-
1 verantwortlich
sorumlu -
2 verantwortungsvoll
sorumlu -
3 haftbar
sorumlu;beschränkt/persönlich/unmittelbar \haftbar sınırlı/şahsen/doğrudan doğruya sorumlu;jdn für etw \haftbar machen birini bir şey için sorumlu tutmak -
4 haftbar
jemanden haftbar machen für b-ni -den sorumlu tutmak -
5 schuldig
jemanden für schuldig befinden b-ni bş-de suçlu bulmak, b-ni bş-den sorumlu tutmak;jemanden schuldig sprechen b-ni mahkum etmek;sich schuldig bekennen suçunu kabul/ikrar etmek;jemandem etwas schuldig sein b-ne bş-i borçlu olmak -
6 verantwortlich
verantwortlich adj sorumlu;jemanden verantwortlich machen für b-ni bş-den sorumlu tutmak -
7 unzurechnungsfähig
( schuldunfähig) kusur ehliyeti olmayan; ( nicht verantwortlich) (yaptığı işlerden) sorumlu olmayan;jdn für \unzurechnungsfähig erklären jur birinin (yaptığı işlerden) sorumlu olmadığına karar vermek -
8 verantwortlich
jdn für etw \verantwortlich machen birini bir şeyden sorumlu tutmak2) ( Tätigkeit) sorumluluğu olan -
9 federführend
federführend adj sorumlu; söz sahibi -
10 Geschäftsführer
Geschäftsführer m, Geschäftsführerin f sorumlu müdür -
11 Geschäftsführerin
Geschäftsführer m, Geschäftsführerin f sorumlu müdür -
12 haften
haften1 v/i <h> (kleben) (an D -e) yapışmak; yapışık kalmakhaften2 v/i <h> ( für -den) sorumlu olmak -
13 haftpflichtig
haftpflichtig adj malî sorumlu -
14 Haftung
Haftung1 f <-; o pl> TECH yapışma; adhezyonHaftung2 f <-; -en> sorumluluk/mesuliyet;mit beschränkter Haftung sınırlı sorumlu;Gesellschaft mit beschränkter Haftung limitet şirket;Haftung übernehmen ( für -in) sorumluluğunu üstlenmek -
15 kompetent
kompetent adj (zuständig) ( für -den) sorumlu; (befähigt) yetkili; (sachverständig) (in D -de) uzman, -in ehli -
16 mitverantwortlich
mitverantwortlich adj ( für -den) ortaklaşa/müştereken sorumlu -
17 Schuldige
-
18 zeichnen
zeichnen v/i und v/t <h> çizmek; Scheck imza etmek; Aktien taahhüt etmek; fig işaretlemek, işaret bırakmak;er war von der Krankheit gezeichnet hastalığın (derin) izlerini taşıyordu;für einen Fonds bir fona taahhüt vermek;verantwortlich zeichnen für -den sorumlu olarak imzalamak -
19 aufkommen
auf|kommenein schwacher Wind ist aufgekommen hafif bir rüzgâr çıktı;Zweifel \aufkommen lassen şüpheye [o kuşkuya] düşürmek;keine Zweifel \aufkommen lassen şüphe [o kuşku] uyandırmamak2) ( sich erheben) kalkmaksie muss für ihren Mann \aufkommen kocasını geçindirmek zorunda5) ( landen) inmek -
20 Betreiber
işletici, (tesisi çalıştırmakla sorumlu) operatör
- 1
- 2
См. также в других словарях:
sorumlu — sf. Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul Ailede başkan odur, kararları o alır, hepimizin geleceğinin sorumlusu ve güvencesi odur. H. Taner Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller… … Çağatay Osmanlı Sözlük
sorumlu tutmak — sorumlu saymak, mesul olarak görmek Ben Niyazi yi yahut başka bir arkadaşı sorumlu mu tutardım, lakırtısını bile ettirmezdim. M. Ş. Esendal … Çağatay Osmanlı Sözlük
mesul — sorumlu … Hukuk Sözlüğü
sorumluluk düşmek — sorumlu sayılmak, sorumlu olarak görülmek Ana babaya düşen sorumluluk, okula ve devlete düşen sorumluluğa kıyasla çok daha önemlidir. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
mesul olmak — sorumlu olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sicil vermek — sorumlu bir görevli, yanında çalışan birinin bir aşamaya gelmesinde yeterli olup olmadığını gereken makama bildirmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
mesul tutmak — sorumlu görmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
Taner Akçam — Altuğ Taner Akçam (born October 23 1953) is a Turkish historian and sociologist. He is one of the first Turkish academics to acknowledge and openly discuss the Armenian Genocide. [cite web url=http://www.zoryaninstitute.org/Announcements/announcem… … Wikipedia
Hilmi Özkök — Chief of the General Staff of Turkey In office 28 August 2002 – 30 August 2006 President Ahmet Necdet Sezer Preceded by Hüseyin Kıvrıkoğlu Succeeded by … Wikipedia
aval — 1. is., li, tic., Fr. aval Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence 2. sf., argo Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse) Geçende… … Çağatay Osmanlı Sözlük
basın ataşesi — is. Resmî veya özel kurum ve kuruluşlarda, yabancı temsilciliklerde basın ile ilgili konuları düzenleyen yetkili ve sorumlu kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük