-
1 bar
bar adj (rein) safî/katıksız;(ohne) bar jeglicher Vernunft hiç akıl kârı/işi değil;ÖKON (in) bar bezahlen nakit ödemek;gegen bar peşin olarak;bar ohne Abzug kesintisiz peşin; net olarak;barer Unsinn düpedüz saçma;bares Geld nakit para -
2 bargeldlos
-
3 Barauszahlung
Barauszahlung f nakit ödeme -
4 Barbestand
Barbestand m nakit/kasa mevcudu -
5 Bargeld
Bargeld n nakit para -
6 Barkauf
Barkauf m nakit alım -
7 Barvermögen
Barvermögen n nakit aktif; para varlığı -
8 Barzahlung
Barzahlung f nakit/peşin ödeme;gegen Barzahlung peşin (ödemeyle) -
9 gegen
gegen präp (A) -e karşı; (zuungunsten) -in aleyhin(d)e; (ungefähr) yaklaşık; (für) karşılığında; (verglichen mit) -e oranla;gegen bar nakit karşılığında;ÖKON gegen Bezahlung ödeme karşılığında;gegen Osten doğuya doğru;gegen zehn (Uhr) (saat) ona doğru -
10 bar
1) fin nakdî, nakit;etw in \bar bezahlen bir şeyi nakden [o para olarak] ödemek, bir şeyi peşin (para ile) ödemek;\bar auf die Hand nakden ve peşin olarak;etw für \bare Münze halten bir şeye inanmak2) ( bloß) yalın, çıplak3) ( völlig) tam, sırf;das ist \barer Unsinn bu tam saçmalık4) ( ohne) -sız/-siz/-suz/-süz, yoksun -
11 Barbestand
fin nakit mevcudu -
12 Bargeld
-
13 flüssig
1) ( nicht fest) sıvı, likit;\flüssig machen sıvılaştırmak3) ( Kapital) nakit;ich bin im Moment nicht \flüssig ( fam) şu anda param yok -
14 Kasse
Kasse <-n> ['kasə] f1) ( Behälter) kasa2) (Laden\Kasse, Registrier\Kasse) kasa\Kasse machen ( fam) para yapmak;jdn zur \Kasse bitten ( fam) birinden para istemek;gut bei \Kasse sein ( fam) parası bol olmak, çok parası olmak;knapp bei \Kasse sein ( fam) parası kıt olmak, az parası olmak, eli darda olmak, darda bulunmak, para sıkıntısı içinde olmak;wir haben getrennte \Kassen bizim hesaplarımız [o hesabımız kitabımız] ayrıdır -
15 zahlen
-
16 Zahlungsverkehr
-
17 Bargeld
m.nakit para
См. также в других словарях:
nakit — nákit m DEFINICIJA ukrasni predmeti koji se nose na tijelu (narukvice, naušnice, ogrlice i sl.) [nositi nakit; staviti nakit] SINTAGMA pećinski (špiljski) nakit stalagmiti i stalaktiti ETIMOLOGIJA na + v. kita … Hrvatski jezični portal
nákit — m ukrasni predmeti koji se nose na tijelu (narukvice, naušnice, ogrlice i sl.) [nositi ∼; staviti ∼] ∆ {{001f}}pećinski (špiljski) ∼ stalagmiti i stalaktiti … Veliki rječnik hrvatskoga jezika
nakít — a m (ȋ) okrasni predmeti za nošenje na telesu: imeti, nositi nakit; bahati se z nakitom; modni nakit; skrinjica za nakit / pravi nakit iz dragih kovin in dragih kamnov / nadeli so si bojni nakit; pren., ekspr. retorični nakit … Slovar slovenskega knjižnega jezika
nakit — is., kdi, ekon., Ar. naḳd 1) Para, akçe 2) Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit Birleşik Sözler nakit kartı nakit para … Çağatay Osmanlı Sözlük
nakit — sormet Nakit lipsuu, nakit lipsuu. Tsemppiä verkolla! … Suomen slangisanakirjaa
nakit\ silmillä — humalassa Lisbeth on aina lauantaisin nakit silmillä … Suomen slangisanakirjaa
NAKİT — Dişi keklik … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
nakit kartı — is. Bankalardan peşin para almak veya para çekmek için kullanılan kart … Çağatay Osmanlı Sözlük
nakit para — is. Birikmiş, kullanılmaya hazır para, efektif … Çağatay Osmanlı Sözlük
AN-NAKDİN — Nakit para olarak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
EMVAL-İ BÂTINA — Nakit paralarla, evlerde, mağazalarda bulunan ticaret malları … Yeni Lügat Türkçe Sözlük