-
1 appetitlich
appetitlich adj çekici, nefis (görünen) -
2 delikat
-
3 Delikatesse
Delikatesse f <-; -n> nefis yiyecek -
4 himmlisch
himmlisch adj semavî, göksel; fig nefis, muhteşem -
5 köstlich
-
6 lecker
lecker adj nefis, enfes -
7 Leckerbissen
Leckerbissen m lezzetli yiyecek; fig nefis bir şey -
8 Selbst
Selbst n <Selbst; o pl> benlik, nefis -
9 ausgezeichnet
ausgezeichnet ['----, '--'--] adj( hervorragend) şahane, fevkalâde, enfes, nefis;es geht mir \ausgezeichnet! kendimi şahane hissediyorum! -
10 glänzend
-
11 herrlich
şahane; ( wunderbar) harika; ( ausgezeichnet) fevkalâde, enfes, nefis -
12 köstlich
-
13 Leckerei
gastr lezzetli şey;es gab viele \Leckereien auf dem Tisch sofrada nefis yiyecekler vardı -
14 rein
rein [raın]I adj2) ( sauber) temiz, pak;etw \rein halten bir şeyi temiz tutmak;etw ins R\reine schreiben bir şeyi temize [o beyaza] çekmek;etw ins R\reine bringen bir şeyi halletmek;ein \reines Gewissen haben vicdanı pak olmak3) ( ohne Ausnahme) istisnasız;eine \reine Industriestadt istisnasız bir sanayii kentisie ist das \reinste Genie o, tam bir dâhidirII adv1) ( ausschließlich) sırfdas ist \rein unmöglich bu tamamıyla imkânsız;er hat \rein gar nichts getan hiçbir şey yapmamış -
15 vortrefflich
vortrefflich [fo:ɐ'trɛflıç] adjnefis, mükemmel, şahane -
16 vorzüglich
vorzüglich [fo:ɐ'tsy:klıç] adjenfes; ( Speisen) nefis -
17 hübsch
güzelhoşnefisşirin -
18 köstlich
lezettlinefis -
19 Leckerbissen
pl.m.nefis yiyecek
См. также в других словарях:
nefis — 1. sf., Ar. nefīs Pek hoş, istek uyandıran, çok güzel Akşamları soğuk yemekler yiyorum ama nefis şeylerdi. R. H. Karay 2. is., fsi, Ar. nefs 1) Öz varlık, kişilik Çoğunu kendi nefsini kurtarmak için öldürmüştü. Ö. Seyfettin 2) İnsanın yeme içme… … Çağatay Osmanlı Sözlük
nefis izzeti — is. Kişinin öz saygısı, kişiliği, yüceliği, onuru, izzetinefis Bu gülmek, bir nefis izzeti yarasının kanamasını örtüyordu. R. E. Ünaydın … Çağatay Osmanlı Sözlük
nefis muhasebesi — is. İnsanın isteklerini, hırslarını ve yaptıklarını gözden geçirmesi, doğru veya yanlışlarını vicdanının süzgecinden geçirip bir değerlendirme yapması Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller nefis muhasebesi yapmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
nefis muhasebesi yapmak — insan isteklerini, hırslarını ve yaptıklarını gözden geçirmek, doğru veya yanlışlarını vicdanının süzgecinden geçirip bir değerlendirme yapmak Normal yaşamının çekişmeleri içinde tekerlenip giden insan, bayramlarda bir nefis muhasebesi yapmak… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Nefis — Provenance. Prénom d origine arabe. Signifie: précieux, de grande valeur Histoire. Depuis maintenant quatorze siècles, la plupart des musulmans, de par le monde, qu ils soient asiatiques, africains, européens ou américains, ont à coeur de choisir … Dictionnaire des prénoms français, arabes et bretons
NEFİS — (Bak: Nefs … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
NEFİS(E) — Pek beğenilen, pek güzel, pek iyi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TİLKA-İ NEFİS — Nefis tarafından. Nefis cihetinden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
nefis mücadelesi — is. İnsanın, kendi nefsinin isteklerini önleme çabası … Çağatay Osmanlı Sözlük
nefis müdafaası — is. Korunma, kendini, öz benliğini koruma, nefsi müdafaa … Çağatay Osmanlı Sözlük
NEFİS-PEREST — Şeriat kanunlarına aykırı olarak, ahlâk kaidesini tanımadan nefsinin isteklerine uyan. Nefsine taparcasına düşkün olan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük