-
1 erschwerend
2. adv: das kommt erschwerend hinzu bu, durumu daha da ağırlaştırıyor -
2 familiär
familiär [fami'lĭɛːɐ] adj samimi, senlibenli, teklifsiz;familiäre Gründe ailevî sebepler -
3 Gewissensgründe
Gewissensgründe pl vicdanî sebepler -
4 mildernd
-
5 Grund
1. kein pl1) ( Erdboden) arazi;\Grund und Boden arsa;jdn in \Grund und Boden reden birinin lafını ağzına tıkamak;sich in \Grund und Boden schämen yerin dibine geçmek2) ( eines Gewässers) dip;auf \Grund laufen karaya oturmak;im \Grunde ( genommen) aslında, esasen;zu \Grunde gehen batmak, mahvolmak;jdn/etw zu \Grunde richten bir kimseyi/şeyi mahvetmek3) ( Grundlage) temel, esas, zemin, taban;von \Grund auf temelinden;etw zu \Grunde legen bir şeyi esas almak;zu \Grunde liegen esas olmakes besteht kein \Grund zur Klage yakınmak için hiçbir neden yok;aus gesundheitlichen Gründen sağlık nedeniyle;ohne \Grund nedenli nedensiz, neden olmadan, sebepli sebepsiz, sebep olmaksızın;ohne jeden \Grund hiç yoktan, hiçbir sebep yokken;auf \Grund von dayanarak, müsteniden; ( wegen) nedeniyle, sebebiyle, yüzünden, dolayısıyla;strafmildernde Gründe hafifletici sebepler -
6 mildern
mildern ['mıldɐn]\mildernde Umstände hafifletici sebeplerII vrsich \mildern yumuşamak, hafiflemek, azalmak -
7 Umstand
Umstand <-(e) s, -stände> mdie näheren Umstände sind noch nicht bekannt ayrıntılar henüz bilinmiyor2) jur sebep;mildernde Umstände hafifletici sebeplerunter Umständen duruma göre, belki, gerektiğinde;unter keinen Umständen hiçbir durumda [o şekilde];unter diesen Umständen bu durumda, bu koşullar [o şartlar] altında;unter allen Umständen hangi şartta olursa olsun, ille;den Umständen entsprechend şöyle böyle;in anderen Umständen sein bebek beklemek, hamile olmakdas macht gar keine Umstände hiç zahmet değil;machen Sie sich keine Umstände! (hiç) zahmet etmeyin!
См. также в других словарях:
mucip sebepler — gerektirici sebepler; gerekçe … Hukuk Sözlüğü
DAİRE-İ ESBAB — Sebepler dâiresi. Sebep ve kanunların bulunduğu yer olan maddi âlem … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ÂLEM-İ ESBAB — Sebepler âlemi. Her şeyin bir sebebe dayanarak olduğu âlem. Bu dünya … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
BİLİNÇALTI — t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ESBAB-I HAKİKİYE — Gerçek sebepler, hakiki sebepler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ESBAB-I MÜŞEDDİDE — Kuvvetlendiren, artıran sebepler. Cezâ hukukunda; cezâyı ağırlaştıran kanuni veya takdiri sebepler. (Esbâb ı muhaffifenin zıddıdır … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
EVCEDETHU-L ESBAB — (İcad. dan) Onu sebepler icadediyor. Sebepler bu şeyi icadediyor. mânasında dinsizliği ima eden bir söz … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Enis Batur — Ahmet Enis Batur (born 28 June 1952, Eskişehir, Turkey) is a Turkish poet, essayist, novelist, and editor. EducationBorn in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU Sociology (Ankara), and Sorbonne University… … Wikipedia
Sadri Maksudi Arsal — Sadreddin Nizamettinovich Maksudov or Sadri Maksudi Arsal (1878 ndash;February 20, 1957) was a prominent Russian and Turkish statesman, scholar and thinker. BiographySadreddin Nizamettinovich Maksudov was born in Taşsu, outside of Kazan, the son… … Wikipedia
Куарежма, Рикарду — Рикарду Куарежма … Википедия
dolayısıyla — zf. 1) Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk. 2) Nedeniyle Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük