-
1 أنت
sen -
2 أنت
-
3 باش
Iبَاش1. emirAnlamı: kumandan, önder2. başkanIIباشّ1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan4. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun5. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç6. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli7. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz8. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan9. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse10. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan11. mutluAnlamı: ongun, mesut12. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli13. neşeliAnlamı: sevinçli, şen14. gönenmekAnlamı: mutlu, mesut olmak15. şenAnlamı: sevinçli, neşeli16. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
4 بش
Iبَشّ1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan4. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç5. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun6. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz7. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli8. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan11. mutluAnlamı: ongun, mesut12. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli13. neşeliAnlamı: sevinçli, şen14. gönenmekAnlamı: mutlu, mesut olmak15. sevinçliAnlamı: sevinci olan16. şenAnlamı: sevinçli, neşeli17. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesutIIبَشَّ1. ferahlanmakAnlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak2. hazzetmekAnlamı: hoşlanmak, hoşuna gitmek3. hoşlanmakAnlamı: hoşuna gitmek4. ferahlamakAnlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak5. kıvanmakAnlamı: iftihar etmek, memnun olmak6. hoşlaşmak7. açılmakAnlamı: biraz iyiyleşmek ve ferahlamak8. coşmak -
5 بشوش
1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun4. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç5. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan6. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli7. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz8. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan9. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse10. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan11. mutluAnlamı: ongun, mesut12. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli13. neşeliAnlamı: sevinçli, şen14. gönenmekAnlamı: mutlu, mesut olmak15. şenAnlamı: sevinçli, neşeli16. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
6 بهج
IبَهَجَşenlendirmekAnlamı: neşelendirmekIIبَهِج1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli5. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun8. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli13. mutluAnlamı: ongun, mesut14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. ağrısızAnlamı: ağrısı olmayan, acısız16. sevinçliAnlamı: sevinci olan17. şenAnlamı: sevinçli, neşeli18. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesutبَهِجَ1. ferahlanmakAnlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak2. hazzetmekAnlamı: hoşlanmak, hoşuna gitmek3. hoşlanmakAnlamı: hoşuna gitmek4. ferahlamakAnlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak5. kıvanmakAnlamı: iftihar etmek, memnun olmak6. hoşlaşmak7. coşmak -
7 بهيج
بَهِيج1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. keleşAnlamı: çok güzel, çok yakışıklı3. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu4. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden5. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. aynalıAnlamı: parlak yüzlü, yakışıklı, güzel8. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli9. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan10. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz11. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse12. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan13. güzel14. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan15. kıyakAnlamı: benzerlerinden üstün olan, çok güzel16. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli17. mutluAnlamı: ongun, mesut18. neşeliAnlamı: sevinçli, şen19. sevinçliAnlamı: sevinci olan20. şenAnlamı: sevinçli, neşeli21. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut22. ciciAnlamı: sevimli, hoşa giden, güzel -
8 جذل
Iجَذَل1. mürüvvet2. neşeAnlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç3. hazAnlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma4. ferahAnlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu5. keyifAnlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme6. mutlulukAnlamı: ongunluk, saadet7. memnuniyetAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç8. memnunlukAnlamı: sevinç, sevinme, kıvanç9. ferahlıkAnlamı: ferah olma durumu10. sevinçIIجَذِل1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden3. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu4. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç5. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli6. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz7. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan8. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. sevinçliAnlamı: sevinci olan16. şenAnlamı: sevinçli, neşeli17. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
9 جذلان
جَذْلَان1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan5. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli8. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz9. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse10. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. sevinçliAnlamı: sevinci olan16. şenAnlamı: sevinçli, neşeli17. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
10 سعيد
سعِيد1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden3. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu4. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun5. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan8. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. kutluAnlamı: uğurlu, mübarak13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. mutluAnlamı: ongun, mesut15. neşeliAnlamı: sevinçli, şen16. ağrısızAnlamı: ağrısı olmayan, acısız17. huzurluAnlamı: huzuru olan, rahat18. sevinçliAnlamı: sevinci olan19. şenAnlamı: sevinçli, neşeli20. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
11 طرب
Iطَرَب1. musikiAnlamı: müzik2. müzikAnlamı: musiki3. coşmakIIطَرِب1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun5. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan8. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz9. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse10. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. huzurluAnlamı: huzuru olan, rahat16. sarhoşAnlamı: esrik, mest17. sevinçliAnlamı: sevinci olan18. şenAnlamı: sevinçli, neşeli19. mestAnlamı: sarhoş20. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut21. kandilAnlamı: çok sarhoşطَرَّبَcoşturmakAnlamı: coşmasını sağlamak -
12 فرحان
فَرْحان1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan5. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz8. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. sevinçliAnlamı: sevinci olan16. şenAnlamı: sevinçli, neşeli17. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
13 مبتهج
مُبْتَهِج1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden3. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu4. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli5. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan6. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz7. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun8. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan11. mutluAnlamı: ongun, mesut12. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli13. neşeliAnlamı: sevinçli, şen14. ağrısızAnlamı: ağrısı olmayan, acısız15. sevinçliAnlamı: sevinci olan16. şenAnlamı: sevinçli, neşeli17. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
14 مبسوط
مَبْسُوط1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. etraflıAnlamı: ayrıntılı, kapsayıcı5. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan8. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun9. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli10. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan11. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse12. genişAnlamı: eni çok olan, enli, vasi13. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan14. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli15. mutluAnlamı: ongun, mesut16. neşeliAnlamı: sevinçli, şen17. asudeAnlamı: sessiz, rahat, sakin18. seriliAnlamı: serilmiş, yayılmış19. sevinçliAnlamı: sevinci olan20. şenAnlamı: sevinçli, neşeli21. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
15 مبهج
مُبْهِج1. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu2. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan3. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli4. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun5. aynalıAnlamı: parlak yüzlü, yakışıklı, güzel6. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz7. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç8. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan9. güzel10. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli11. mutluAnlamı: ongun, mesut12. kıyakAnlamı: benzerlerinden üstün olan, çok güzel13. neşeliAnlamı: sevinçli, şen14. sevinçliAnlamı: sevinci olan15. şenAnlamı: sevinçli, neşeli16. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut17. ciciAnlamı: sevimli, hoşa giden, güzel -
16 مسرور
مَسْرُور1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan5. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç6. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz7. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun8. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli13. mutluAnlamı: ongun, mesut14. neşeliAnlamı: sevinçli, şen15. ağrısızAnlamı: ağrısı olmayan, acısız16. asudeAnlamı: sessiz, rahat, sakin17. sevinçliAnlamı: sevinci olan18. şenAnlamı: sevinçli, neşeli19. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
17 مسعود
مَسْعُود1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden4. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz5. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan8. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse11. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli14. ağrısızAnlamı: ağrısı olmayan, acısız15. neşeliAnlamı: sevinçli, şen16. sevinçliAnlamı: sevinci olan17. şenAnlamı: sevinçli, neşeli18. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
18 مغتبط
مُغْتَبِط1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu3. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan4. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun5. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz6. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç7. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli8. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse9. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan10. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan11. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli12. mutluAnlamı: ongun, mesut13. neşeliAnlamı: sevinçli, şen14. sevinçliAnlamı: sevinci olan15. şenAnlamı: sevinçli, neşeli16. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut -
19 منبسط
IمُنْبَسَطseriliAnlamı: serilmiş, yayılmışIIمُنبَسِط1. acısızAnlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz2. zevkliAnlamı: beğenilen hoşa giden3. memnunAnlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu4. gailesizAnlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç5. yamyassıAnlamı: dümdüz6. kıvançlıAnlamı: sevinç duyan7. bahtlıAnlamı: mutlu, talihli8. mesutAnlamı: mutlu, sevinçli, ongun9. kedersizAnlamı: acısız, üzüntüsüz10. gamsızAnlamı: üzüntüsü olmayan11. üzüntüsüzAnlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse12. hoşnutAnlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan13. mutluAnlamı: ongun, mesut14. keyifliAnlamı: keyfi yerinde, neşeli15. neşeliAnlamı: sevinçli, şen16. sevinçliAnlamı: sevinci olan17. seriliAnlamı: serilmiş, yayılmış18. şenAnlamı: sevinçli, neşeli19. yayvanAnlamı: basık ve geniş20. bahtiyarAnlamı: mutlu, mesut21. düzAnlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan -
20 باش
acısız; bahtlı; bahtiyar; başkan; emir; gailesiz; gamsız; gönenmek; hoşnut; kedersiz; keyifli; kıvançlı; memnun; mesut; mutlu; neşeli; şen; üzüntüsüz
См. также в других словарях:
sen — sen·sa·tion; sen·sa·tion·al; sen·sa·tion·al·ism; sen·sa·tion·al·ist; sen·sa·tion·al·is·tic; sen·sa·tion·al·ize; sen·sa·tion·al·ly; sen·sa·tion·ism; sen·sa·tion·less; sen·sa·to·ry; sen·si·bil·ia; sen·si·bil·i·sin; sen·si·bil·i·tist;… … English syllables
SEN — bezeichnet: Sen (Münze), Untereinheit von ost und südostasiatischen Währungen eine ostasiatische Laubbaumsorte, siehe Kalopanax septemlobus Sen Sen, ein Mundparfüm Sen ist der Familienname folgender Personen: Amartya Sen (* 1933), indischer… … Deutsch Wikipedia
Sen. — bezeichnet: Sen (Münze), Untereinheit von ost und südostasiatischen Währungen eine ostasiatische Laubbaumsorte, siehe Kalopanax septemlobus Sen Sen, ein Mundparfüm Sen ist der Familienname folgender Personen: Amartya Sen (* 1933), indischer… … Deutsch Wikipedia
Sen — bezeichnet: Sen (Münze), Untereinheit von ost und südostasiatischen Währungen eine ostasiatische Laubbaumsorte, siehe Kalopanax septemlobus Sen Sen, ein Mundparfüm Sen ist der Familienname folgender Personen: Amartya Sen (* 1933), indischer… … Deutsch Wikipedia
sen — I {{/stl 13}}{{stl 8}}rz. mnż I, D. snu, Mc. śnie, blm {{/stl 8}}{{stl 7}} stan fizjologiczny umożliwiający regenerację sił organizmu, polegający na czasowym zaniku świadomości, obniżeniu wrażliwości organizmu na bodźce, ograniczeniu jego… … Langenscheidt Polski wyjaśnień
sen — SEN, seni, s.m. Monedă divizionară japoneză, valorând a suta parte dintr un yen. – Din fr. sen. Trimis de LauraGellner, 22.07.2004. Sursa: DEX 98 sen s. m., pl. seni Trimis de siveco, 10.08.2004. Sursa: Dicţionar ortografic SEN2 s.m. Monedă… … Dicționar Român
Şen — ist ein türkischer Familienname. Einige Namensträger sind: Ali Şen (1918–1989), türkischer Schauspieler Eren Şen (* 1984), deutscher Fußballspieler türkischer Abstammung Faruk Şen (* 1948), ehemaliger Stiftungsdirektor des Zentrums für… … Deutsch Wikipedia
sen — [ sɛn ] n. m. • 1878; mot jap. ♦ Monnaie divisionnaire du Japon (centième du yen), et de divers pays d Extrême Orient. ⊗ HOM. Cène, saine (1. sain), scène, seine, senne. ● sen nom masculin Monnaie divisionnaire valant, dans divers pays d Extrême… … Encyclopédie Universelle
SEN — Saltar a navegación, búsqueda SEN puede referirse a: SEN 1116, emisora de radio deportiva de Melbourne (Australia) Senegal Aeropuerto de Londres Southend, por su código IATA. La Banda de SEN, músico Obtenido de SEN Categoría:… … Wikipedia Español
senþna- — *senþna , *senþnaz germ., stark. Maskulinum (a): Verweis: s. *senna *senþnan *senþnan, *senþan, *sinþnan, *sinþan germ., stark. Verb: nhd. gehen, fahren; ne. go (Verb), travel (Verb); Rekon … Germanisches Wörterbuch
SEN — is a three letter abbreviation which may stand for:* SEN 1116, sports radio station in Melbourne, Australia * Senegal * Small extension node * Software Engineering Notes * Southend Airport, IATA airport code * Special educational needs * State… … Wikipedia