-
1 hapis
hapis <- psi> Gefängnis n, Haft f; fam → hapishane; Gefangene(r), Häftling m; JUR z.B. Geld beschlagnahmt, eingezogen;hapis giymek Gefängnis bekommen;hapis yatmak im Gefängnis sitzen; fam sitzen; -
2 hapis
1) Gefängnis nt, Haft fbir yıl \hapis yedi er bekam ein Jahr Gefängnis -
3 ağır hapis
-
4 ceza
ceza [ɑː] Strafe f, Bußgeld n;ceza alanı SPORT Strafraum m;ceza almak eine Strafe bekommen;ceza çekmek eine Strafe verbüßen (-den wegen G);ceza hukuku Strafrecht n;ceza kanunu Strafgesetzbuch n;-e ceza kesmek jemandem eine Geldstrafe auferlegen;ceza muhakemeleri usulü kanunu Strafprozessordnung f;ceza ödemek Strafe zahlen;ceza sahası SPORT Strafraum m;b-ni ceza vermek jemanden bestrafen;ceza vermek (oder ödemek) Strafe zahlen;ceza vuruşu SPORT Strafstoß m;cezayı ağırlatıcı sebepler strafverschärfende Umstände m/pl;cezasını bitirmek (oder doldurmak) seine Strafe absitzen;cezasını bulmak seine verdiente Strafe finden;-in cezasını çekmek oder görmek büßen müssen (für A);cezaya kalmak Schüler nachsitzen müssen;ağır ceza Freiheitsstrafe f (Türkei über 5 Jahre);hapis cezası Gefängnisstrafe f; -
5 delik
1) Loch ntbirini deliğe tıkmak jdn ins Loch stecken, jdn einlochen [o einbuchten] -
6 giymek
-
7 hapsi
-
8 ömür boyu
-
9 yemek
1. 1) Essen nt\yemek hazır das Essen ist fertig\yemek pişirmek kochen\yemek \yemek essen2) (hazır \yemek) Gericht nt, Speise fMacar yemeği ungarisches Gericht2. I vt2) ( tırnaklarını) abkauenII vibir tane \yemek eins draufkriegenbir tokat \yemek eine Ohrfeige bekommenüç yıl hapis/kodes yedi er hat drei Jahre Gefängnis/Knast bekommen
См. также в других словарях:
hapıs — hapis … Beypazari ağzindan sözcükler
hapis — is., psi, Ar. ḥabs 1) Bir yere kapatıp salıvermeme 2) Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası 3) Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane Sadakatinin mükâfatını hapiste aç kalmakla görür. B.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis giymek — hapis cezasına çarptırılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis kalmak — 1) mahkûm olarak hapiste yatmak 2) bir yere çıkamaz, gidemez durumda olmak Bu köprünün yol vermeyişinden dolayı, Haliç te yıllar boyu hapis kalan gemiler oldu. A. Boysan … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis yatmak — hükümlü olduğu süreyi hapishanede geçirmek Adamcağız hem hapis yatacak hem dayak yiyecek. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
Hapis — Haapaniemen urheilukenttä … Suomen slangisanakirjaa
hapis — (A.) [ ﺲﺒﺣ ] bir yere kapatma veya kapanma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
HAPİS — (Bak: Habs … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ağır hapis cezası — is., huk. Yirmi yıl veya ömür boyu hapis cezası … Çağatay Osmanlı Sözlük
hafif hapis cezası — is., huk. Ayrı hücreye kapatılmaksızın çektirilen hapis cezası … Çağatay Osmanlı Sözlük
müebbet hapis — is., psi Ömür boyu süren hapis … Çağatay Osmanlı Sözlük