-
1 rien
I1 pas une chose hiç [hiʧ]◊Je ne sais rien. — Hiç bir şey bilmiyorum.
◊Il n'a rien fait. — Hiç bir şey yapmadı.
◊Qu'est-ce que tu dis ? - Rien. — Ne diyorsun ? - Hiç.
◊Je n'ai rien d'autre à dire. — Söyleyecek başka hiç bir şeyim yok.
2 de rien bir şey değil3 cela / ça ne fait rien önemli değil◊J'ai oublié. - Ça ne fait rien. — Unuttum. - Önemli değil.
4 ce n'est rien önemli değil◊Ne pleure pas, ce n'est rien. — Ağlama, önemli değil.
5 n'y être pour rien kendi yüzünden olmamak◊Je n'y suis pour rien. — Benim yüzümden değil o.
6 comme si de rien n'était hiç bir şey olmamış gibi◊Il a continué comme si de rien n'était. — Hiç bir şey olmamış gibi devam etti.
IIn m1 une petite chose bir hiç◊Un rien l'amuse. — Bir hiç eğlenmesine yetiyor.
2 en un rien de temps çok az zaman içinde◊Tout a changé en un rien de temps. — Çok az zaman içinde herşey değişti.
-
2 part
n f1 morceau parça [paɾ'ʧa]2 prendre part à qqch bir şeye katılmak3 faire part de qqch à qqn birine bir şey konusunda haber vermek4 pour ma part bana kalırsa5 à parta ayrıcab dışında [dɯʃɯn'da]◊Tout va bien, à part ça. — Bunun dışında, herşey yolunda.
6 de la part de qqn biri tarafından7 d'une part... d'autre part... bir yandan, öte yandan8 de toutes parts her yandan -
3 profond
1 vers le bas derin [de'ɾin]2 vers l'avant derin [de'ɾin]3 derin [de'ɾin]4 intense derin [de'ɾin]5 qui va loin derin [de'ɾin] -
4 profonde
1 vers le bas derin [de'ɾin]2 vers l'avant derin [de'ɾin]3 derin [de'ɾin]4 intense derin [de'ɾin]5 qui va loin derin [de'ɾin] -
5 tirer
Iv t1 tendre çekmek2 rabattre kapamak3 traîner ardından çekmek4 çizmek5 basmak6 avec une arme ateş etmek7 un ballon topu göndermek8 hors d'un endroit çıkarmak9 d'une situation almak, çıkarmak10 sağlamak11 ders almak12 dans un jeu de hasard rasgele çekmek◊tirer le bon / mauvais numéro — kazanan, kazanmayan numarayı çekmek
IIv i1 tendre çekmek, asılmak2 avec une arme ateş etmek3 un ballon topu hedefe göndermek4 tirer à sa fin son bulmak5 aspirer çekiş -
6 avoir
Iv t1 sahip olmak2 caractéristique bir özelliği olmak3 bir şey hissetmek◊4 fam aldatmak5 avoir à (avec inf.) bir şeyi yapmak zorunda olmak◊J'ai à te parler. — Seninle konuşmam gerek.
6 en avoir après / contre birine kızmakIIv auxyapma, etme fiilinin geçmişinde kullanılır◊Je les ai entendus. — Onları duydum.
v impers1 il y a var◊Il y a plusieurs possibilités. — Birçok olasılık var.
2 il y a bir kaç zamandır◊Elle est arrivée en France il y a six mois. — Fransa'ya altı ay önce geldi.
3 qu'est-ce qu'il y a ? fam ne var ? ne oluyor ?4 il n'y a qu'à fam yap olsun◊Il n'y a qu'à lui demander s'il vient. — Gelip gelmeyeceğini sormaktan başka çözüm yok.
5 il n'y a pas de quoi bir şey değilIVn mcrédit alacak [aɫa'ʤak] -
7 diriger
-
8 grand
I1 haut / large büyük [by'jyc]◊Cette fille est très grande. — Bu kız çok büyük.
◊La fenêtre est grande ouverte. — Pencere sonuna kadar açık
2 important çok sayıda◊J'ai entendu un grand bruit. — Büyük bir gürültü duydum.
♦ il n'y a pas grand monde fazla kalabalık yok3 adulte büyük [by'jyc]◊Tu pourras y aller quand tu seras grand. — Büyüdüğün zaman gidebileceksin.
♦ les grandes personnes yetişkinler4 aîné daha yaşlı◊C'est son grand frère. — O ağabeyidir.
5 ünlü [yn'ly]◊C'est un grand écrivain. — O büyük bir yazardır.
IIn m f1 de grande taille büyük [by'jyc]2 büyük [by'jyc]◊3 enfant plus âgé büyük çocuk◊C'est un grand maintenant. — Büyük bir çocuktur o artık.
en grand ölçüyü geniş tutarak◊Il a fait les choses en grand pour cette fête. — Bu şenlik için ölçüyü geniş tuttu.
-
9 grande
I1 haut / large büyük [by'jyc]◊Cette fille est très grande. — Bu kız çok büyük.
◊La fenêtre est grande ouverte. — Pencere sonuna kadar açık
2 important çok sayıda◊J'ai entendu un grand bruit. — Büyük bir gürültü duydum.
♦ il n'y a pas grand monde fazla kalabalık yok3 adulte büyük [by'jyc]◊Tu pourras y aller quand tu seras grand. — Büyüdüğün zaman gidebileceksin.
♦ les grandes personnes yetişkinler4 aîné daha yaşlı◊C'est son grand frère. — O ağabeyidir.
5 ünlü [yn'ly]◊C'est un grand écrivain. — O büyük bir yazardır.
IIn m f1 de grande taille büyük [by'jyc]2 büyük [by'jyc]◊3 enfant plus âgé büyük çocuk◊C'est un grand maintenant. — Büyük bir çocuktur o artık.
-
10 haut
-
11 léger
1 en poids hafif [ha'fif]2 faible hafif [ha'fif]3 diététique hafif [ha'fif]4 pas fort hafif [ha'fif]5 insouciant hafif [ha'fif]♦ prendre qqch à la légère bir şeyi hafife almak -
12 leʒɛʀ
1 en poids hafif [ha'fif]2 faible hafif [ha'fif]3 diététique hafif [ha'fif]4 pas fort hafif [ha'fif]5 insouciant hafif [ha'fif]♦ prendre qqch à la légère bir şeyi hafife almak -
13 remettre
v t1 replacer yeniden yerleştirmek2 mettre de nouveau yeniden giymek3 mettre comme avant eskiden olduğu gibi koymak4 ajouter eklemek5 vermek6 reporter ertelemek7 remettre qqch en question bir şeyi yeniden tartışmak -
14 sérieux
I1 important ciddi2 grave ciddi3 raisonnable ciddi◊C'est une personne sérieuse. — O ciddi bir insandır.
4 fait avec soin titiz [ti'tiz]5 pas gai ciddiIIn m1 gravité ciddilik2 application ciddi olma◊C'est quelqu'un de sérieux. — O ciddi bir insandır.
3 prendre qqch au sérieux bir şeyi ciddiye alma -
15 tendre
I1 affectueux şefkatli2 mou yumuşak [jumu'ʃak]IIv t1 déplier germek2 avancer ileriye uzatmak3 uzatmak4 tendre un piège à qqn birine bir tuzak kurmak5 tendre l'oreille kulak kabartmakv i1 viser -e doğru gitmek2 avoir tendance à -e yüz tutmak -
16 un
Ibir [biɾ]◊Il a acheté un appartement. — Bir daire satın aldı.
IIbir [biɾ]◊C'est une des plus belles villes du monde. — Dünyanın en güzel kentlerinden biridir o.
◊Il a reconnu l'un d'eux. — Aralarından birini tanıdı.
◊Je ne prends ni l'un ni l'autre. — Ne birini ne ötekini alıyorum.
◊Les uns restent, les autres partent. — Birileri kalır, öbürleri gider.
1 quantité bir [biɾ]2 rang birinciIVchiffre bir rakamı -
17 bon
I1 qui convient iyi [i'ji]2 réussi güzel [ɟy'zel]◊Le repas était très bon. — Yemek çok güzeldi.
3 gentil, charitable iyi [i'ji]4 compétent iyi [i'ji]5 c'est bon ! Yeter !6 grand -den az olmayan7 pour de bon kesin olarak◊Il est parti pour de bon. — Dönmemecesine gitti.
II1 sentir bon hoş kokulu2 il fait bon buranın ısısı hoşn m1 gentil iyi insan2 avoir du bon iyi yanları olmakIVn mgeçici makbuz -
18 bonne
I1 qui convient iyi [i'ji]2 réussi güzel [ɟy'zel]◊Le repas était très bon. — Yemek çok güzeldi.
3 gentil, charitable iyi [i'ji]4 compétent iyi [i'ji]5 c'est bon ! Yeter !6 grand -den az olmayan7 pour de bon kesin olarak◊Il est parti pour de bon. — Dönmemecesine gitti.
IIn fhizmetçi [hizmet'ʧi] -
19 être
Iv i1 indique l'état bir şeyin hali2 être à qqn birinin olmak◊Ce sac est à moi. — Bu çanta benim.
3 aller (au passé) gitmiş olmak◊J'ai été à New York deux fois. — New York'a iki kere gittim.
4 être pour / contre qqch bir şeyden yana olmak5 c'est... / ce sont... -dir◊C'est mon ami. — O benim arkadaşımdır.
◊Ce sont mes livres. — Bunlar benim kitaplarımdır.
6 est-ce que... acaba7 il était une fois... bir varmış, bir yokmuş...IIv aux◊Elle est partie. — Bayan gitti.
◊Nous nous sommes retrouvés dans un café. — Bir kahvede buluştuk.
n m1 varlık [vaɾ'ɫɯk]◊2 kimse ['cimse] -
20 grave
См. также в других словарях:
bir — burum: (Ağdam, Bakı, Bərdə, Qazax, Şuşa, Tərtər) bir dəfə, bir qədər, bir az (“qaynamaq” feli ilə işlənir). – Qoy bir burum qaynasın, sora götü (Ağdam); – Bir burum qaynıyannan sora götürüf onu süzürsən (Şuşa) ◊ Bir çala (Qazax) – bir az, bir… … Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti
bir — bir̃ (birr) interj. 1. pu, žir (kartojant nusakomas byrėjimas, riedėjimas): Bir̃ bir̃ bir̃ ir nubyrėjo visi obuoliai Kb. Bir̃ bir̃ bir̃ išbirėjo žirniai iš saujos Š. Bir bir nuo skardžio riedėjau, medeliai, girdi, riedant trakšt trakšt lūžo… … Dictionary of the Lithuanian Language
Bir Umm Fawakhir — … Deutsch Wikipedia
bir — bir·gus; bir·ken·head; bir·ke·nia; bir·lie·man; bir·ma; bir·ming·ham; bir·ne; bir·nirk; bir·rus; bir·sle; ka·bir·pan·thi; sa·bir; si·bir·ic; gam·bir; … English syllables
Bir-Hakeim — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. Bir Hakeim est une oasis du désert de Libye, lieu de la bataille de Bir Hakeim en mai et juin 1942 au cours de laquelle la brigade française libre du… … Wikipédia en Français
Bir Bou Haouch — Ajouter une image Administration Nom algérien بئر بوحوش Pays Algerie !Algérie Wilaya … Wikipédia en Français
Bir Moghrein — بير مغرين Staat: Mauretanien Mauretanien … Deutsch Wikipedia
Bir Tawil — … Deutsch Wikipedia
Bir Mourad Raïs — Ajouter une image Administration Nom algérien بير مراد رائس Pays Algerie !Algérie … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (Métro De Paris) — Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (metro de Paris) — Bir Hakeim (métro de Paris) Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français