-
1 حاكم
Iحاكَمَ1. kadıAnlamı: yargıç, hakim2. yargılamakAnlamı: (yargıç) bir karara varmaka için davalı ve davacıyı dinlemek, muhakeme etmekIIحاكِم1. hükümranAnlamı: egemen, hâkim2. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden3. kadıAnlamı: yargıç, hakim4. otoriterAnlamı: yetkili, sultalı5. yargıçAnlamı: adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, hâkim6. başkan7. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim -
2 مسيطر
مُسَيْطِر1. hükümranAnlamı: egemen, hâkim2. mutsuzAnlamı: mutlu olmayan, bedbaht3. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden4. elimAnlamı: acınacak, acıklı5. hâkimAnlamı: egemenliğini yürüten6. otokrat7. otoriterAnlamı: yetkili, sultalı8. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim -
3 مهيمن
مُهَيْمِن1. hükümranAnlamı: egemen, hâkim2. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden3. depresifAnlamı: ruhî çöküntüsü olan kimse4. hâkimAnlamı: egemenliğini yürüten5. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim -
4 مسيطر
egemen; elim; hâkim; hükümran; mutsuz; mütehakkim; otokrat; otoriter -
5 مهيمن
depresif; egemen; hâkim; hükümran; mütehakkim -
6 أرجح
أَرْجَح1. utkuluAnlamı: zafer kazanmış2. başatAnlamı: başkaları arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hakim, dominant3. favori4. muhtemelAnlamı: beklenen, olası5. mümkünAnlamı: muhtemel, olabilir -
7 بارع
بارِع1. uzAnlamı: işe yatkın, becerikli2. klâsAnlamı: üstün nitelikli3. üstAnlamı: birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk4. başatAnlamı: başkaları arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hakim, dominant5. mahirAnlamı: becerikli, usta6. hünerli7. marifetliAnlamı: ustalıklı, hünerli8. maharetliAnlamı: eli işe yatkın, becerikli, usta9. as10. ustaAnlamı: eli uz, mahir11. acarAnlamı: güçlü, becerikli, çevik ve enerjik bir kimse12. eziciAnlamı: ağır basan, üstün13. becerikliAnlamı: elinden iş gelen -
8 تحكم
تَحَكُّم1. buyurganlıkAnlamı: despotluk2. tahakkümAnlamı: baskı, zorbalık3. diktatörlükAnlamı: diktatör olma durumu4. hükümranlıkAnlamı: egemenlik, hâkimiyet5. âmirlikAnlamı: âmir oma durumu6. hâkimiyetAnlamı: egemenlik, hâkim durumu7. saltçılık8. hükümAnlamı: egemenlik, hâkimiyet9. egemenlikAnlamı: hakimiyet, hükümranlık10. dikta -
9 تحكمية
تَحَكُّمِيَّة1. buyurganlıkAnlamı: despotluk2. diktatörlükAnlamı: diktatör olma durumu3. tahakkümAnlamı: baskı, zorbalık4. âmirlikAnlamı: âmir oma durumu5. hâkimiyetAnlamı: egemenlik, hâkim durumu6. saltçılık7. dikta -
10 جبل
IجَبَلdağAnlamı: yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukçageniş biralan yayılan bölümlerine verilen adIIجَبَلَyoğurmak -
11 حاتم
حاتِم1. menhusAnlamı: uğursuz2. kadıAnlamı: yargıç, hakim3. karaAnlamı: en koyu renk, siyah4. kapkaraAnlamı: her yanı kara veya simsiyah -
12 خان
خَان1. hünkâr2. misafirhaneAnlamı: konuk evi3. hakanAnlamı: han, hanlar hanı4. lokantaAnlamı: kazanç amacıyla açılmış, para karşılğında yemek yenilen yer, restoran5. hükümdarAnlamı: kral, padişah, devlet başkanı6. padişah7. hanAnlamı: yolcu oteli, konağı8. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim -
13 راجح
راجِح1. utkuluAnlamı: zafer kazanmış2. başatAnlamı: başkaları arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hakim, dominant3. favori4. muhtemelAnlamı: beklenen, olası5. mümkünAnlamı: muhtemel, olabilir -
14 رب
Iرَبّ1. dayıAnlamı: bir kimsenin kayırıcısı olan, sözü geçer kimse2. haizAnlamı: bir şeyin sahibi, malik3. emirAnlamı: kumandan, önder4. komutanAnlamı: bir asker topluluğunun başı5. liderAnlamı: yönetimde gücü ve etkisi olan kimse, önder, şef6. kumandanAnlamı: komutan, önder7. başbuğAnlamı: eski türklerde baş, başkan, komutan8. tanrıAnlamı: allah, ilah9. mevlâAnlamı: tanrı10. mabutAnlamı: kendisine tapınılan varlık11. egeAnlamı: bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu olan kişı12. ehilAnlamı: sahip, malik olan13. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim14. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi15. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar16. başkan17. bayAnlamı: bey yerine kullanılan bir ünvan18. beyIIرَبَّ1. genellemekAnlamı: tamim etmek2. eğitmekAnlamı: terbiye etmek, öğretmek3. biriktirmekAnlamı: toplayıp yığmak4. cemetmekAnlamı: toplamak, bir araya getirmekرُبَّbelkiAnlamı: muhtemel olarak, olabilir ki -
15 سائد
سائِد1. dayıAnlamı: bir kimsenin kayırıcısı olan, sözü geçer kimse2. cariAnlamı: olagelen, geçen, yürürlükte olan3. başatAnlamı: başkaları arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hakim, dominant4. sanlıAnlamı: sanı olan, ünlü5. derebeyi6. meşhurAnlamı: ünlü, tanınmış7. ağaAnlamı: halk arasında sözü geçen kimse -
16 سلطان
1. hünkâr2. buyurganlıkAnlamı: despotluk3. hakanAnlamı: han, hanlar hanı4. egemenlikAnlamı: hakimiyet, hükümranlık5. hükümdarAnlamı: kral, padişah, devlet başkanı6. padişah7. sultanAnlamı: padişah8. egeAnlamı: bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu olan kişı9. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim -
17 سيطرة
سَيْطَرَة1. tahakkümAnlamı: baskı, zorbalık2. buyurganlıkAnlamı: despotluk3. âmirlikAnlamı: âmir oma durumu4. egemenlikAnlamı: hakimiyet, hükümranlık5. hâkimiyetAnlamı: egemenlik, hâkim durumu6. saltçılık -
18 طاغ
طاغٍ1. buyurganAnlamı: despot, diktatör2. müstebitAnlamı: zorba, despot3. başatAnlamı: başkaları arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hakim, dominant4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. sanlıAnlamı: sanı olan, ünlü6. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan7. derebeyi8. adaletsiz9. otokrat10. zalimAnlamı: acımasız ve haksız davranan11. zorbaAnlamı: gücüne güvenerek başkalarının hakkını alan, müstebit12. diktatör -
19 طود
طَوْدdağAnlamı: yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukçageniş biralan yayılan bölümlerine verilen ad -
20 طور
Iطَوْر1. kondisyonAnlamı: ''şart, durum'' anlamlarında bazı terimlerde kullanılır2. kezAnlamı: defa, kere3. kereAnlamı: kez, defe4. evreAnlamı: merhale, aşama, safha5. fazAnlamı: evre, safha6. safhaAnlamı: evre7. durumAnlamı: hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon8. defaAnlamı: kez, kereIIطُورdağAnlamı: yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukçageniş biralan yayılan bölümlerine verilen adطَوَّرَgeliştirmekAnlamı: gelişmesini sağlamak
- 1
- 2
См. также в других словарях:
Hakim B — Fichier:Hakimb.jpg Pays d’origine Algerie !Algérie Activité principale Disc jockey … Wikipédia en Français
Hakim — (von arabisch حكم hakama ‚urteilen‘, im weitesten Sinne: „selbständig urteilsfähig sein“) ist die lateinische Form zweier arabischer Namen: Hakīm (arabisch: حكيم, ‚Weiser, Arzt‘) z. B. beim irakischen Theologen Muhammad Baqir… … Deutsch Wikipedia
hakim — hàkim m DEFINICIJA reg. zast. 1. a. učen čovjek, mudrac, filozof b. sudac, kadija 2. v. hećim ETIMOLOGIJA tur. hakȋm ← arap. ḥākim … Hrvatski jezični portal
hakim — hakim1 [hä kēm′; ] also [ hä′kēm΄] n. [Ar ḥakīm, wise, learned, hence physician] a Muslim physician hakim2 [hä′kēm΄; ] also [ hä kēm′] n. [Ar ḥākim, governor < ḥakama, to exercise authority] a Muslim ruler or judge … English World dictionary
Hakîm — (d.i. der Weise), 1) Arzt, bes. H. Baschi, der. Hofarzt, aus der Corporation der Ulemas, ist das Haupt der im Serail angestellten Spitalärzte; 2) (Hâkim), Richter, bes. Hakimi Scheri, der Befehlshaber des Gesetzes, der Richter, im Gegensatze von… … Pierer's Universal-Lexikon
Hakîm — (arab.), »Weiser«, Philosoph; auch soviel wie Arzt, namentlich bei den Türken, daher H. Baschi (»Oberarzt«), der Titel des ersten Arztes des kaiserlichen Palastes in Konstantinopel; al Hakîm, einer der 99 Beinamen Gottes, der oft im Koran… … Meyers Großes Konversations-Lexikon
Hakim — (Tawfîq al Hakîm) (1898 1987) écrivain égyptien. Il puise ses sujets dans la mythologie (OEdipe Roi, Pygmalion) et dans la vie quotidienne (Journal d un substitut de campagne). Il a introduit le théâtre dans la littérature arabe … Encyclopédie Universelle
Hakim — Nom de personne arabe (Hakîm) désignant celui qui est sage, avisé, savant. C est l un des 99 noms divins. Dérivés : Hakima, Hakimi … Noms de famille
Hakim — Ha*kim (h[.a]*k[=e]m ), n. [Ar. hak[=i]m.] A wise man; a physician, esp. a Mohammedan. [India] [1913 Webster] … The Collaborative International Dictionary of English
Hakim — Ha kim (h[aum] k[=e]m), n. [Ar. h[=a]kim.] A Mohammedan title for a ruler; a judge. [India] [1913 Webster] … The Collaborative International Dictionary of English
Hâkim [1] — Hâkim (arab., »Herrscher«), Bezeichnung des Gouverneurs eines Bezirks oder einer Stadt in Persien und Mittelasien; in der Türkei wird vielfach der Kadi (s. d.) vom Volke »H. Effendi« genannt … Meyers Großes Konversations-Lexikon