-
21 مزيف
Iمُزَيَّف1. kalpAnlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen2. şikeliAnlamı: danışıklı spor karşılaşması3. düzmeceAnlamı: gerçek olmayan4. sahteIIمُزَيِّف1. sahteciAnlamı: sahteci2. kalpAnlamı: düzme, sahte (para)3. sahtekârAnlamı: sahteci4. kalpazanAnlamı: sahte para basan kimse5. sahte -
22 مساعدة
مُسَاعَدَة1. sübvansiyonAnlamı: devletçe yapılan para yardımı2. el birliğiAnlamı: bir ış yapmak için birleşme3. himmetAnlamı: yardım, kayırma4. medetAnlamı: yardım, imdat5. muavenetAnlamı: yardım6. ianeAnlamı: yardım7. imdatAnlamı: yardım işareti8. yardım9. bahşiş -
23 مغرم
-
24 مقلد
Iمِقْلَد1. açarAnlamı: anahtar2. kurgu3. anahtarIIمُقَلَّد1. kalpAnlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen2. sahteمُقَلِّد1. sahtekârAnlamı: sahteci2. özentici3. sahteciAnlamı: sahteci4. kalpAnlamı: düzme, sahte (para)5. taklitçiAnlamı: bir şeyin benzerini yapan6. kalpazanAnlamı: sahte para basan kimse7. sahte -
25 نقدي
نَقْدِيّ1. eleştirelAnlamı: eleştiri niteliği taşıyan2. malîAnlamı: parasal3. parasalAnlamı: para ile ilgili4. nakdîAnlamı: para ile ilgili -
26 عملة
akçe; dünyalık; efektif; mangır; mangiz; nakit; para -
27 مال
akçe; anapara; dünyalık; efektif; mal; mangır; mangiz; nakit; para; tıngır; varlık -
28 نقد
akçe; dünyalık; efektif; mangır; mangiz; para -
29 نقود
akçe; dünyalık; efektif; mangır; mangiz; para; tıngır -
30 أجرة
-
31 أريحي
أَرْيَحِيّ1. kerimAnlamı: elli açık2. cömertAnlamı: para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek.semih, verimli -
32 أزعر
أَزْعَر1. dürzü2. eşkıyaAnlamı: haydut, hırsız3. hırsızAnlamı: çalan (kimse), uğru4. muslukçu5. kapkaççıAnlamı: belli etmeden para vb. şeyleri çalıp kaçan (kimse)6. haramiAnlamı: hırsız, haydut7. dolandırıcı -
33 أشر
Iأَشَر1. kıvançAnlamı: sevinç2. mürüvvet3. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu4. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme5. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet6. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu7. sevinç8. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duyguIIأَشِر1. kalpAnlamı: düzme, sahte (para)2. kalpAnlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen3. düzmeceAnlamı: gerçek olmayan4. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan5. müfteriAnlamı: karacı, kara çalan6. martavalcıAnlamı: yalan söyleyen, palavracı7. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan8. neşeliAnlamı: sevinçli, şen -
34 أشم
أَشَمّ1. kerimAnlamı: elli açık2. âliAnlamı: yüce ve yüksek3. ulvîAnlamı: yüce4. cömertAnlamı: para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek.semih, verimli -
35 أوتيل
أُوتِيل1. misafirhaneAnlamı: konuk evi2. lokantaAnlamı: kazanç amacıyla açılmış, para karşılğında yemek yenilen yer, restoran3. otel -
36 إرث
إِرْث1. mirasAnlamı: ölen bir yakından kalan mal, mülk, para2. evlâdiyelik3. terekeAnlamı: ölen bir kimseden kalan her şey4. kalıtAnlamı: ölen bir kimseden yakınlarına geçen mal veya mülk, miras5. verasetAnlamı: hak sahibi olma -
37 إمداد
إِمْداد1. beraberlikAnlamı: birlikte olma durumu2. el birliğiAnlamı: bir ış yapmak için birleşme3. hizmetAnlamı: birine yarayan bir işi yapma4. medetAnlamı: yardım, imdat5. sayeAnlamı: koruma yardım6. ianeAnlamı: yardım7. himmetAnlamı: yardım, kayırma8. muavenetAnlamı: yardım9. imdatAnlamı: yardım işareti10. bahşiş -
38 احتراف
-
39 استدان
-
40 استعار
См. также в других словарях:
para — para … Dictionnaire des rimes
para — para·cen·tric; para·chordal; para·chute; para·drop; para·medic; para·noi·ac; para·noid; para·phrase; para·ple·gic; para·sphenoid; para·sympathetic; para·thyroid; para·typhoid; epi·para·sitism; para·biotically; para·blas·tic; para·blep·sis;… … English syllables
Para — may refer to:*Para , in English, is an affix of Greek and Latin origin meaning beside, near, past, beyond or contrary *Para Dog faced Bat, a bat species from South and Central America *Para Loga, one among the seven Logas (seven upper worlds) in… … Wikipedia
para — preposición 1. Indica finalidad: He llamado para felicitarte. 2. Seguida de nombre de profesión, puede sobrentenderse el verbo ser: Mi hermano estudia para (ser) ingeniero. 3. Indica el destino o el uso que se da a una cosa: alquilar un bici para … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
para — (Del ant. pora). 1. prep. Denota el fin o término a que se encamina una acción. 2. hacia (ǁ en dirección a). 3. U. para indicar el lugar o tiempo a que se difiere o determina el ejecutar algo o finalizarlo. Pagará para San Juan. 4. U. para… … Diccionario de la lengua española
Para — steht für: Para (Peñamellera Baja), Ort in Asturien Para (Distrikt), Distrikt in Suriname den Para (Fluss), Fluss in Suriname die Para (Russland), Fluss in Russland Para (Währungseinheit), türkische, serbische, montenegrinische und jugoslawische… … Deutsch Wikipedia
para — I {{/stl 13}}{{stl 8}}rz. ż Ia, CMc. parze {{/stl 8}}{{stl 7}} gazowy stan skupienia cieczy lub ciała stałego, tworzący się w czasie podgrzewania : {{/stl 7}}{{stl 10}}Para wodna. Pary benzyny, ołowiu. Kłęby pary. {{/stl 10}}{{stl 20}} {{/stl… … Langenscheidt Polski wyjaśnień
Pará — Saltar a navegación, búsqueda Pará … Wikipedia Español
Pará — Symbole … Deutsch Wikipedia
para- — 1 1. a prefix appearing in loanwords from Greek, most often attached to verbs and verbal derivatives, with the meanings at or to one side of, beside, side by side (parabola; paragraph; parallel; paralysis), beyond, past, by (paradox; paragogue);… … Universalium
para — pàra ž <N mn e, G pȃrā> DEFINICIJA 1. žarg. novac [sitna para malo novca] 2. pov. stoti dio dinara, kao novčane jedinice (u SFR Jugoslaviji ili hrvatskog dinara u Republici Hrvatskoj itd.) 3. (ob. mn) novac, novčana sredstva 4. rij. kovani… … Hrvatski jezični portal