-
1 Dank
kein pl şükür, teşekkürler pl;besten \Dank! çok teşekkürler!;zum \Dank für...... için teşekkür olarak;jdm \Dank schulden birine minnettar kalmak, birine minnet duymak, birine şükretmek;ich bin Ihnen zu \Dank verpflichtet size minnettarım;Gott sei \Dank! Tanrı'ya şükür!, hamdolsun! -
2 erkenntlich
erkenntlich [ɛɐ'kɛntlıç] adjsich ( bei jdm) \erkenntlich zeigen (birinin iyiliğine karşı) karşılık olarak iyilikte bulunmak, (birine karşı) minnet altında kalmamak;wie kann ich mich Ihnen \erkenntlich zeigen? bana yapmış olduğunuz iyiliğe karşılık size ne -
3 Schuld
1. kein pl kabahat (an -de), suç (an -de); ( Verantwortung) sorumluluk (an -de) jur, kusur, suçluluk;die \Schuld an etw haben bir şeyde kabahati olmak;jdm \Schuld geben birini suçlamak;die \Schuld auf sich nehmen sorumluluğu üstlenmek [o üzerine almak];keine Strafe ohne \Schuld jur kusur olmadan ceza olmazich habe 500 Euro \Schulden 500 euro borcum var2) ( geh)ich stehe in deiner \Schuld sana gönül borcum var, sana minnet duyuyorum -
4 verpflichten
verpflichten*I vt1) yükümlendirmek, mecbur tutmak;verpflichtet sein, etw zu tun bir şey yapmakla yükümlü olmak;ich bin ihm sehr verpflichtet ona çok minnettarım;ich bin Ihnen sehr zu Dank verpflichtet size çok müteşekkirim;ich bin zum Schweigen/Sprechen verpflichtet susmak/konuşmak mecburiyetimdeyim [o zorundayım]II vrsich \verpflichten taahhüt etmek (zu -i), üstlenmek (zu -i); ( versprechen) söz vermek (zu -e); ( Sportler) mukavele yapmak;sich jdm verpflichtet fühlen birine minnet duymak, birine minnettar kalmak
См. также в других словарях:
minnet — is., Ar. minnet 1) Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu, müdana Sesinde bir minnetin sıcaklığı vardı. H. Taner 2) Bir iyiliğe karşı teşekkür etme, memnuniyet duyma Oğlunun elinden ne gelse borç sayıyor, ödeyemeyeceği bir… … Çağatay Osmanlı Sözlük
minnet duymak — birinin iyiliğine karşı kendini ona borçlu saymak Bana karşı gösterilen bu güven ve sevgiden dolayı çok minnet duymama rağmen, siyasi hayata atılmak istemiyordum. H. E. Adıvar … Çağatay Osmanlı Sözlük
MİNNET — İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. * Birisine iyilik etmek. * Yapılan iyilikleri sayarak başa kakmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ARZ-I MİNNET — Minnet gösterme … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
minnet altında kalmamak — birinin iyiliğine karşı kendini borçlu durumdan kurtarmak için karşılık olarak bir iyilikte bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
minnet etmek — boyun eğip yalvarmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
cana minnet saymak (veya bilmek) — bir lütuf olarak kabul etmek Yeni yıla değil, yeni bir sabaha sağ çıkabilmeyi cana minnet sayıyorlardı. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
canına minnet — beklenilmeyen iyi bir durumla karşılaşıldığında duyulan memnunluğu anlatmak için söylenen bir söz Bu durum onun canına minnet … Çağatay Osmanlı Sözlük
TAHMİL-İ MİNNET — Birini minnet altında bırakma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ne sakala minnet ne bıyığa — en yakın akrabalarının bile yardımını istemeyerek kendi imkânlarıyla yetinme anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
müdane — minnet … Beypazari ağzindan sözcükler