-
1 ceket
MED ceket k(u)ron Jacketkrone f -
2 ceket
ceket sJacke f, Jackett nt -
3 blûcin ceket
Jeansjacke f -
4 blazer
blazer, blazer ceket Blazer m -
5 sırt
sırt çantası Rucksack m;sırt dayanağı Rückenlehne f;sırt çantalı Rucksacktourist m, -in f;-e sırt çevirmek jemandem den Rücken kehren;sırtı kaşınıyor fig ihm juckt das Fell;sırtı pek warm angezogen;-in sırtı yere gelmek untergekriegt werden;-i sırtına almak auf die Schulter nehmen, schultern A; sich (D) (einen Mantel) überziehen;-in sırtından geçinmek auf Kosten G leben;-e sırtını dayamak sich verlassen auf A;-in sırtında bir ceket vardı er hatte ein Jackett an -
6 balıksırtı
-
7 bolero
-
8 durmak
vi1) stehen, sich haltendik \durmak gerade stehen, sich gerade halten2) anhalten, stoppen, stehen bleibensaat sekizi on geçe durdu die Uhr blieb um zehn nach acht stehen3) ( bir yerde bir süre oyalanmak) Halt machen4) ( kalmak) bleiben5) ( yağmur) aufhören6) aussetzennabzı durdu sein Puls hat ausgesetzt, sein Puls setzte aus7) ( yakışmak)ceket üzerinde güzel durmuyor angezogen sieht die Jacke nicht schön aus -
9 yakışmak
vi1) ( güzel durmak)ceket sana yakışmıyor die Jacke steht dir nichtsakal sana yakışıyor/yakışmıyor der Bart steht dir gut/schlecht2) ( uygun olmak) passenbirbirlerine yakışıyorlar sie passen zueinanderbu kumaş böyle bir koltuğa yakışmaz dieser Stoff passt zu einem solchen Sessel nichtkoltuk masaya yakışmadı der Sessel passt nicht zum Tisch3) bu eser şanına yakışıyor das Werk macht ihm alle Ehre
См. также в других словарях:
ceket — is., Fr. jaquette Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ceketini alıp çıkmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sakav — ceket … Beypazari ağzindan sözcükler
setire — ceket … Beypazari ağzindan sözcükler
gocuk — is., ğu, Bulg. 1) Tek parça hayvan postundan yapılan ceket Atını bir direğe bağlar, gocuğunu kafasına çeker, uyurdu. S. F. Abasıyanık 2) İçi kürk, pelüş vb.nden yapılan kalın ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
hırka — is., Ar. ḫirḳa 1) Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi Bol hırkasının içinde ne kadar zavallı hatta ne kadar gülünçtü. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Genellikle… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kanadiyen — is., Fr. canadienne 1) Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket 2) Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
Olgun Şimşek — Born 1971 Yenice, Büyükorhan, Bursa Occupation Actor Years active 1993 present Olgun Şimşek (born 1971 in Yenice, Bursa) is a Turkish actor Biography Olgun … Wikipedia
anorak — is., ğı, Fr. anorak Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
basma — is. 1) Basmak işi 2) Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua 3) İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun 4) Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma… … Çağatay Osmanlı Sözlük
büstiyer — is., Fr. bustier Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük … Çağatay Osmanlı Sözlük
çividi — is., T. çivit + Ar. ī 1) Çivit rengi 2) sf. Bu renkte olan Yalnız o, Fatma gibi üst yanı cepli, çividi mavi ceket yaptırmamıştı. M. Yesari … Çağatay Osmanlı Sözlük