-
1 unwahrscheinlich
unwahrscheinlich ['----, '--'--] adj1) ( kaum möglich) ihtimal dahilinde olmayan, ihtimal dışı;etw für \unwahrscheinlich halten bir şeye ihtimal vermemek, bir şeyin olabileceğine ihtimal vermemek, bir şeyi ıraksamak [o uzaksamak], bir şeyin olacağına pek inanmamak2) ( unglaubhaft) inanılmaz, olacağına pek inanılmayan -
2 Aussicht
jdm die \Aussicht nehmen birinin önünü [o önüne geçip manzarayı] kapamakdie \Aussicht, dass etw geschieht bir şeyin olması ihtimali;jdm etw in \Aussicht stellen biri için bir şeye ihtimal vermek;etw in \Aussicht haben bir şeyi(n yakında gerçekleşeceğini) ummak [o beklemek];gute \Aussichten haben olma ihtimali büyük olmak; -
3 Eventualität
Eventualität [evɛntŭali'tɛːt] f <-; -en> ihtimal, (özel bir) durum -
4 Möglichkeit
Möglichkeit f <Möglichkeit; Möglichkeiten> olanak, imkân; ihtimal; (Gelegenheit) fırsat; (Aussicht) şans;nach Möglichkeit olanaklar ölçüsünde, imkân dairesinde;ich sehe keine Möglichkeit zu … imkânı göremiyorum;ist das die Möglichkeit! hiç olur mu böyle şey! -
5 unwahrscheinlich
unwahrscheinlich adj ihtimal dışı; fam (toll) olağanüstü, müthiş -
6 Wahrscheinlichkeit
Wahrscheinlichkeit f <Wahrscheinlichkeit; Wahrscheinlichkeiten> olasılık, ihtimal;aller Wahrscheinlichkeit nach çok büyük olasılıkla -
7 Eventualität
olasılık, ihtimal -
8 eventuell
-
9 Möglichkeit
1) imkân, olanak (zu -);es besteht keine andere \Möglichkeit başka bir imkânı yok;eine preiswerte \Möglichkeit zu reisen ucuz yolculuk yapabilme olanağı;nach \Möglichkeit mümkünse, olabilirse2) ( das Möglichsein) olabilirlik, olasılık, ihtimal3) ( Gelegenheit) fırsat (zu -e);verpasste \Möglichkeiten kaçırılmış fırsatlar -
10 Voraussicht
Voraussicht [-'--] faller \Voraussicht nach büyük bir olasılıkla, muhtemelen -
11 wahrscheinlich
wahrscheinlich [va:ɐ'ʃaınlıç]I adj olasılı, ihtimalî, muhtemel;es ist \wahrscheinlich, dass......si muhtemel [o olasılı]II adv olabilir, ihtimal -
12 Wahrscheinlichkeit
olasılık, ihtimal;aller \Wahrscheinlichkeit nach büyük bir olasılıkla -
13 möglicherweise
belkibir ihtimal -
14 Möglichkeit
f.ihtimalf.imkânf.olanakf.olasılık -
15 Möglichkeiten
pl.ihtimalpl.imkânpl.olanakpl.olasılık -
16 Wahrscheinlichkeit
f.ihtimalf.olasılık -
17 Wahrscheinlichkeiten
pl.ihtimalpl.olasılık
См. также в других словарях:
ihtimal — is., li, Ar. iḥtimāl 1) Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin? O. N. Akın 2) zf. Belki, ola ki İhtimal, semiz ve romatizmalı olan bu adam, suya ayağını bile değdirmemiştir. F. R. Atay… … Çağatay Osmanlı Sözlük
ihtimal ki — (A. F.) [ ﻪﮐ لﺎﻤﺘﺣا ] belki de, muhtemelen. ♦ ihtimal vermek sanmak, tahmin etmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
ihtimal ki — olabilir ki, belki … Çağatay Osmanlı Sözlük
ihtimâl — (A.) [ لﺎﻤﺘﺣا ] 1. olasılık. 2. yüklenme. 3. belki … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
İHTİMAL — (Haml. den) Mümkün olma, belki. Olması mümkün görünmek. * Kabul eylemek. * Yükselip götürmek. * İhsana mukabil şükretmek. * Kızma ve hiddetlenmekten dolayı yüzünün rengi değişmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ihtimal vermemek — bir şeyin gerçekleşeceğini, olabileceğini hiç düşünmemek … Çağatay Osmanlı Sözlük
İHTİMAL-İ ZATÎ — (Bak: İmkân ı zat … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
AGLEB-İ İHTİMAL — Büyük bir ihtimal … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ağleb -i ihtimâl — [ لﺎﻤﺘﺣا ﺐﻠﻏا ] büyük bir ihtimalle, büyük bir olasılıkla … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
BAİD-ÜL İHTİMÂL — İhtimalden uzak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
YAHTEMİL — İhtimal … Yeni Lügat Türkçe Sözlük