-
1 جفنة
bağ; bağlık; karavana; tabak -
2 رباط
رِبَاط1. külteAnlamı: demet2. bağlantı3. hevenk4. kompresAnlamı: birkaç kat katlanmış bez5. irtibatAnlamı: bağlantı6. ilişkiAnlamı: bağ, münasebet7. linkAnlamı: iletişim dizgesi birliği8. bandajAnlamı: sargı, bağ9. münasebetAnlamı: ilişki, alâka10. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit11. alâkaAnlamı: gönul bağı veya ilgi -
3 جفنة
جَفْنَة1. karavanaAnlamı: derince metal kap2. tabakAnlamı: yemek koymak üçün yayvan kap3. bağlıkAnlamı: bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer4. bağ -
4 حزم
Iحَزَّمَ1. demetlemekAnlamı: demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak2. iliştirmekAnlamı: bağlamak, tutturmak3. destelemekAnlamı: deste duruma getirmek4. bağlamakIIحَزَمَ1. demetlemekAnlamı: demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak2. bukağılamakAnlamı: ayağa bukağı takmak3. iliştirmekAnlamı: bağlamak, tutturmak4. destelemekAnlamı: deste duruma getirmek5. paketlemekAnlamı: kutuya koyarak bağlamak6. bağlamak -
5 رابط
رابِط1. bağlantı2. irtibatAnlamı: bağlantı3. ilişkiAnlamı: bağ, münasebet4. linkAnlamı: iletişim dizgesi birliği5. münasebetAnlamı: ilişki, alâka6. bandajAnlamı: sargı, bağ7. alâkaAnlamı: gönul bağı veya ilgi -
6 ربطة
رَبْطَة1. külteAnlamı: demet2. kompresAnlamı: birkaç kat katlanmış bez3. hevenk4. bandajAnlamı: sargı, bağ5. huzmeAnlamı: demet, ışın demeti6. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit7. balya8. desteAnlamı: demet, bağlam9. demetAnlamı: bağlanarak oluşturulan deste, bağlam -
7 شد
IشَدّbağıntıIIشَدَّ1. cezp etmekAnlamı: bağlamak, kendine çekmek2. bağlamak -
8 ضماد
ضِمَاد1. külteAnlamı: demet2. bandajAnlamı: sargı, bağ3. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit -
9 ضمادة
ضِمَادَة1. bandajAnlamı: sargı, bağ2. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit -
10 عصاب
-
11 عصابة
عِصَابَة1. külteAnlamı: demet2. şiraze3. hevenk4. grup5. ekipAnlamı: takım, zümre6. fırkaAnlamı: insan topluluğu7. bandajAnlamı: sargı, bağ8. sargıAnlamı: esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit9. takımAnlamı: topluluk10. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit -
12 عصب
IعَصَبsinirIIعَصَبَ1. demetlemekAnlamı: demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak2. iliştirmekAnlamı: bağlamak, tutturmak3. destelemekAnlamı: deste duruma getirmek4. bağlamakعَصَّبَ1. iliştirmekAnlamı: bağlamak, tutturmak2. bağlamak -
13 لفافة
لِفَافَة1. cigaraAnlamı: sigara2. kabukAnlamı: bir şeyin üstünü kaplayan kısım, kışır3. kılıf4. bandajAnlamı: sargı, bağ5. sigara6. sargıAnlamı: esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit7. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit -
14 آصرة
آصِرَة1. bağlantı2. ilişkiAnlamı: bağ, münasebet3. irtibatAnlamı: bağlantı4. linkAnlamı: iletişim dizgesi birliği5. münasebetAnlamı: ilişki, alâka6. alâkaAnlamı: gönul bağı veya ilgi -
15 آلف
آلِف1. kardeş2. arkadaş3. adam4. yârAnlamı: dost, tanıdık5. dostAnlamı: sevilen, güvenilen yakın arkadaş -
16 أقارب
-
17 أقرباء
-
18 أقربون
-
19 أليف
أَلِيف1. kardeş2. insancılAnlamı: insan seven3. iltifatlıAnlamı: gönül alan4. halimAnlamı: yumuşak huylu (insanlar için)5. munisAnlamı: alışılan, yabancı olmayan6. evcilAnlamı: eve ve insana alışmış -
20 أنيس
См. также в других словарях:
bag — bag; bag·as·so·sis; bag·a·telle; bag·di; bag·ful; bag·gage·man; bag·ga·la; bag·gat·a·way; bag·ger; bag·gi·ly; bag·gi·ness; bag·git; bag·gy; bag·gy·wrin·kle; bag·man; bag·net; bag·o·net; bag·pip·er; bag·ti·kan; bag·wyn; car·pet·bag·ger;… … English syllables
bag — n Bag, sack, pouch denote a container made of a flexible material (as paper, cloth, or leather) and open or opening at the top. Bag is the widest in its range of application and is referable to anything that comes under this general description… … New Dictionary of Synonyms
bag — [bag] n. [ME bagge < ON baggi] 1. a nonrigid container made of fabric, paper, leather, etc., with an opening at the top that can be closed; sack or pouch 2. a piece of hand luggage; suitcase 3. a woman s handbag or purse 4. a) a container for… … English World dictionary
Bag — (b[a^]g), n. [OE. bagge; cf. Icel. baggi, and also OF. bague, bundle, LL. baga.] 1. A sack or pouch, used for holding anything; as, a bag of meal or of money. [1913 Webster] 2. A sac, or dependent gland, in animal bodies, containing some fluid or … The Collaborative International Dictionary of English
Bag — Bag, v. t. [imp. & p. p. {Bagged} (b[a^]gd); p. pr. & vb. n. {Bagging}] 1. To put into a bag; as, to bag hops. [1913 Webster] 2. To seize, capture, or entrap; as, to bag an army; to bag game. [1913 Webster] 3. To furnish or load with a bag or… … The Collaborative International Dictionary of English
BAG — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. {{{image}}} Sigles d une seule lettre Sigles de deux lettres > Sigles de trois lettres … Wikipédia en Français
bag — UK US /bæg/ noun [C] ● be in the bag Cf. be in the bag ● be left holding the bag Cf. be left holding the bag … Financial and business terms
bag — ► NOUN 1) a flexible container with an opening at the top. 2) (bags) loose folds of skin under a person s eyes. 3) (bags of) informal, chiefly Brit. plenty of. 4) informal an unpleasant or unattractive woman. 5) (one s bag … English terms dictionary
Bag — [bɛk, engl. bag] das; [s], [s] <aus engl. bag »Sack, Tasche«, dies über mittelengl. bagge aus altnord. baggi> Sack als Maß (in Kanada 1 Bag Kartoffeln = 40,8 kg) … Das große Fremdwörterbuch
bag — [n1] container for one’s possesions attaché, backpack, briefcase, carryall, carry on, case, duffel, gear, handbag, haversack, holdall, kit, knapsack, pack, packet, pocket, pocketbook, poke, pouch, purse, rucksack, sac, sack, saddlebag, satchel,… … New thesaurus
bag up — ˌbag ˈup [transitive] [present tense I/you/we/they bag up he/she/it bags up present participle bagging up past tense … Useful english dictionary