-
1 dil
dil1 ANAT Zunge f; Sprache f; Ausdrucksweise f; GEOGR Landzunge f; MUS Zunge f; TECH Zünglein n (der Waage); Riegel m (des Schlosses);dil akrabalığı Sprachverwandtschaft f;dil çıkarmak die Zunge herausstrecken; sich lustig machen;dil(ler) dökmek schöne Worte machen;dil kavgası Schimpferei f;dil koymak sich ins Gespräch mischen;dil kursu Fremdsprachenschule f;dil laboratuarı Sprachlabor n;dil pelesengi Verlegenheitswörter n/pl (ee, şey, also, hm usw);-e dil uzatmak lästern über A; verleumden A;dile, dillere düşmek (oder gelmek) in Verruf kommen;dile gelmek im Märchen zu sprechen beginnen;-i dile getirmek zur Sprache bringen; schildern; auf A zu sprechen kommen;dile kolay leicht gesagt;-i dile vermek ausplaudern (A);-in dili açıldı er wurde gesprächig;-in dili bozuk schlecht sprechend;-in dili çalmak mit Akzent sprechen;-in dili damağına yapışmak einen trockenen Mund haben;-in dili dolaşıyor er lallt;dili tutuk Stotterer m;dili tutuldu es verschlug ihr die Sprache;dili uzun Lästerer m;dili yatkın sprachbegabt;dilinde tüy bitti er hat sich den Mund fusselig geredet;diline dolamak ewig dasselbe sagen;dilini kesmek den Mund halten; jemandem den Mund stopfen;dilini tutamamak seinen Mund nicht halten können;dilini yutmak fig sprachlos sein;dillerde dolaşmak (oder gezmek) in aller Munde sein -
2 dil
dil sbirine \dil çıkarmak jdm die Zunge herausstrecken\dili dolaşmak sich verhaspeln\dilimin ucunda ( fam) es liegt mir auf der Zunge\dilini tutmak ( fig) seine Zunge im Zaun halten\dilinin altında bir şey olmak ( fam) mit etw hinterm Busch halten\dilinin ucunda olmak ( fam) auf der Zunge liegen2) Sprache fbir şeyi \dile getirmek etw zur Sprache bringen; ( ifade etmek) etw ausdrücken, etw äußern4) (toka \dili) Dorn m5) \dil sürçmek sich versprechen, sich im Ausdruck vergreifen\dile kolay leichter gesagt als getanbir şeyi \dile vermek ( gizli bir şeyi) etw ausplaudern; ( duyurmak) etw publik machen\dilini tutamamak nicht den Mund halten könnensöyleye söyleye \dilinde tüy bitmek ( fam) sich den Mund fuss(e) lig reden\dillerde dolaşmak von sich Rede machen -
3 dolaşmak
I vi2) ( yolu uzatmak) einen Umweg machen3) herumgehen, herumlaufenbu benim başımda çoktandır dolaşıyor das geht mir schon lange im Kopf herumher tarafta köpekler ve tavuklar dolaşıyor überall laufen Hunde und Hühner herumdamarlarında aynı kan dolaşıyor es fließt dasselbe Blut in seinen Adern5) gehen, laufenev( den) ev(e) \dolaşmak von Haus zu Haus gehenkapı kapı \dolaşmak von Tür zu Tür gehenserbest dolaşan tavuklar frei laufende Hühnerayakları \dolaşmak über seine eigenen Füße stolpernsaçları dolaşmıştı seine Haare waren zerzaustII vtdünyayı \dolaşmak in der Welt herumreisen2) ( bir yeri) abgehen, abschreiten
См. также в других словарях:
dillerde dolaşmak (veya gezmek) — her yerde kendisinden söz edilmek Hangi hanım, dillerde gezen aşk maceralarından dolayı mevkisinden düşüyor? H. C. Yalçın … Çağatay Osmanlı Sözlük
Имам Раббани — Ахмад Ас Сархинди Аль Фаруки Род деятельности: Муршид Дата рождения: 1562 год(1562) Место рождения: Сархинд … Википедия
XeTeX — … Википедия
dişil — sf., dbl. Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes … Çağatay Osmanlı Sözlük
dişilleştirmek — i, dbl. Bazı dillerde bir kelimeyi dişil duruma sokmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
dişillik — is., ği Bazı dillerde kelimelerin dişil olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
eril — sf., dbl. Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker … Çağatay Osmanlı Sözlük
erillik — is., ği Bazı dillerde, kelimelerin eril olması durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
iç ek — is., dbl. Bazı dillerde kelime kökünün içine giren ek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ön ek — is., dbl. Bazı yabancı dillerde kökün önüne gelerek kelimeye belirli bir anlam katan ek: anormal, biçare, nadan gibi … Çağatay Osmanlı Sözlük
uygunluk — is., ğu 1) Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet 2) Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman 3) dbl. Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından … Çağatay Osmanlı Sözlük