-
1 nesne
شيء -
2 nesne
شيء [شَيْء]Anlamı: her türlü cansız varlık, şey -
3 bağıntı
1. اتصال [اِتِّصال]2. ترافق [تَرَافُق]3. تصاحب [تَصَاحُب]4. تلازم [تَلَازُم]5. تماسك [تَمَاسُك]6. تواصل [تَوَاصُل]7. شد [شَدّ] -
4 araç
1. أداة [أَدَاة]2. آلة [آلَة]3. ماكنة [ماكِنَة]4. ماكينة [ماكِينَة]5. واسطة [واسِطَة]6. وسيلة [وَسِيلَة] -
5 kap
1. إناء [إِنَاء]Anlamı: içi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne2. حق [حُقّ]Anlamı: içi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne3. حقة [حُقَّة]Anlamı: içi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne4. كيلة [كَيْلَة]Anlamı: içi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne5. ماعون [ماعُون]Anlamı: içi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne6. وعاء [وِعَاء]Anlamı: içi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne -
6 tıkaç
1. دسام [دِسَام]2. سداد [سِدَاد]3. سدادة [سِدَادَة]4. سطام [سِطَام]5. صمة [صِمَّة]6. طبة [طَبَّة] -
7 anlam
1. تصور [تَصَوُّر]Anlamı: anlaşılan şey, mana, düşünce veya nesne2. فحوى [فَحْوَى]Anlamı: anlaşılan şey, mana, düşünce veya nesne3. مدلول [مَدْلُول]Anlamı: anlaşılan şey, mana, düşünce veya nesne4. معنى [مَعْنًى]Anlamı: anlaşılan şey, mana, düşünce veya nesne5. مفاد [مُفَاد]Anlamı: anlaşılan şey, mana, düşünce veya nesne -
8 görev
1. اشتغال [اِشْتِغال]2. شغل [شُغْل]3. مركز [مَرْكَز]4. وظيفة [وَظِيفَة]5. عمل [عَمَل] -
9 paket
1. إبالة [إِبَّالَة]Anlamı: kağıda sarılmış taşınacak nesne2. باقة [باقَة]Anlamı: kağıda sarılmış taşınacak nesne3. بالة [بالَة]Anlamı: kağıda sarılmış taşınacak nesne4. رزمة [رِزْمَة]Anlamı: kağıda sarılmış taşınacak nesne -
10 put
-
11 sigara
1. سيجارة [سِيجَارَة]2. سيكارة [سِيكارَة]3. لفافة [لِفَافَة]4. لفيفة [لَفِيفَة] -
12 taş
1. جوهر [جَوْهَر]2. جوهرة [جَوْهَرَة]3. حجر [حَجَر]4. يشب [يَشْب]5. يشم [يَشْم] -
13 aksesuar
1. أجهزة [أَجْهِزَة]Anlamı: makine, alet ve arçlar gibvi eşya2. تجهيزات [تَجْهِيزات]Anlamı: makine, alet ve arçlar gibvi eşya3. زبرج [زِبْرِج]Anlamı: ışlevi olmayan nesne, dekor veya kadın giyimini bütünleyen eşya4. زيان [زِيَان]Anlamı: ışlevi olmayan nesne, dekor veya kadın giyimini bütünleyen eşya5. زينة [زِينَة]Anlamı: ışlevi olmayan nesne, dekor veya kadın giyimini bütünleyen eşya6. عتاد [عَتَاد]Anlamı: makine, alet ve arçlar gibvi eşya7. عدة [عُدَّة]Anlamı: makine, alet ve arçlar gibvi eşya8. معدات [مُعَدَّات]Anlamı: makine, alet ve arçlar gibvi eşya -
14 seramik
1. خزاف [خَزَّاف]2. خزفي [خَزَفِيّ]3. فخاري [فَخَّارِيّ] -
15 alet
1. أداة [أَدَاة]Anlamı: bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne2. آلة [آلَة]Anlamı: bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne -
16 kaplamak
1. استجمع [اِسْتَجْمَعَ]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak2. انطوى [اِنْطَوَى]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak3. تضمن [تَضَمَّنَ]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak4. حاصر [حاصَرَ]Anlamı: çepeçevre sarmak5. حوى [حَوَى]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak6. شمل [شَمَلَ]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak7. شمل [شَمِلَ]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak8. ضم [ضَمَّ]Anlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak9. غشى [غَشَّى]Anlamı: başka bir nesne ile örtmek10. غشي [غَشِيَ]Anlamı: başka bir nesne ile örtmek11. غطى [غَطَّى]Anlamı: her yanını örtmek -
17 tel
1. خيط [خَيْط]2. سلك [سِلْك] -
18 ağırşak
قرص [قُرْص]Anlamı: teker biçiminde yassı nesne, kurs -
19 altlık
أسفل [أَسْفَل] -
20 askı
علاقة [عَلَّاقَة]Anlamı: üzerine bir şey asılan nesne
- 1
- 2
См. также в других словарях:
nesne — is. 1) Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus 2) dbl. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç Ali… … Çağatay Osmanlı Sözlük
NESNE — şey, herhangi bir şey … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
nesne öbeği — is., dbl. Nesneyle ilgili olarak kullanılan kelimelerin bütünü Bir adam, yan taraftaki geniş kapının iki kanadını açtı … Çağatay Osmanlı Sözlük
belirtili nesne — is., dbl. Belirtme durumundaki nesne, sarih meful … Çağatay Osmanlı Sözlük
belirtisiz nesne — is., dbl. Yalın durumdaki nesne … Çağatay Osmanlı Sözlük
ortak nesne — is., dbl. Birden çok yüklemin bağlı bulunduğu nesne Postacı adresi buldu ama bize bildirmedi. cümlesinde adresi ortak nesnedir … Çağatay Osmanlı Sözlük
belirli nesne — is., dbl. Belirtme durumu ekini almış, geçişli fiil durumunda olan yüklemle ilgili kelime veya kelime grubu … Çağatay Osmanlı Sözlük
neñ — nesne, şey, mal 12, 13, 14, 15, 31, 34, 50, 53, 84, 98, 126, 140, 143, 145, 147,157, 159, 162, 164, 169, 170, 177 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
MİLKED — Nesne dövecek âlet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ŞEY' — Nesne, şey. * İstemek, dilemek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
tel — 1. is. 1) Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne Gelin teli. Telgraf teli. 2) sf. Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan Tel kafes. Tel çivi. 3) Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için… … Çağatay Osmanlı Sözlük