-
1 صوغ
dışa vurum; diksiyon; tahrir -
2 صياغة
dışa vurum; diksiyon; kuyumculuk; tahrir -
3 ابتهاج
اِبْتِهَاج1. kıvançAnlamı: sevinç2. mürüvvet3. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç4. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma5. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet8. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç -
4 اغتباط
اِغْتِباط1. kıvançAnlamı: sevinç2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. mürüvvet4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma6. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet7. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme8. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç12. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu -
5 انبساط
اِنْبِسَاط1. kıvançAnlamı: sevinç2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. mürüvvet4. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma5. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet8. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç12. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu -
6 بسط
Iبَسَّطَ1. kolaylaştırmakAnlamı: kolay duruma getirmek2. sadeleştirmekAnlamı: yalınlaştırmak3. basitleştirmek4. uzatmakAnlamı: uzatmasına sebep olmak, temdit etmek5. sermekAnlamı: açarak yaymak veya döşemekIIبَسَطَ1. sermekAnlamı: açarak yaymak veya döşemek2. yaymakAnlamı: bir çok kimseye duyurmak3. şenlendirmekAnlamı: neşelendirmek4. düzlemekAnlamı: düzlem durumuna getirmekبَسْط1. kıvançAnlamı: sevinç2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. mürüvvet4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet8. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç -
7 بشر
Iبَشَر1. beşerAnlamı: insanoğlu2. âdemoğluAnlamı: insan denilen yaratıkların hepsiIIبِشْر1. kıvançAnlamı: sevinç2. mürüvvet3. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç8. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu10. sevinç -
8 بهجة
بَهْجَة1. kıvançAnlamı: sevinç2. zariflikAnlamı: zarif davranış veya zarif olma durumu, incelik, zarafet3. mürüvvet4. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç5. şaşaaAnlamı: görkem, gösteriş6. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu7. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma8. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet9. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme10. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç11. görkem12. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç13. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu14. sevinç15. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu16. şatafatAnlamı: süs ve gösteriş -
9 تعبيري
-
10 تعبيرية
-
11 تهلل
تَهَلُّل1. kıvançAnlamı: sevinç2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. mürüvvet4. berraklıkAnlamı: serrak olma durumu, duruluk5. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet8. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç12. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu -
12 جدار
-
13 جدر
-
14 جذل
Iجَذَل1. mürüvvet2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme6. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet7. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç8. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu10. sevinçIIجَذِل1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden3. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu4. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç5. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli6. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz7. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan8. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. sevinçliAnlamı: sevinci olan16. şenAnlamı: sevinçli, neşeli17. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
15 حائط
-
16 حبر
IحَبَّرَbezemekAnlamı: süslemek, donatmakIIحَبَر1. kıvançAnlamı: sevinç2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. mürüvvet4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet8. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç12. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duyguحَبَرَ1. ferahlanmakAnlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak2. hazzetmekAnlamı: hoşlanmak, hoşuna gitmek3. ferahlamakAnlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak4. hoşlanmakAnlamı: hoşuna gitmek5. kıvanmakAnlamı: iftihar etmek, memnun olmak6. hoşlaşmak7. açılmakAnlamı: biraz iyiyleşmek ve ferahlamak8. bezemekAnlamı: süslemek, donatmak9. coşmakIVحَبْر1. malumatlıAnlamı: bilgili2. arifAnlamı: çok anlayışlı ve sezgili kişi3. âlimAnlamı: bilginVحِبْر1. âlimAnlamı: bilgin2. malumatlıAnlamı: bilgili3. arifAnlamı: çok anlayışlı ve sezgili kişi4. mürekkep -
17 حبور
حُبُور1. kıvançAnlamı: sevinç2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. mürüvvet4. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma5. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu6. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme7. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet8. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç12. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu -
18 زفاف
زِفَاف1. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç2. zifafAnlamı: gerdeğe girme, gerdek3. damatlıkAnlamı: güveylik4. düğünAnlamı: evlenme dolayısıyla yapılan tören, eğlence -
19 سرور
سُرُور1. kıvançAnlamı: sevinç2. mürüvvet3. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma6. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet7. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme8. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç10. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu11. sevinç12. zevkAnlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu -
20 سور
- 1
- 2
См. также в других словарях:
Disa — Disa … Wikipédia en Français
disa — n. any orchid of the genus {Disa}, a genus of beautiful orchids with dark green leaves and usually hooded flowers; they are much prized as emblematic flowers in their native regions. [WordNet 1.5] … The Collaborative International Dictionary of English
Disa — bezeichnet einen Asteroiden, siehe (1319) Disa die Orchideengattung Dansk Industri Syndikat von Jørgen Skafte Rasmussen die Defense Information Systems Agency im Verteidigungsministerium der Vereinigten Staaten Direct Inward System Access,… … Deutsch Wikipedia
Disa — (D. L.), Pflanzengattung aus der Familie der Orchideae Ophrydeae, 20. Kl. 1. Ordn. L. Arten: meist schön blühende, am Cap … Pierer's Universal-Lexikon
Disa — Disa, bei den alten Letten die Göttin des Gedeihens der Früchte … Pierer's Universal-Lexikon
Disa — f Scandinavian: Latinized version of an aphetic short form of the various women s names of Old Norse origin containing the final element dís goddess (cf. e.g. HJÖRDIS (SEE Hjördis) and TORDIS (SEE Tordis)) … First names dictionary
diša — díša m <N mn e> DEFINICIJA žarg. hip. od direktor ETIMOLOGIJA vidi direktor … Hrvatski jezični portal
Disa — cardi … Wikipédia en Français
Disa — Disa Disa … Wikipedia Español
Disa — This article treats the legendary heroine Disa, for other uses see Disa (disambiguation) Illustration from Johannes Messenius s play Disa Disa is the heroine of a Swedish legendary saga, which was documented by Olaus Magnus, in 1555. It is… … Wikipedia
Disa — ▪ plant genus genus of orchids, family Orchidaceae, containing about 175 species of plants. They grow in marshes and grasslands in southeastern Africa, Madagascar, and on nearby islands. Most species bear flowers ranging in colour… … Universalium