-
21 Personal
Personal n <Personals; o pl> personel, kadro;zu wenig Personal haben kadrosu eksik olmak -
22 Schraube
fam bei ihm ist eine Schraube locker onun bir tahtası eksik -
23 Schwäche
Schwäche f <Schwäche; Schwächen> zayıflık, zafiyet; fig zaaf; besonders im Alter elden ayaktan düşme; (Nachteil, Mangel) kusur, eksik, noksan, zayıf taraf;eine Schwäche haben für -e zaafı olmak -
24 sonst
sonst adv (außerdem) ayrıca, başka; (andernfalls) yoksa, aksi takdirde; (normalerweise) genelde, her zaman;sonst jemand fam başka biri;sonst nichts başka bir şey yok, hepsi bu;sonst was fam başka bir şey;sonst wie fam başka bir şekilde;sonst wo fam başka bir yerde;sonst wohin başka bir yere;alles wie sonst her şey eskisi gibi;nichts ist wie sonst hiçbir şey eskisi gibi değil;wer sonst? başka kim olacak?;sonst noch etwas? başka bir eksik/arzunuz? -
25 Stückwerk
Stückwerk n <Stückwerks; o pl> fig eksik iş -
26 unterbeschäftigt
unterbeschäftigt adj eksik istihdamlı, işi az -
27 unterbesetzt
unterbesetzt adj eksik kadrolu -
28 untertreiben
untertreiben v/t und v/i <unreg, o -ge-, h> olduğundan eksik göstermek -
29 unterversichert
unterversichert adj eksik sigortalı -
30 unvollständig
unvollständig adj tam olmayan, eksik -
31 unzureichend
unzureichend adj yetersiz, eksik -
32 Vogel
Vogel [f-] m <-s; ÷> kuş;fam einen Vogel haben bir tahtası eksik olmak -
33 vollwertig
vollwertig adj eşdeğer, değerce eksik olmayan -
34 zu
zu [t͜sʊ]1. präp (D) Richtung -e; Ort, Zeit -de; Zweck, Anlass -meye, -mek için;zu Beginn başlangıçta;komm zu mir! bana gel!;sich zu jemandem setzen b-nin yanına (karşısına) oturmak;von Mann zu Mann erkek erkeğe;zu Wasser und zu Lande denizde ve karada;etwas zum Essen yiyecek bir şey;zum Vergnügen zevk için;jemanden zum Präsidenten wählen b-ni başkan(lığa) seçmek;zu 3 Dollar das Kilo kilosu 3 dolara;werden zu olmak, … haline gelmek2. adv (haddinden) fazla;fam zu sein (geschlossen) kapalı;zu sehr çok fazla, fazlasıyla;einer zu viel bir kişi fazla;einer zu wenig bir kişi eksik;ein zu heißer Tag aşırı sıcak bir gün;(mach die) Tür zu! kapıyı kapa!;vier zu zwei dört iki;wir sind zu dritt üç kişiyiz3. konj kann -ebilir; muss -meli, -ecek;es ist zu erwarten beklenebilir; beklenmeli(dir);nicht zu gebrauchen kullanılacak ( oder işe yarayacak) gibi değil;ohne es zu wissen bilmeden -
35 Auftakt
-
36 Brett
Brett <-(e) s, -er> [brɛt] nt1) ( aus Holz) tahta;schwarzes \Brett kara tahta; ( Schaukasten) ilan tahtası, pano;ein \Brett vor dem Kopf haben ( fam) tahtası eksik olmak, kafasının bir tahtası noksan olmak2) (Spiel\Brett) tahta -
37 dürftig
\dürftig gekleidet pejmürde kıyafetli -
38 Fehler
-
39 fehlerhaft
-
40 hapern
hapern ['ha:pɐn]viworan hapert es? aksaklık nereden geliyor?in Latein hapert es bei ihm Latincede kötüdür
См. также в других словарях:
eksik — èksik (jèksik) prid. <indekl.> DEFINICIJA reg. koji je nedostatan, nepotpun, manjkav, načet [eksik mjera = nepotpuna mjera] ETIMOLOGIJA tur … Hrvatski jezični portal
eksik — sf., ği 1) Bir bölümü olmayan, noksan, natamam Bu kitap eksik, baş tarafı yok. 2) Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat 3) Az Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil... R. N. Güntekin 4) is. İhtiyaç duyulan şey Aklı sıra bu… … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik gedik — is., ği Ufak tefek gereksinimler Bu inkılabın hiçbir noktasında eksik gedik bırakmayacağız. A. Gündüz Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller eksik gedik kapamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik etmemek — 1) her zaman bulundurmak Sağ gözünden, güneş vurdukça sağa sola yansıyan tek gözlüğünü eksik etmezdi. A. İlhan 2) her zaman söylemek Bu sözü ağzından eksik etmez … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik olmamak — her vakit ve her fırsatta bulunmak Bir ufak sac mangal, kış yaz önünden eksik olmaz. M. Ş. Esendal Köyde Nevin i sevenler de eksik değildi. S. F. Abasıyanık … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik artık — zf. Biraz eksik veya fazla olarak … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik olmasın — sağ olsun, var olsun anlamında birine karşı hoşnutluk bildiren söz Bir sürü dedikodudan çekindim, eksik olmasın muhtar pek açgözlü değilmiş. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik olsun — 1) gereği yok anlamında kullanılan bir söz Böyle yardım eksik olsun. 2) ölsün! anlamında kullanılan bir ilenme sözü … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik etek — is., ği, hlk. Kadın … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik çıkmak — tartı veya ölçünün tam olmadığı görülmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik gedik kapamak — ufak tefek gereksinimleri karşılamak … Çağatay Osmanlı Sözlük