Перевод: с русского на турецкий

с турецкого на русский

tenkit

  • 1 критический

    kritik
    * * *
    I
    eleştirel; eleştirmeli

    крити́ческая статья́ — eleştiri yazısı, eleştirmeli yazı

    крити́ческий подхо́д к вопро́су — konuya eleştirel yaklaşım

    сме́рить кого-л. крити́ческим взгля́дом — tenkit dolu bir bakışıyla süzmek

    II
    bunalımlı; buhranlı; kritik

    в са́мые крити́ческие дни войны́ — savaşın en bunalımlı / kritik günlerinde

    ••

    крити́ческая ма́сса — физ. kritik kütle

    Русско-турецкий словарь > критический

  • 2 порядок

    м

    навести́ поря́док в ко́мнате — odaya düzen vermek, odaya derleyip toplamak

    в ко́мнате не́ было поря́дка — odada çekidüzen kalmamıştı

    привести́ себя́ в поря́док (оправиться) — kendine çekidüzen vermek

    привести́ в поря́док во́лосы / причёску — saçına çekidüzen vermek

    2) ( строй) düzen

    попы́тки восстанови́ть колониа́льные поря́дки — sömürge düzenini yeniden kurma girişimleri

    созда́ть но́вый междунаро́дный экономи́ческий поря́док — yeni bir uluslararası ekonomik düzen kurmak

    3) (обычай, обыкновение) adet, düzen

    по заведённому поря́дку — kurulu düzene uyarak / uyularak

    поря́док слов в предложе́нии — грам. kelime düzeni

    счита́ть в обра́тном поря́дке — sayıları ters saymak

    расположи́ть что-л. по поря́дку — sıraya koymak

    поря́док движе́ния (на ма́рше) — yürüyüş sırası

    5) (способ, метод) usul (- slü), yol, düzen

    поря́док вы́дачи виз — vize ita usulü

    поря́док сбо́ра чле́нских взно́сов — aidat tahsil düzeni

    я э́то говорю не в поря́дке кри́тики — bunu tenkit bakında söylemiyorum

    в суде́бном поря́дке — mahkeme yoluyla

    в односторо́ннем поря́дке — tek yanlı olarak

    6) (свойство, качество) tür

    явле́ния одного́ поря́дка — aynı türden olgular

    ассигнова́ние поря́дка ста миллио́нов рубле́й — разг. yaklaşık yüz milyon rublelik tahsisat

    7) (построение, строй) düzen, nizam

    приня́ть боево́й поря́док — savaş düzenine girmek

    ••

    всё в поря́дке — herşey yolunda

    у маши́ны мото́р не в поря́дке — arabanın motoru işlemiyor / arızalıdır

    для поря́дка — adet yerini bulsun diye

    поря́док дня — gündem

    Русско-турецкий словарь > порядок

См. также в других словарях:

  • tenkit — 1. is., esk., Ar. tenḳīṭ Noktalama 2. is., di, Ar. tenḳīd 1) Eleştirme, eleştiri Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir. A. M. Dranas 2) ed. Eleştiri Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tenkit etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tenkit etmek — eleştirmek Bir kitabı tenkit edebilmek için ilk şart o kitabı başından sonuna kadar okumaktır. O. V. Kanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TENKİT — Temizleme, fenasını atma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • eleştiri — is. 1) Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit Fırkacılık, karşıya sövüp saymadan çamur atmadan çok önce hatta karşıyı eleştiriden önce, kendi ilke ve amaçlarını, uygulama… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ciddi — sf., Ar. ciddī 1) Şaka olmayan, gerçek Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı. T. Buğra 2) Ağırbaşlı Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım. H. R. Gürpınar 3) Titizlik gösterilen, önem verilen Bu dönemde yazara …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çünkü — bağ., Far. çūn + ki Şundan dolayı, şu sebeple, zira Ben şimdi sizin fikrinizi tenkit etmeyeceğim çünkü faydasızdır. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eleştirme — is. Eleştirmek işi, tenkit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eleştirmek — i Bir düşünceyi, bir eseri, bir yargıyı inceleyerek doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkarmak ve gerçek değerini belirtmek, tenkit etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rüküş — sf., Ar. ruḳşe Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın) Sadece kasabanın adam çekiştirmesinden başka bir şey bilmeyen seviyesiz ve rüküş kadınlarını tenkit ediyordu. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taşı gediğine koymak — gerekli bir sözü tam zamanında ve yerinde söyleyerek karşısındaki kimseyi susturmak, zekice davranmak Fırsat çıkmışken kim bilir hangi uzak meseleden tutturup taşı gediğine koymak ve tenkit etmiş olmak için kaplarına sığamıyordu. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • intikâd — (A.) [ دﺎﻘﺘﻥا ] eleştiri, tenkit …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»