-
1 مكتوب
mektup; name -
2 رسالة
رِسَالَة1. nameAnlamı: mektup2. misyon3. muratAnlamı: istek, dilek4. mesajAnlamı: yazı veya sözle gönderilen bilgi5. mektup6. erekAnlamı: amaç, gaye, maksat, hedef7. garazAnlamı: hedef, amaç, maksat8. ekspresAnlamı: posta ile gönderilen özel ulak -
3 مكتوب
-
4 موثق
Iمُوَثَّق1. taahhütlüAnlamı: üstlenilmiş olan2. belgeliAnlamı: belgesi olan3. sicilliAnlamı: sicille geçmiş, müseccel4. tescilliAnlamı: tescil edilmiş5. senetliAnlamı: senetle sağlamlaştırılmış olan6. kayıtlıAnlamı: kayda geçirilmiş olan7. alındılıAnlamı: postaya alındı karşılığında verilen mektup, paket vb8. müseccelAnlamı: kütüğe geçirilmişIIمُوَثِّقnoterمَوْثِق1. demAnlamı: zaman, çağ2. ahitAnlamı: kendi kendine söz vererek bir ışı üzerine alma, ant, antlaşma3. bağıtAnlamı: sözleşme, akit, mukavele, kontratIVمُوثَق1. alındılıAnlamı: postaya alındı karşılığında verilen mektup, paket vb2. kelepçeli3. köstekliAnlamı: kösteği olan4. zincirliAnlamı: zincirle bağlı5. bağlıAnlamı: bir bağ ile tutturulmuş olan -
5 خطاب
diskur; hitabe; hitap; mektup; mesaj; nutuk; söylev -
6 رسالة
ekspres; erek; garaz; mektup; mesaj; misyon; murat; name -
7 رسيل
ekspres; elçi; mektup; mesaj; ulak -
8 كتاب
kitap; mektup; mesaj -
9 كلمة
açı; diskur; görüş; göz; hitabe; hitap; kafa; kelime; lâfız; mektup; mesaj; mülâhaza; sözcük -
10 تكاتب
-
11 توثيقي
تَوْثِيقِيّ1. taahhütlüAnlamı: üstlenilmiş olan2. tasdikliAnlamı: onaylı3. alındılıAnlamı: postaya alındı karşılığında verilen mektup, paket vb -
12 خطاب
خِطَاب1. hitabeAnlamı: duygular aşılmak amacıyla söylenen söz, söylev2. mektup3. mesajAnlamı: yazı veya sözle gönderilen bilgi4. diskurAnlamı: söylev, nutuk5. hitapAnlamı: sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme6. söylevAnlamı: nutuk, hitabe7. nutukAnlamı: söylev -
13 رسيل
رَسِيل1. elçi2. mesajAnlamı: yazı veya sözle gönderilen bilgi3. mektup4. ulakAnlamı: haber veren kimse5. ekspresAnlamı: posta ile gönderilen özel ulak -
14 ظرف
ظَرْف1. keyfiyetAnlamı: durum2. zariflikAnlamı: zarif davranış veya zarif olma durumu, incelik, zarafet3. muziplikAnlamı: takılganlık4. gülmeceAnlamı: eğlendirmek için ince alay, mizah, humor5. lâtifeAnlamı: şaka, nükte6. hâlAnlamı: durum, vaziyet7. espriAnlamı: şakalı söz, nükte8. mizahAnlamı: gülmece9. letafetAnlamı: güzellik, hoşluk, incelik10. belirteçAnlamı: zarf11. ahvalAnlamı: durumlar, hâller ve vaziyetler12. zarf13. şakaAnlamı: latife14. zarfAnlamı: bir fiilin, bir sıfatın veya bir başka zarfın anlamını zaman, yer, ölçü ve soru kavramları bakımından etkileyen kelime15. eğlendiriAnlamı: gülmece, mizah -
15 كتاب
-
16 كلمة
كَلِمَة1. açıAnlamı: insanın görüşü2. kafaAnlamı: zihniyet, görüş3. mülâhazaAnlamı: düşünce4. hitabeAnlamı: duygular aşılmak amacıyla söylenen söz, söylev5. görüşAnlamı: gözle bir şeyi algılama yetisi6. kelimeAnlamı: söz, sözcük7. lâfızAnlamı: söz, kelime8. mektup9. mesajAnlamı: yazı veya sözle gönderilen bilgi10. diskurAnlamı: söylev, nutuk11. hitapAnlamı: sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme12. sözcükAnlamı: kelime13. gözAnlamı: bakış, görüş -
17 مثبت
Iمُثَبَّت1. stabilizeAnlamı: düz duruma getirilmiş2. fermejüpAnlamı: çıtçıt3. galipAnlamı: yenen, üstün gelen4. muhakkakAnlamı: gerçekliği kesinleşmiş5. başarılıAnlamı: başarı gösterenIIمُثْبَت1. alındılıAnlamı: postaya alındı karşılığında verilen mektup, paket vb2. sicilliAnlamı: sicille geçmiş, müseccel3. muhakkakAnlamı: gerçekliği kesinleşmiş4. kayıtlıAnlamı: kayda geçirilmiş olan5. müseccelAnlamı: kütüğe geçirilmiş -
18 مثبوت
مَثْبُوت1. alındılıAnlamı: postaya alındı karşılığında verilen mektup, paket vb2. sicilliAnlamı: sicille geçmiş, müseccel3. tescilliAnlamı: tescil edilmiş4. kayıtlıAnlamı: kayda geçirilmiş olan5. muhakkakAnlamı: gerçekliği kesinleşmiş6. müseccelAnlamı: kütüğe geçirilmiş -
19 مدلول
-
20 مدون
مُدَوَّن1. sicilliAnlamı: sicille geçmiş, müseccel2. tescilliAnlamı: tescil edilmiş3. kayıtlıAnlamı: kayda geçirilmiş olan4. alındılıAnlamı: postaya alındı karşılığında verilen mektup, paket vb5. müseccelAnlamı: kütüğe geçirilmiş
- 1
- 2
См. также в других словарях:
mektup — is., bu, Ar. mektūb Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım. B. S.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mektup almak — yazılan mektup adrese gelip ele geçmek Bir gün, bilmediğim bir memleketten bir mektup aldım. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
mektup atmak — mektubu postaya vermek … Çağatay Osmanlı Sözlük
açık mektup — is., bu 1) Zarfı yapıştırılmamış mektup 2) Yazıldığı kimseye gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektup … Çağatay Osmanlı Sözlük
taahhütlü mektup — is., bu Kayba uğramadan yerine ulaştırılması posta idaresi tarafından kayda alınarak üstlenilmiş olan mektup … Çağatay Osmanlı Sözlük
name — mektup … Beypazari ağzindan sözcükler
postaya atmak (veya vermek) — mektup, gazete, paket vb.ni gideceği yere ulaşması için posta kuruluşuna vermek, postalamak Evet. Dilekçeyi de şimdi verdim postaya. T. Buğra … Çağatay Osmanlı Sözlük
MÜKÂTİB — Mektup yazan. Mektuplaşan. * Fık: Köle veyâ câriyesinin azâd edilmesini bir kazanca veya bir müddete bağlayan efendi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ULVAN — Mektup ve yazı başlığı. * Övünme, tefahur … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ZİBR — Mektup. Kitap … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Саид Нурси — Бадиуззаман Саид Нурси (тур. Bediüzzaman Said Nursî) Имя при рождении: Саид Нурси Род дея тельности: исламский мыслитель, философ Рождение: 1878(1878), Кепирли (Нурс), Битлис, Османская империя … Википедия