-
21 Vorsicht
Vorsicht! dikkat (et)!, dikkatli ol!;Vorsicht, Glas! dikkat – kırılacak eşya!;Vorsicht, Stufe! basamağa dikkat! -
22 vorsichtig
vorsichtig adj dikkatli, özenli;vorsichtig! yavaş! -
23 wachsam
wachsam ['vax-] adj dikkatli, gözü açık;wachsam sein tetikte olmak -
24 achtsam
-
25 aufmerksam
aufmerksam ['aʊfmɛrkza:m] adjjdn auf jdn/etw \aufmerksam machen birinin dikkatini bir kimseye/şeye çekmek;\aufmerksam zuhören dikkatle dinlemek2) ( höflich) nazik;vielen Dank, sehr \aufmerksam von Ihnen! teşekkür ederim, çok naziksiniz! -
26 Bedacht
Bedacht metw mit \Bedacht tun ( überlegt) bir şeyi düşünerek yapmak; ( vorsichtig) bir şeyi dikkatli yapmak -
27 bedacht
wohl \bedacht iyi düşünülmüş;\bedacht handeln düşünerek [o özen göstererek] davranmak, tedbirli davranmak;auf etw \bedacht sein bir şeye dikkat etmek, bir şeye özen göstermek;wohl \bedacht iyi düşünülmüş -
28 bedächtig
1) ( langsam) yavaş, ağır, aheste -
29 behutsam
-
30 besonnen
besonnen [bə'zɔnən] -
31 Posten
Posten <-s, -> ['pɔstən] m2) mil (Grenz\Posten) karakol;( nicht) auf dem \Posten sein ( fam) ( gesundheitlich) sağlığı yerinde ol(ma) mak; ( wachsam sein) dikkatli olmak;auf verlorenem \Posten stehen durumu umutsuz olmak\Posten stehen/schieben nöbet tutmak;der \Posten am Kasernentor kışla kapısındaki nöbetçi (er)4) ( Warenmenge) kalem5) (Polizei\Posten) nokta6) ( Platz) yer -
32 rücksichtsvoll
dikkatli, saygılı -
33 sachte
sachte [zaxt, 'zaxtə]2) ( unmerklich) usulcacık, yavaşçacık3) ( langsam) usulca, yavaşça4) ( allmählich) yavaş yavaş -
34 schonen
schonen ['ʃo:nən]I vt ( Person) esirgemek; ( Gegenstand) dikkatli kullanmak; ( schützen) korumak; ( Kräfte) idareli kullanmak;seine Gesundheit \schonen sağlığını korumakII vrsich \schonen kendine dikkat etmek -
35 schonend
du musst es ihr \schonend beibringen bunu ona, onu fazla üzmeden anlatmalısın -
36 wachsam
uyanık; ( aufmerksam) dikkatli -
37 walten
- 1
- 2
См. также в других словарях:
dikkatli — sf. 1) Dikkat eden, özen gösteren (kimse) 2) Titiz, araştırıcı, sorgulayıcı Bir yabancının dikkatli bakışından ürkerek susacağından korkmuştu. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
ENZAR-I DİKKAT — Dikkatli bakışlar, dikkatli görüşler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
sak durmak — dikkatli, uyanık durumda bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
teyakkuza geçmek — dikkatli ve tetikte olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ayağını denk basmak — dikkatli ve uyanık davranmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
öcül öcül bakmak — dikkatli ve saf bakış … Beypazari ağzindan sözcükler
tetkik etmek — 1) incelemek Çocuk gene dikkatli dikkatli beni tetkik ediyor. M. Ş. Esendal 2) araştırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
dakik — sf., Ar. daḳīḳ 1) Düzenli işleyen, aksamayan 2) mec. Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkatlilik — is., ği Dikkatli olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkatsiz — sf. İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz İnsan tanımayan dalgın, dikkatsiz biletçi de kötüdür. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
dimdik — sf., ği 1) Çok dik 2) Sağlıklı, zinde Müsteşar dimdik, sert adımlar atıyor. P. Safa 3) Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin 4) zf. Çok dik bir biçimde 5) zf. Sağa sola sapmadan, dosdoğru Çevik adımlarla dimdik yürüyen, uzun… … Çağatay Osmanlı Sözlük