-
1 Algebra
cebir -
2 Buchstabenrechnung
cebir -
3 Zwang
Zwang m <Zwangs; Zwänge> (Notwendigkeit) zorunluluk; (Druck) baskı; (Gewalt) zor; (Nötigung) zorlama; JUR cebir;Zwang ausüben ( auf -e) baskı yapmak;ohne Zwang serbestçe, rahatça;tu dir keinen Zwang an! kendini zora koşma!;unter Zwang handeln JUR cebir altında hareket etmek;gesellschaftliche Zwänge toplumsal zorunluluklar -
4 Gewalt
sich in der \Gewalt haben kendine hâkim olmak, kendini tutmak;jdn in seiner \Gewalt haben birini nüfuzu altında tutmak, birini elinde tutmak;in jds \Gewalt geraten birinin eline düşmek;er verlor die \Gewalt über seinen Wagen arabası üzerindeki kontrolü kaybetti;mit aller \Gewalt var gücüyle;rohe \Gewalt anwenden kaba kuvvet kullanmak2) jur;elterliche \Gewalt velâyet hakkı;höhere \Gewalt mücbir sebep(ler);ausführende/gesetzgebende/richterliche \Gewalt yürütme/yasama/yargı gücü [o erki]3) (Befehls\Gewalt) yetki1) (\Gewalttätigkeit) zor, cebir, şiddet;mit \Gewalt zorla, metazori;\Gewalt anwenden zor [o cebir] kullanmak;2) ( Heftigkeit) şiddet -
5 Zwang
\Zwang auf jdn ausüben birine zor [o cebir] kullanmak;unter \Zwang stehen zorunda olmak;tu dir keinen \Zwang an kendini zorlama [o zora koşma];gesellschaftliche Zwänge toplumsal zorunluklar;einem inneren \Zwang folgen zorguya göre hareket etmek2) ( Nötigung) zorlama3) ( Notwendigkeit) zorunluk, zaruret, mecburiyet -
6 Algebra
Algebra f <-; o pl> cebir -
7 Gewalt
Gewalt f <Gewalt; Gewalten> zor, kuvvet, cebir; (Macht) kuvvet, güç; (Beherrschung) ( über A -e) hakimiyet;mit Gewalt zorla, zor kullanarak;höhere Gewalt zorunlu neden;Gewalt anwenden (kaba) kuvvet kullanmak;die gesetzgebende Gewalt yasama kuvveti;etwas in seine Gewalt bringen bş-i tahakkümü altına almak;etwas (sich) in der Gewalt haben bş-e (kendine) hakim olmak;die Gewalt verlieren über (A) -e hakimiyetini kaybetmek -
8 Gewaltverbrechen
Gewaltverbrechen n cebir kullanma (suçu) -
9 Gewaltverbrecher
Gewaltverbrecher m cebir kullanma suçlusu -
10 Algebra
-
11 Gewaltverbrechen
cebir ve şiddet kullanarak işlenen suç -
12 Zwang
m.baskım.cebirm.zorm.zorunlulukm.şiddet
См. также в других словарях:
cebir — 1. is., bri, esk., Ar. cebr Zor, zorlayış Birleşik Sözler cebretmek cebrinefis Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller cebir kullanmak 2. is., bri, mat., esk., Ar. cebr Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler … Çağatay Osmanlı Sözlük
çebir — çöp, saz ve çalıdan urulmuş havlu, çit, kenar, havale … Çağatay Osmanlı Sözlük
CEBİR — Zabtetmek. Zor. Kuvvet. * Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek. * Bâtıl bir fırka. * Mat: Harflerle yapılan hesab. * Tıb: Fevkalâde ameliyat, kırık kemiği sarıp bütünlemek. Kırık veya çıkık uzva sarılan tahtalar … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
cebir kullanmak — bir işi yaptırmak için zora başvurmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
mali cebir — is., ekon. Paraya ilişkin konuları esas alan bilim dalı … Çağatay Osmanlı Sözlük
ayaklanma — is. 1) Ayaklanmak işi 2) Birçok kimsenin cebir ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmesi, başkaldırma, isyan, kıyam … Çağatay Osmanlı Sözlük
çok terimli — is., mat. Aralarında artı (+) veya eksi ( ) işareti bulunan birçok terimden oluşan cebir ile ilgili anlatım … Çağatay Osmanlı Sözlük
ihtilal — is., li, Ar. iḫtilāl 1) Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim Fransız ihtilali. 2) Kargaşalık, düzensizlik,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kuvvet — is., Ar. ḳuvvet 1) Fiziksel güç, takat Bu kadar cesur bir hamleye yetecek kuvvetim yok. Y. Z. Ortaç 2) Şiddet, zor, cebir Kuvvet kullanmak. 3) Yetke, erk, nüfuz 4) Dayanıklı olma durumu 5) mec. Güç Hâlbuki devlet kuvvetlerinin yerini hangi şahsi… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mali — sf., Ar. mālī 1) Mal ile ilgili Mali durumu zaten kötü. H. Taner 2) Parasal 3) Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili Mali önlemler. Birleşik Sözler mali analist mali belge mali cebir mali senet … Çağatay Osmanlı Sözlük
matematik — is., ği, Fr. mathématique 1) Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye 2) sf. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı Eski yorumcular daha ileri gitmiş,… … Çağatay Osmanlı Sözlük