-
1 einholen
telafi etmekyetişmek -
2 aufholen
-
3 Ausgleich
Ausgleich m <Ausgleichs; Ausgleiche>: als Ausgleich für -in yerine, -i telafi için;zum Ausgleich -i dengelemek üzere -
4 ausgleichen
ausgleichen <unreg, -ge-, h>1. v/t Verlust gidermek, telafi etmek; ÖKON denkleştirmek, bakiyeyi ödemek;ausgleichende Gerechtigkeit tavizi adalet2. v/i arabulucuk etmek -
5 einholen
einholen v/t <-ge-, h> arayı kapatmak, -e yetişmek; Zeitverlust telafi etmek; Auskünfte, Erlaubnis ( über A hakkında) almak; Rat ( bei -in) fikrini sormak -
6 Ersatz
Ersatz m < Ersatzes> yedek; b-nin/bş-in yerine geçen; (Ausgleich) telafi, denkleştirme; (Schadenersatz) tazminat;jemandem Ersatz leisten für b-ne -i tazmin etmek -
7 herausreißen
herausreißen v/t <unreg, -ge-, h> yırtıp ayırmak/çıkarmak; telafi etmek;jemanden aus etwas herausreißen b-ni bş-in içinden çekip almak -
8 hereinholen
hereinholen v/t <-ge-, h> içeri(ye) getirmek; ÖKON telafi etmek -
9 Kompensation
-
10 kompensieren
kompensieren v/t <o ge-, h> telafi etmek; dengelemek; takas etmek -
11 Nachholbedarf
Nachholbedarf m telafi ihtiyacı -
12 nachholen
nachholen v/t <-ge-, h> sonradan yapmak, telafi etmek -
13 ungeschehen
ungeschehen adj: ungeschehen machen telafi etmek -
14 wettmachen
wettmachen v/t <-ge-, h> gidermek, telafi etmek -
15 wieder
wieder adv gene, tekrar, yeniden, bir daha;wieder aufbauen tekrar kurmak;wieder aufbereiten geri kazanmak/döndürmek; PHYS yeniden işlemek;wieder aufführen yeniden sahnelemek;wieder aufleben lassen (tekrar) canlandırmak;wieder aufnehmen -e yeniden başlamak;wieder beleben diriltmek, canlandırmak;wieder beschaffen tekrar temin etmek, yerine koymak;wieder einführen tekrar yürürlüğe koymak; ÖKON yeniden ithal etmek;wieder einsetzen (in -e) tekrar yerleştirmek;wieder entdecken yeniden keşfetmek/bulmak;wieder erkennen (an D -den) tanımak;wieder erlangen yeniden elde etmek;wieder eröffnen yeniden açmak;wieder finden tekrar bulmak; fig yeniden kazanmak;wieder gutmachen telafi/tazmin etmek;wieder herstellen restore etmek; MED sağlığına kavuşturmak;wieder sehen tekrar görmek;wieder vereinigen tekrar birleşmek;wieder verwenden tekrar kullanmak;wieder verwerten tekrar değerlendirmek;wieder wählen tekrar seçmek; TEL tekrar çevirmek;schon wieder? gene mi?;ich bin gleich wieder da! hemen dönüyorum/geliyorum! -
16 Zeitverlust
Zeitverlust m <Zeitverlusts; o pl> zaman kaybı;den Zeitverlust aufholen zaman kaybını telafi etmek -
17 aufholen
auf|holenII vt1) ( Zeitverlust) telafi etmek;ich muss noch in Latein \aufholen latincede öbürlerine yetişmem gerekiyor -
18 aufwiegen
auf|wiegen -
19 ausgleichen
aus|gleichenII vt1) ( Unterschiede) kapamak4) ( ersetzen) telafi etmekIII vrsich \ausgleichen denkleşmek -
20 einbringen
ein|bringenI vt1) ( Ernte) derlemek4) die Abkürzung hat mir 5 Minuten eingebracht kestirmeden gitmem bana 5 dakika kazandırdı;die verlorene Zeit ist nicht wieder einzubringen kaybedilen zaman telafi edilemezII vrsich \einbringen duygularını dile getirmek (in -de)
- 1
- 2
См. также в других словарях:
telafi — telâfi: zararı karşılama; giderme; eksikliği giderme … Hukuk Sözlüğü
telafi — is., Ar. telāfī Kötü bir etkiyi veya sonucu başka bir etki ile yok etme, karşılama, yerine koyma Telafisi kolay olmayan bir zarar. Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller telafi etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
telafi etmek — ziyan olan veya elden çıkan bir şeyin yerini doldurmak, karşılamak Onun sevimsizliğini bunun cana yakınlığı ile telafi etmenin yolunu bulmuşlar. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
telâfî — (A.) [ ﯽﻓﻼﺕ ] zarar karşılama … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
TELAFİ — Eksik olan bir şeyin yerini doldurmak. Tamamlamak. * Ziyanı karşılamak. Zararı ödemek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜTELAFİ — Telafi eden. Kaybettiği bir şeye mukabil başka bir şey kazanan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Bengü — Naissance 23 avril 1979, Izmir … Wikipédia en Français
Ellerine Sağlık — Infobox Album Name = Ellerine Sağlık Type = Album Artist = Yalın Background = Yellow Released = March 24, 2004 Recorded = 2004 Genre = Pop rock Label = Universal Music Turkey Reviews = Last album = This album = Ellerine Sağlık (2004) Next album … Wikipedia
hokka gibi oturmak — 1) giysi, vücuda iyice uymak Biraz kısaca olmasını kalınlığıyla telafi eden vücuduma hokka gibi oturan jaketatayımla bu gibi törenlerde beni daima... R. N. Güntekin 2) her yandan açıkça görünmek Sandallar ise her taraftan açıktı. Kadınlar hokka… … Çağatay Osmanlı Sözlük
uyku kestirmek — kısa bir süre uyumak Ben de bu sayede biraz uyku kestirip kuvvetimi telafi ettim. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
BEYİN — t. Kafatasının en büyük kısmını kaplayan, kalınca ve dayanıklı üç zarla örtülmüş olan bir sinir merkezidir. Yumuşak ve beyazımsı bir kitle olan beyin, duygu ve bilgi merkezidir. Ak ve boz maddeden yapılmıştır ve iki yarım küre olarak… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük