Перевод: с арабского на турецкий

с турецкого на арабский

sen

  • 1 أنت

    sen

    Arabic-Turkish dictionary > أنت

  • 2 أنت

    I
    أَنْتَ
    sen
    II
    أَنتِ
    sen

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > أنت

  • 3 باش

    I
    بَاش
    1. emir
    Anlamı: kumandan, önder
    2. başkan
    II
    باشّ
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    4. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    5. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    6. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    7. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    8. gamsız
    9. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    10. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    11. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    12. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    14. gönenmek
    Anlamı: mutlu, mesut olmak
    15. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    16. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > باش

  • 4 بش

    I
    بَشّ
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    4. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    5. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    6. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    7. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    8. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    9. gamsız
    10. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    11. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    12. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    14. gönenmek
    Anlamı: mutlu, mesut olmak
    15. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    16. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    17. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut
    II
    بَشَّ
    1. ferahlanmak
    Anlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak
    2. hazzetmek
    Anlamı: hoşlanmak, hoşuna gitmek
    3. hoşlanmak
    4. ferahlamak
    Anlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak
    5. kıvanmak
    Anlamı: iftihar etmek, memnun olmak
    6. hoşlaşmak
    7. açılmak
    8. coşmak

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > بش

  • 5 بشوش

    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    4. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    5. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    6. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    7. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    8. gamsız
    9. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    10. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    11. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    12. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    14. gönenmek
    Anlamı: mutlu, mesut olmak
    15. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    16. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > بشوش

  • 6 بهج

    I
    بَهَجَ
    şenlendirmek
    II
    بَهِج
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    5. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    8. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    9. gamsız
    10. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    14. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    15. ağrısız
    Anlamı: ağrısı olmayan, acısız
    16. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    17. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    18. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut
    بَهِجَ
    1. ferahlanmak
    Anlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak
    2. hazzetmek
    Anlamı: hoşlanmak, hoşuna gitmek
    3. hoşlanmak
    4. ferahlamak
    Anlamı: sıkıntısız, tassası dağılmak
    5. kıvanmak
    Anlamı: iftihar etmek, memnun olmak
    6. hoşlaşmak
    7. coşmak

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > بهج

  • 7 بهيج

    بَهِيج
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. keleş
    Anlamı: çok güzel, çok yakışıklı
    3. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    4. zevkli
    5. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. aynalı
    Anlamı: parlak yüzlü, yakışıklı, güzel
    8. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    9. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    10. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    11. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    12. gamsız
    13. güzel
    14. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    15. kıyak
    Anlamı: benzerlerinden üstün olan, çok güzel
    16. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    17. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    18. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    19. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    20. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    21. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut
    22. cici
    Anlamı: sevimli, hoşa giden, güzel

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > بهيج

  • 8 جذل

    I
    جَذَل
    1. mürüvvet
    2. neşe
    Anlamı: üzüntüsü olmamaktan doğan, dışa vuran sevinç
    3. haz
    Anlamı: hoşa giden duygulanma, hoşlanma
    4. ferah
    Anlamı: sıkıntısız, sevinçli olma durumu
    5. keyif
    Anlamı: canlılık, tasasızlık, hoş vakit geçirme
    6. mutluluk
    Anlamı: ongunluk, saadet
    7. memnuniyet
    Anlamı: sevinç, sevinme, kıvanç
    8. memnunluk
    Anlamı: sevinç, sevinme, kıvanç
    9. ferahlık
    10. sevinç
    II
    جَذِل
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. zevkli
    3. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    4. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    5. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    6. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    7. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    8. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    9. gamsız
    10. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    13. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    15. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    16. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    17. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > جذل

  • 9 جذلان

    جَذْلَان
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    5. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    8. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    9. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    10. gamsız
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    13. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    15. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    16. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    17. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > جذلان

  • 10 سعيد

    سعِيد
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. zevkli
    3. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    4. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    5. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    8. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    9. gamsız
    10. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. kutlu
    Anlamı: uğurlu, mübarak
    13. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    15. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    16. ağrısız
    Anlamı: ağrısı olmayan, acısız
    17. huzurlu
    Anlamı: huzuru olan, rahat
    18. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    19. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    20. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > سعيد

  • 11 طرب

    I
    طَرَب
    1. musiki
    Anlamı: müzik
    2. müzik
    Anlamı: musiki
    3. coşmak
    II
    طَرِب
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    5. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    8. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    9. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    10. gamsız
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    13. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    15. huzurlu
    Anlamı: huzuru olan, rahat
    16. sarhoş
    Anlamı: esrik, mest
    17. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    18. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    19. mest
    Anlamı: sarhoş
    20. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut
    21. kandil
    Anlamı: çok sarhoş
    طَرَّبَ
    coşturmak

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > طرب

  • 12 فرحان

    فَرْحان
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    5. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    8. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    9. gamsız
    10. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    13. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    15. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    16. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    17. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > فرحان

  • 13 مبتهج

    مُبْتَهِج
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. zevkli
    3. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    4. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    5. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    6. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    7. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    8. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    9. gamsız
    10. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    11. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    12. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    14. ağrısız
    Anlamı: ağrısı olmayan, acısız
    15. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    16. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    17. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > مبتهج

  • 14 مبسوط

    مَبْسُوط
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. etraflı
    Anlamı: ayrıntılı, kapsayıcı
    5. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    8. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    9. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    10. gamsız
    11. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    12. geniş
    Anlamı: eni çok olan, enli, vasi
    13. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    14. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    15. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    16. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    17. asude
    Anlamı: sessiz, rahat, sakin
    18. serili
    Anlamı: serilmiş, yayılmış
    19. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    20. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    21. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > مبسوط

  • 15 مبهج

    مُبْهِج
    1. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    2. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    3. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    4. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    5. aynalı
    Anlamı: parlak yüzlü, yakışıklı, güzel
    6. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    7. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    8. gamsız
    9. güzel
    10. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    11. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    12. kıyak
    Anlamı: benzerlerinden üstün olan, çok güzel
    13. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    14. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    15. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    16. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut
    17. cici
    Anlamı: sevimli, hoşa giden, güzel

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > مبهج

  • 16 مسرور

    مَسْرُور
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    5. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    6. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    7. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    8. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    9. gamsız
    10. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    14. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    15. ağrısız
    Anlamı: ağrısı olmayan, acısız
    16. asude
    Anlamı: sessiz, rahat, sakin
    17. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    18. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    19. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > مسرور

  • 17 مسعود

    مَسْعُود
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. zevkli
    4. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    5. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    8. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    9. gamsız
    10. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    11. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    12. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    13. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. ağrısız
    Anlamı: ağrısı olmayan, acısız
    15. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    16. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    17. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    18. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > مسعود

  • 18 مغتبط

    مُغْتَبِط
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    3. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    4. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    5. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    6. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    7. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    8. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    9. gamsız
    10. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    11. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    12. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    13. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    14. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    15. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    16. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > مغتبط

  • 19 منبسط

    I
    مُنْبَسَط
    serili
    Anlamı: serilmiş, yayılmış
    II
    مُنبَسِط
    1. acısız
    Anlamı: üzüntü, sıkıntı olmayan, kedersiz
    2. zevkli
    3. memnun
    Anlamı: sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    4. gailesiz
    Anlamı: gailesi olmayan, dertsiz, dinç
    5. yamyassı
    Anlamı: dümdüz
    6. kıvançlı
    Anlamı: sevinç duyan
    7. bahtlı
    Anlamı: mutlu, talihli
    8. mesut
    Anlamı: mutlu, sevinçli, ongun
    9. kedersiz
    Anlamı: acısız, üzüntüsüz
    10. gamsız
    11. üzüntüsüz
    Anlamı: sıkıntısız, acısız, üzüntüsü olmayan kimse
    12. hoşnut
    Anlamı: bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan
    13. mutlu
    Anlamı: ongun, mesut
    14. keyifli
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    15. neşeli
    Anlamı: sevinçli, şen
    16. sevinçli
    Anlamı: sevinci olan
    17. serili
    Anlamı: serilmiş, yayılmış
    18. şen
    Anlamı: sevinçli, neşeli
    19. yayvan
    20. bahtiyar
    Anlamı: mutlu, mesut
    21. düz
    Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > منبسط

  • 20 باش

    acısız; bahtlı; bahtiyar; başkan; emir; gailesiz; gamsız; gönenmek; hoşnut; kedersiz; keyifli; kıvançlı; memnun; mesut; mutlu; neşeli; şen; üzüntüsüz

    Arabic-Turkish dictionary > باش

См. также в других словарях:

  • sen — sen·sa·tion; sen·sa·tion·al; sen·sa·tion·al·ism; sen·sa·tion·al·ist; sen·sa·tion·al·is·tic; sen·sa·tion·al·ize; sen·sa·tion·al·ly; sen·sa·tion·ism; sen·sa·tion·less; sen·sa·to·ry; sen·si·bil·ia; sen·si·bil·i·sin; sen·si·bil·i·tist;… …   English syllables

  • SEN — bezeichnet: Sen (Münze), Untereinheit von ost und südostasiatischen Währungen eine ostasiatische Laubbaumsorte, siehe Kalopanax septemlobus Sen Sen, ein Mundparfüm Sen ist der Familienname folgender Personen: Amartya Sen (* 1933), indischer… …   Deutsch Wikipedia

  • Sen. — bezeichnet: Sen (Münze), Untereinheit von ost und südostasiatischen Währungen eine ostasiatische Laubbaumsorte, siehe Kalopanax septemlobus Sen Sen, ein Mundparfüm Sen ist der Familienname folgender Personen: Amartya Sen (* 1933), indischer… …   Deutsch Wikipedia

  • Sen — bezeichnet: Sen (Münze), Untereinheit von ost und südostasiatischen Währungen eine ostasiatische Laubbaumsorte, siehe Kalopanax septemlobus Sen Sen, ein Mundparfüm Sen ist der Familienname folgender Personen: Amartya Sen (* 1933), indischer… …   Deutsch Wikipedia

  • sen — I {{/stl 13}}{{stl 8}}rz. mnż I, D. snu, Mc. śnie, blm {{/stl 8}}{{stl 7}} stan fizjologiczny umożliwiający regenerację sił organizmu, polegający na czasowym zaniku świadomości, obniżeniu wrażliwości organizmu na bodźce, ograniczeniu jego… …   Langenscheidt Polski wyjaśnień

  • sen — SEN, seni, s.m. Monedă divizionară japoneză, valorând a suta parte dintr un yen. – Din fr. sen. Trimis de LauraGellner, 22.07.2004. Sursa: DEX 98  sen s. m., pl. seni Trimis de siveco, 10.08.2004. Sursa: Dicţionar ortografic  SEN2 s.m. Monedă… …   Dicționar Român

  • Şen — ist ein türkischer Familienname. Einige Namensträger sind: Ali Şen (1918–1989), türkischer Schauspieler Eren Şen (* 1984), deutscher Fußballspieler türkischer Abstammung Faruk Şen (* 1948), ehemaliger Stiftungsdirektor des Zentrums für… …   Deutsch Wikipedia

  • sen — [ sɛn ] n. m. • 1878; mot jap. ♦ Monnaie divisionnaire du Japon (centième du yen), et de divers pays d Extrême Orient. ⊗ HOM. Cène, saine (1. sain), scène, seine, senne. ● sen nom masculin Monnaie divisionnaire valant, dans divers pays d Extrême… …   Encyclopédie Universelle

  • SEN — Saltar a navegación, búsqueda SEN puede referirse a: SEN 1116, emisora de radio deportiva de Melbourne (Australia) Senegal Aeropuerto de Londres Southend, por su código IATA. La Banda de SEN, músico Obtenido de SEN Categoría:… …   Wikipedia Español

  • senþna- — *senþna , *senþnaz germ., stark. Maskulinum (a): Verweis: s. *senna *senþnan *senþnan, *senþan, *sinþnan, *sinþan germ., stark. Verb: nhd. gehen, fahren; ne. go (Verb), travel (Verb); Rekon …   Germanisches Wörterbuch

  • SEN — is a three letter abbreviation which may stand for:* SEN 1116, sports radio station in Melbourne, Australia * Senegal * Small extension node * Software Engineering Notes * Southend Airport, IATA airport code * Special educational needs * State… …   Wikipedia

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»