şarabı -
11 Tischgebet
Tischgebet n: das Tischgebet sprechen sofra/yemek duasını okumak -
12 Tischwein
Tischwein m sofra şarabı -
13 Wäsche
Wäsche f <Wäsche; o pl> (zu Waschendes) kirli(ler), çamaşır; (Waschen) (çamaşır) yıkama; (Bettwäsche) yatak takımı; (Tischwäsche) sofra takımı; (Unterwäsche) iç çamaşırı;in der Wäsche çamaşırda;fig schmutzige Wäsche waschen kirli çamaşırları ortaya dökmek -
14 Kuvert
Kuvert <-s, -s> [ku've:ɐ] nt -
15 Tafel
Tafel <-n> ['ta:fəl] f1) ( Brett, Anzeige\Tafel) tahta; (Gedenk\Tafel) levha2) ( in der Schule) tahta3) ( für Vertäfelung) ağaç4) (Schokoladen\Tafel) kalıp5) ( Tabelle) çizelge; (Abfahrts\Tafel) cetvel; (Logarithmen\Tafel) tablo6) ( Illustration) ilüstrasyon7) arch (Ton\Tafel) tablet -
16 Tafelwein
Tafelwein <-(e) s, -e> msofra şarabı -
17 Tisch
Tisch <-(e) s, -e> [tıʃ] mmasa; ( Tafel) sofra;den \Tisch decken sofrayı kurmak;am \Tisch sitzen masada [o sofrada] oturmak;am runden \Tisch yuvarlak masada;sich an den gedeckten \Tisch setzen ( fig) hazıra konmak;unter den \Tisch fallen ( fam) dikkate alınmamak;etw unter den \Tisch fallen lassen ( fam) bir şeyi dikkate almamak;jdn unter den \Tisch trinken ( fam) içki içmede birinden baskın çıkmak;etw ist vom \Tisch ( fam) bir şey gündemden kalkmış olmak;reinen \Tisch machen ( fam) hâle yola koymak;etw vom \Tisch wischen ( fam) bir şeye kulak asmamak;zu \Tisch bitten sofraya buyur etmek -
18 Tischdecke
masa örtüsü; ( Esstisch) sofra örtüsü -
19 Tischgebet
Tischgebet ntsofra duası, yemek duası -
20 Tischgespräch
sofra muhabbeti; ( nach dem Essen) yemek sonrası muhabbeti
- 1
- 2
См. также в других словарях:
sofra — SOFRÁ, sofrale, s.f. (înv.) Masă mică, circulară şi foarte joasă, la care se mânca stând pe divan. – Din tc. sofra. Trimis de IoanSoleriu, 13.09.2007. Sursa: DEX 98 sofrá s. f. (sil. fra), art. sofráua, g. d. art. sofrálei; pl. sofrále … Dicționar Român
sofra — sȍfra ž <G mn sȏfrā/ ī> DEFINICIJA reg. okrugli stol za kojim se jede sjedeći na jastucima ONOMASTIKA pr. (nadimačko): Sȍfrić (Zagreb, Turopolje, Baranja) ETIMOLOGIJA tur. ← arap. sufrä … Hrvatski jezični portal
şofră — şófră, şófre, s.f. (reg.) peşte mic, zvelt, de culoare albă argintie cu gura oblică, ce trăieşte în apele dulci; albişoară, albiţă, sorean, obleţ. Trimis de blaurb, 13.02.2007. Sursa: DAR … Dicționar Român
sofra — is., Ar. sufre 1) Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu Yemek vakti gelmiş, misafirler sofraya oturmuşlardı. R. N. Güntekin 2) Birlikte yemek yiyenlerin tümü Bizim sofra çok şendir. 3) Genellikle tekerlek biçiminde,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
sofra tahtası — is. Yerde yemek yeneceği zaman üzerine sofra takımı konan alçak masa Sofra tahtası, çardağın köşesinde kalan zeytinin gölgesinde kurulmuştu. N. Cumalı … Çağatay Osmanlı Sözlük
sofra kurmak — yemek yemek için sofra takımını dizmek ve yiyecekleri hazırlamak Hanımlar sessiz hareketlerle ortaya iki sofra kurmuşlardı. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
sofra örtüsü — is. Sofra kurulurken masanın üzerine serilen örtü … Çağatay Osmanlı Sözlük
sofra — so|fra Mot Pla Nom femení … Diccionari Català-Català
sofra başı — is. Sofranın etrafı, yemek yeme yeri … Çağatay Osmanlı Sözlük
sofra bezi — is. Sofranın altına serilen yaygı … Çağatay Osmanlı Sözlük
sofra duası — is. Yemek sonunda yapılan dua … Çağatay Osmanlı Sözlük