-
1 take over
devralmak, yönetimi almak, üzerine almak -
2 принимать
несов.; сов. - приня́ть1) врз kabul etmek; almakпринима́ть пода́рки — hediye kabul etmek
принима́ть зака́зы — sipariş kabul etmek
принима́ть посети́телей — ziyaretçi kabul etmek
кто принима́л делега́цию? — heyeti kim kabul etti?
в тече́ние неде́ли столи́ца принима́ла делега́ции из разли́чных стран — bir hafta içinde başkent çeşitli ülke heyetlerini konuk etti
врач принима́ет де́сять челове́к в день — doktor günde on kişi muayene eder
в э́том го́роде нас при́няли о́чень хорошо́ — bu şehirde çok iyi ağırlandık / çok iyi kabul gördük
его́ при́няли в шко́лу — okula kabul edildi
в э́ти учи́лища бу́дет дополни́тельно при́нято де́сять ты́сяч челове́к — bu okullarda on bin yeni kayıt yapılacak
принима́ть на рабо́ту — işe almak
приня́ть предложе́ние — öneriyi kabul etmek
в при́нятой конститу́ции... — kabul olunan anayasada...
принима́ть поздравле́ния — tebrikleri kabul etmek
сто́роны при́няли нижесле́дующее — taraflar aşağıdaki hususları kabul etmişlerdir
приня́ть вы́двинутые усло́вия — ileri sürülen koşulları kabul etmek
приня́ть лати́нский алфави́т — Latin alfabesini kabul etmek
приня́ть христиа́нство — Hıristiyanlığı kabul etmek
принима́ть лека́рства — ilaç almak
принима́ть ва́нну — banyo yapmak / almak
2) teslim almak; devralmakпринима́ть товар(ы) — mal teslim almak
принима́ть дежу́рство — nöbet teslim almak
приня́ть заво́д / руково́дство заво́дом — fabrikanın yönetimini devralmak
3) karşılamak; almakкак он при́нял э́то изве́стие? — bu haberi nasıl karşıladı?
я при́нял ва́ши слова́ за шу́тку — sözünüzü şakaya aldım
принима́ть что-л. на свой счёт — üstüne almak / yormak
4) в сочетании с сущ. almakпринима́ть ме́ры — önlemler almak
принима́ть уча́стие в чём-л. — bir şeye katılmak, iştirak etmek
профессора́, принима́вшие экза́мен — sınavı yapan profesörler
5) (вид, форму и т. п.) almakде́ло при́няло ину́ю окра́ску — işin rengi değişti
собы́тие при́няло междунаро́дный разма́х — olay evrensel boyutlara ulaştı
экономи́ческая борьба́ приняла́ полити́ческий хара́ктер — iktisadi mücadele siyasi nitelik aldı / niteliğe büründü
6) (счесть по ошибке за другого, другое) sanmak; benzetmekон при́нял меня́ за друго́го — beni başkası sandı, beni başkasına benzetti
он при́нял Вас за иностра́нца — Sizi yabancı sandı
его́, ви́димо, при́няли за пья́ного — onu sarhoş sanmışlar
7) безл. usuldendir, adettirу нас так при́нято — bizde usul / adet böyle
••приня́ть ого́нь на себя́ — ateşi kendi üstüne çekmek
-
3 relieve
v. rahatlatmak, dindirmek, hafifletmek, kurtarmak, teselli vermek, avutmak, içini rahatlatmak, nöbeti devralmak, yardım yapmak, sadaka vermek, renk katmak, belirginleştirmek, dikkat çekmesini sağlamak, çare bulmak, kabartma yapmak, torna etmek* * *sıkıntısını hafiflet* * *[-v]1) (to lessen or stop (pain, worry etc): The doctor gave him some drugs to relieve the pain; to relieve the hardship of the refugees.) sıkıntısını hafifletmek, azaltmak2) (to take over a job or task from: You guard the door first, and I'll relieve you in two hours.) nöbeti/görevi devralmak3) (to dismiss (a person) from his job or position: He was relieved of his post/duties.) atmak4) (to take (something heavy, difficult etc) from someone: May I relieve you of that heavy case?; The new gardener relieved the old man of the burden of cutting the grass.) kurtarmak5) (to come to the help of (a town etc which is under siege or attack).) yardımına gelmek -
4 take over
v. devralmak, üstlenmek, yönetimini almak, ön plâna çıkmak* * *yüklen* * *1) (to take control (of): He has taken the business over (noun take-over).) yönetimi ele geçirmek2) ((often with from) to do (something) after someone else stops doing it: He retired last year, and I took over (his job) from him.) devralmak, sorumluluğunu üstlenmek -
5 abnehmen
ab|nehmenI vi1) ( Macht, Kräfte) azalmak; ( Interesse) azalmak; ( Geschwindigkeit) azalmak; ( Mond) küçülmek; ( Fieber) düşmek; ( Tage) kısalmak; ( an Zahl) eksilmek, azalmak2) ( Gewicht verlieren) kilo vermek, zayıflamak3) telek cevap vermek;es nimmt keiner ab kimse cevap vermiyorII vt1) ( Hut) çıkarmak ( Bart); traş etmek; med almak; ( Blut) almak; ( abkaufen) satın almak; ( wegnehmen) elinden almak; ( im Spiel) almak; ( abverlangen) istemek; ( Maschen) almak;den Hörer \abnehmen ahizeyi eline almak2) ( übernehmen) devralmak;jdm eine Arbeit \abnehmen birinden bir işi devralmakjdm das Versprechen \abnehmen, zu...... için birinden söz almakdas nehme ich dir nicht ab! ( fam) bu söylediğine inanmıyorum! -
6 absorb
v. kavramak, anlamak; emmek, özümsemek, çekmek, yutmak; devralmak* * *1. emerek içine al 2. içine çek 3. soğur* * *[əb'zo:b]1) (to soak up: The cloth absorbed the ink I had spilled.) emmek2) (to take up the whole attention of (a person): He was completely absorbed in his book.) tüm ilgi ve dikkatini çekmek•- absorption -
7 take the helm
yönetimi devralmak -
8 take the helm
yönetimi devralmak -
9 aufkaufen
aufkaufen v/t <-ge-, h> satın almak, devralmak -
10 übernehmen
1. v/t <unreg, o -ge-, h> devralmak; Idee, Brauch, Namen benimsemek; Führung, Kosten, Risiko, Verantwortung almak, üstlenmek2. v/r: sich übernehmen kaldıramayacağı yükün altına girmek -
11 Vorsitz
den Vorsitz haben başkanlık etmek;den Vorsitz übernehmen başkanlığı devralmak;unter dem Vorsitz von … (-in) başkanlığında -
12 ablösen
-
13 mütterlich
mütterlich ['mʏtɐlıç]I adj;das \mütterliche Geschäft übernehmen annesinin işini devralmakII adv anaca -
14 übernehmen
übernehmen*I vt1) ( Geschäft) devralmak; ( Amt) üstlenmek, deruhte etmek; ( Aufgabe, Kosten) üstlenmek; ( Verantwortung) üstlenmek, üstüne almak, yüklenmek; ( Methode, Sitte) benimsemek; ( Rolle) almak;das Steuer \übernehmen direksiyona geçmekII vrsich \übernehmen fazla yorulmak, kendini fazla yormak; ( finanziell) parası bitmek;er hat sich beim Umzug übernommen taşınırken fazla yoruldu -
15 Vorsitz
Vorsitz <-es, -e> mbaşkanlık;unter dem \Vorsitz von jdm birinin başkanlığı altında;den \Vorsitz führen başkanlık etmek;den \Vorsitz übernehmen/abgeben başkanlığı devralmak/devretmek -
16 relieve
(agri, aci, sikinti, vb.) dindirmek, hafifletmek, azaltmak, yatistirmak, teskin etmek, bastirmak; ferahlatmak, rahatlatmak, avutmak, avundurmak, gönül ferahligi vermek; nöbeti devralmak, nöbet degistirmek; (kusatilmis kenti) kurtarmak; tekdüzeligini gider
См. также в других словарях:
devralmak — i, Ar. devr + T. almak Bir şeyi devir yoluyla almak, teslim almak Nöbeti devraldı … Çağatay Osmanlı Sözlük
devir — 1. is., vri, Ar. devr Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, periyot Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı. B. Felek Birleşik Sözler devrihindi devrisaadet Cilalı Taş Devri kuluçka devri Maden Devri … Çağatay Osmanlı Sözlük
devralma — is. Devralmak işi … Çağatay Osmanlı Sözlük