-
1 iflas
iflas [ɑː] Bankrott m; Konkurs m;iflas ettirmek jemandes Bankrott herbeiführen -
2 iflas
iflas [iflã:s] s1) a. jur Konkurs m, Bankrott m\iflas etmek Bankrott machendolanlı \iflas betrügerischer Bankrott -
3 iflas masası
Konkursmasse f -
4 hileli
hileli listig; verfälscht; gepanscht;hileli iflas betrügerische(r) Bankrott -
5 masa
iflas masası ÖKON Konkursmasse f;masa örtüsü Tischdecke f;yazı masası Schreibtisch m;yemek masası Esstisch m;masaya yerleşmek sich an den Tisch setzen -
6 batık
-
7 dolanlı
-
8 hileli
-
9 konkordato
özel \konkordato außergerichtlicher Vergleich -
10 masa
-
11 top
I s1) (futbol \topu) Ball m\topu sürmek den Ball führen2) (bilardo \topu) Kugel f3) (kumaş \topu) Ballen m\topu atmak ( iflas etmek) pleitegehen; ( sınıfta kalmak) sitzen bleibenhaber \top gibi patladı die Nachricht schlug ein wie eine Bombe5) ( hepsi)gayretlerin \topu all die Mühe6) (sl) Schwule(r) m\top gibi kugelrund
См. также в других словарях:
iflas — is., tic., Ar. iflās 1) Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan işadamının durumu, batkı, batkınlık Her gün küçük tüccarlardan birisi iflasa sürükleniyordu. N. Cumalı 2) mec. Yenilgiye uğrama, değerini yitirme 3) mec.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
iflas — is. <ər.> 1. Bankın, tacirin və s. nin borc iltizamlarını vaxtında ödəyə bilməməsi nəticəsində müflis olması, sınıq çıxması. Bankın iflası. Tacirin iflası. İflas etmək (olmaq) – müflis olmaq, sınıq çıxmaq, var yoxu əlindən çıxmaq. Gülara… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
iflas davası — İflas işlerine bakan mahkemelerde açılan iflasa dair dava … Hukuk Sözlüğü
iflas masası — İflas eden kişi veya kuruluşun alacak ve borçlarını belirlemeye ve bunları düzenlemeye yetkili birim … Hukuk Sözlüğü
iflas davası — is., huk. İflas işlerine bakan mahkemelerde açılan dava … Çağatay Osmanlı Sözlük
iflas masası — is., huk. İflas eden kişi veya kuruluşun alacak ve borçlarını belirlemeye ve bunları düzenlemeye yetkili birim … Çağatay Osmanlı Sözlük
iflas etmek — 1) bir kimse veya kuruluş için mahkeme kararıyla anaparasını yitirdiği açıklanmak, batmak Ayna ithal edermiş, sonra iflas etmiş, az buçuk oynatmış. S. F. Abasıyanık 2) mec. düşünce, iddia, tez, kimse vb. yenilgiye uğramak, değeri düşmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
iflâs — (A.) [ سﻼﻓا ] her şeyini yitirme, bitip tükenme … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
iflas — ə. 1) sınıq çıxma, müflis olma; 2) m. puça çıxma; əsassızlıq … Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti
İFLAS — Malı tükenmek, parası kalmamak. Borçlarını ödeyemiyecek hâle gelmek. Sermayesini batırmak. * Ahirette günahları çok olanın hüsrana düşmesi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
iflas — Borcunu ödemeyen veya ödemelerini tatil eden tacir borçlu hakkında yapılan takip sonucunda, mahkeme kararı ile tespit ve ilan edilen durum … Hukuk Sözlüğü