-
1 heiraten
evlenmeevlenmek -
2 Heiratsanträge
evlenme teklifi -
3 Trauschein
evlenme belgesi -
4 Trauscheine
evlenme belgesi -
5 Heiratsantrag
Heiratsantrag m evlenme teklifi;jemandem einen Heiratsantrag machen b-ne evlenme teklif etmek -
6 Heiratsanzeige
1) ( Bekanntgabe) evlenme ilanı2) ( für Partnersuche) evlenme ilanı, evlenmek için eş arama ilanı -
7 angeheiratet
angeheiratet adj sıhrî/paralyans hısım, evlenme yoluyla akraba;angeheiratete Tante yenge;angeheirateter Onkel enişte -
8 Antrag
er machte ihr einen Antrag ona evlenme(yi) teklif etti;einen Antrag stellen auf … için dilekçe vermek -
9 Aufgebot
Aufgebot n <Aufgebots; Aufgebote> askı (evlenme için); silah altına alma;das Aufgebot bestellen evlenmek için başvurmak;mit starkem Aufgebot erscheinen takviye edilmiş olarak çıkagelmek -
10 Heirat
Heirat f <Heirat; Heiraten> evlenme, nikâh -
11 Heiratsschwindler
Heiratsschwindler m evlenme vaadiyle dolandırıcılık yapan -
12 Hochzeitstag
Hochzeitstag m düğün günü; (Jahrestag) evlenme yıldönümü -
13 Trauschein
Trauschein m evlenme belgesi -
14 Trauung
Trauung f <Trauung; Trauungen> evlenme töreni, nikâh -
15 Zölibat
Zölibat <-s; o pl> rahiplere evlenme yasağı -
16 anhalten
-
17 Eheschließung
evlenme, nikâh -
18 Eheversprechen
evlenme vaadi -
19 Heirat
-
20 Heiratsalter
Heiratsalter ntkein pl evlenme çağı
- 1
- 2
См. также в других словарях:
evlenme — is. Evlenmek işi, izdivaç Ama bu evlenmesinden şimdi pek pişmandır. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
dışarıdan evlenme — is., top. b. Dış evlilik … Çağatay Osmanlı Sözlük
NİKÂH — Evlenme. Şeriata uygun şekilde evlenme. * Resmi evlenme muâmelesi. (Bak: Mücâhede … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
kısmet (veya kısmeti) çıkmak — evlenme teklifi almak Zavallı kızın kısmeti çıkmış, kendine sormadan, danışmadan hemen vermişler. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük
yüzüğü geriye çevirmek — evlenme sözünü geri almak, nişanı bozmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (veya varır) ya zurnacıya — evlenme çağındaki kızı büyükleri uyarmazlarsa uygun olmayan birisiyle evlenir anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
TEEHHÜL — Evlenme. * Ülfet ve ünsiyet eyleme. Ehlileşme … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
başlamak — e 1) Bir işe girişmek, harekete geçmek Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı. H. Taner 2) nsz Çalışır, işler, yürür duruma girmek Bundan başka evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı. H. E. Adıvar 3) Olmak, oluşmak, ortaya… … Çağatay Osmanlı Sözlük
cüzdan — is., Ar. cuzˀ + Far. dān 1) Para, kâğıt vb. koymaya yarayan küçük çanta 2) Bir kimsenin kimliğini bildirmek için resmî bir yerden kendisine verilen, cep defteri biçimindeki belge Nüfus cüzdanı. Evlenme cüzdanı. Birleşik Sözler banka cüzdanı hesap … Çağatay Osmanlı Sözlük
damat — is., dı, Far. dāmād 1) Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi 2) Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi 3) esk. Padişah soyundan kız almış olan kimse Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller damat … Çağatay Osmanlı Sözlük
dış evlilik — is., ği, top. b. Evlenecek kimsenin eşini kendi boy veya soyunun dışından seçmesi kuralına dayalı evlilik biçimi, dışarıdan evlenme, egzogami … Çağatay Osmanlı Sözlük