-
61 بعزق
بَعْزَقَ1. saçmakAnlamı: bir şeyi ortalığa dağıtmak2. dökmekAnlamı: serpmek, saçmak3. ayırmak4. dağıtmakAnlamı: toplu durumda bulunan kimse veya şeyleri birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak -
62 بلغ
Iبَلَغَ1. ulaşmakAnlamı: yetişmek2. erişmekAnlamı: bir amaca varmak, ulaşmak3. ermekAnlamı: erişmek, yetişip dokumak4. olgunlaşmak5. varmakAnlamı: belli bir duruma gelmek6. gitmekAnlamı: bir duruma, bir sonuca ulaşmak7. değmekAnlamı: ulaşmak, erişmekIIبَلَّغ1. vermekAnlamı: bilgiyi başkalarına iletmek2. bildirmekAnlamı: herhangi bir şeyi haber vermek -
63 تأليف
تَأْلِيف1. bireşim2. kitap3. entegrasyonAnlamı: bütünleşme, birleşme4. sentezAnlamı: birleşim5. terkipAnlamı: birleşim, bileştirme6. bileşim -
64 تبع
Iتَبَع1. bağımlıAnlamı: başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan2. bağımlılıkAnlamı: bağımlı olma durumu3. bağım4. öykünmeAnlamı: taklit5. tabiiyetAnlamı: bağlılık, bağımlılık6. itaatAnlamı: boyun eğme7. astIIتَبِعَ1. sürdürmekAnlamı: bir şeyin sürmesini sağlamak2. izlemekAnlamı: sonra gelmekتِبْع1. yaramazAnlamı: çapkın2. kadıncılAnlamı: kadınlara düşkün3. bağımlıAnlamı: başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan4. ast5. çapkınAnlamı: geçici duygular peşinde koşan -
65 توجه
Iتَوَجَّهَ1. dönmekAnlamı: yönelmek2. yönelmekAnlamı: bir tarafa doğru yüzünü çevirmek3. dolaşmakAnlamı: bir yeri belli bir amaçla gezmekIIتَوَجُّه1. yönelmeAnlamı: yönelmek işi2. teveccühAnlamı: yönelme3. kenarAnlamı: bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı yakını, kıyı4. cihetAnlamı: yön, taraf, yan5. bucakAnlamı: kenar, köşe, yer -
66 جاز
IجَازcazAnlamı: başlangıçta kuzey amerika zencilerinin müziği iken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türüIIجازَ1. katetmekAnlamı: bir yeri aşarak geçmek2. geçmekAnlamı: bir yerden başka bir yere gitmek3. aşmakAnlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek -
67 جري
جَرْي1. seyelanAnlamı: akma, akıntı2. debiAnlamı: bir akar suyu herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım3. koşuAnlamı: koşarak yapılan yarış4. akımAnlamı: akmak ışı, hava su gibi akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, cereyan5. akıntı6. cereyanAnlamı: bir yöne doğru akma, akıntı -
68 جزء
جُزْء1. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık2. seksiyonAnlamı: bölüm3. kısım4. hizipAnlamı: bölük, kısım, klik, parti5. fasılAnlamı: bölüm, kısım6. kırıntıAnlamı: bir şeyden ayrılan küçük parça7. aksamAnlamı: kısımlar8. bölüntüAnlamı: bölünmüş parça9. hane10. bölüm11. cüz -
69 حاجز
حَاجِز1. köstekAnlamı: engel2. blokeAnlamı: el konulmuş3. paravan4. paravana5. bölme6. engel7. hailAnlamı: engel8. mânia9. mâni10. ketAnlamı: engel11. barikat -
70 حشر
Iحَشَرَ1. genellemekAnlamı: tamim etmek2. tıkıştırmakAnlamı: rastgele doldurmak3. toparlamakAnlamı: bir araya getirmek4. derlemekAnlamı: seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek5. biriktirmekAnlamı: toplayıp yığmak6. cemetmekAnlamı: toplamak, bir araya getirmekIIحَشْر1. haşirAnlamı: toplanma, bir araya gelme2. birikimAnlamı: bir yerde toplanıp yığılma -
71 حل
Iحَلّ1. karşılıkAnlamı: cevap, yanıt2. tahlilAnlamı: bir maddeyi çözümleme, analiz3. çözüm4. analizAnlamı: tahlil, çözümleme5. cevapAnlamı: bir soruya, bir yazıya verilen karşılık, yanıtIIحَلَّçözmekAnlamı: düğümlü, bağlı bir şeyi açmakحِلّ1. helâlAnlamı: dinin kurallarına aykırı olmayan2. legalAnlamı: kanuni, meşru, yasal3. meşruAnlamı: yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu4. caizAnlamı: işlenmesinde sakınca olmayan yapılıp ışlenmesine izin verilen, yakışık alan -
72 حوى
حَوَى1. kaplamakAnlamı: bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak2. genellemekAnlamı: tamim etmek3. içermekAnlamı: kapsamak, içine almak4. kapsamakAnlamı: içine almak5. derlemekAnlamı: seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek6. cemetmekAnlamı: toplamak, bir araya getirmek7. biriktirmekAnlamı: toplayıp yığmak -
73 خبير
خَبِير1. bilir kişiAnlamı: belirli bir konudan iyi anlayan2. anaçAnlamı: deneyli, bilgili, kurnaz3. erbapAnlamı: bir işi iyi yapan kimse4. eksperAnlamı: uzman, bilirkişi5. malumatlıAnlamı: bilgili6. âlimAnlamı: bilgin7. kompetanAnlamı: uzman, yetkili8. tecrübeliAnlamı: tecrübesi olan9. uzman10. ustaAnlamı: bir sanatta uzman11. emektar -
74 خدمة
خِدْمَة1. aşkAnlamı: bir kimse için bir hizmet yapma2. el birliğiAnlamı: bir ış yapmak için birleşme3. hizmetAnlamı: birine yarayan bir işi yapma4. muavenetAnlamı: yardım5. sayeAnlamı: koruma yardım6. medetAnlamı: yardım, imdat7. ianeAnlamı: yardım8. himmetAnlamı: yardım, kayırma9. imdatAnlamı: yardım işareti10. bahşiş -
75 خصوصي
خُصُوصِيّ1. özgülAnlamı: bir türle ilgili2. öznelAnlamı: sübjektif3. hususîAnlamı: özel bir biçimde4. hasAnlamı: özgü, mahsus5. bireyselAnlamı: bireye özgü olan, ferdî6. şahsîAnlamı: kişiye ait, kişisel7. mahsusAnlamı: biri veya bir şey için ayrılmış8. karakteristikAnlamı: bir kimse veya nesneye özgü olan9. özelAnlamı: yalnız bir kişiye ait olan -
76 خلف
Iخَلَف1. dublör2. muadilAnlamı: eşit, denk, eşdeğer3. bedel4. zürriyetAnlamı: döl, soy sop, sulp5. dölAnlamı: canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey, zürriyet, nesilIIخَلْف1. ardıncaAnlamı: hemen arkasında, hemen ardında, arkası sıra, ardı sıra2. geriAnlamı: arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art3. enseAnlamı: boynun arka kısmı4. peşAnlamı: arka5. arka6. artAnlamı: bir şeyin öbür yüzü, arka, geriخَلَّفَ1. terk etmekAnlamı: bırakmak2. koymakAnlamı: bırakmak3. bırakmakAnlamı: salıverme, terk etme -
77 دفق
Iدَفَقَ1. fışkırmak2. harıldamak3. akıtmakAnlamı: akmasını sağlamak, dökmek, akmasına yol açmak4. gelmekAnlamı: akmak, cereyan etmek5. akmakAnlamı: (sıvı veya ince taneli maddeler için) bir yerden başka bir yere doğru gitmek6. dökülmekAnlamı: dökmek işi yapılmak7. dökmekIIدَفْق1. seyelanAnlamı: akma, akıntı2. galebeAnlamı: üstünlük, çokluk3. bollukAnlamı: bol olma durumu -
78 دور
Iدَوْر1. kat2. çağAnlamı: hayatın dönemlerinden her biri3. devreAnlamı: dönem4. hadAnlamı: aşama, derece, sınır5. etapAnlamı: aşama, merhale6. kat7. kereAnlamı: kez, defe8. merhaleAnlamı: derece, aşama9. katmer10. kezAnlamı: defa, kere11. evreAnlamı: merhale, aşama, safha12. fazAnlamı: evre, safha13. tabakaAnlamı: katman, kat14. zamanAnlamı: bir işin geçmekte olduğu süre, vakit15. aşamaAnlamı: rütbe, mertebe, derece, paye16. sıra17. defaAnlamı: kez, kereIIدَوَّرَ1. çevirmekAnlamı: döndürerek hareket ettirmek2. yuvarlaklaştırmakAnlamı: yuvarlak duruma getirmek3. işletmekAnlamı: işlemesini sağlamak, çalıştırmak4. işlemek -
79 رش
Iرَشّ1. saçma2. serpelemekAnlamı: seyrek damlalar durumunda yağmak3. püskürtmeAnlamı: püskürtmek işi4. serpmekAnlamı: dağılacak biçimde dökmek, saçmak5. ayırmakIIرَشَّ1. serpiştirmekAnlamı: gelişigüzel serpmek2. serpelemekAnlamı: seyrek damlalar durumunda yağmak3. serpmekAnlamı: dağılacak biçimde dökmek, saçmak4. bölmek -
80 ركب
IرَكِبَbinmekIIرَكْب1. konvoyAnlamı: aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile2. kervanرَكَّبَ1. çatmak2. bindirmekAnlamı: bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak3. bileştirmekAnlamı: bileşmesini sağlamak
См. также в других словарях:
bir — burum: (Ağdam, Bakı, Bərdə, Qazax, Şuşa, Tərtər) bir dəfə, bir qədər, bir az (“qaynamaq” feli ilə işlənir). – Qoy bir burum qaynasın, sora götü (Ağdam); – Bir burum qaynıyannan sora götürüf onu süzürsən (Şuşa) ◊ Bir çala (Qazax) – bir az, bir… … Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti
bir — bir̃ (birr) interj. 1. pu, žir (kartojant nusakomas byrėjimas, riedėjimas): Bir̃ bir̃ bir̃ ir nubyrėjo visi obuoliai Kb. Bir̃ bir̃ bir̃ išbirėjo žirniai iš saujos Š. Bir bir nuo skardžio riedėjau, medeliai, girdi, riedant trakšt trakšt lūžo… … Dictionary of the Lithuanian Language
Bir Umm Fawakhir — … Deutsch Wikipedia
bir — bir·gus; bir·ken·head; bir·ke·nia; bir·lie·man; bir·ma; bir·ming·ham; bir·ne; bir·nirk; bir·rus; bir·sle; ka·bir·pan·thi; sa·bir; si·bir·ic; gam·bir; … English syllables
Bir-Hakeim — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. Bir Hakeim est une oasis du désert de Libye, lieu de la bataille de Bir Hakeim en mai et juin 1942 au cours de laquelle la brigade française libre du… … Wikipédia en Français
Bir Bou Haouch — Ajouter une image Administration Nom algérien بئر بوحوش Pays Algerie !Algérie Wilaya … Wikipédia en Français
Bir Moghrein — بير مغرين Staat: Mauretanien Mauretanien … Deutsch Wikipedia
Bir Tawil — … Deutsch Wikipedia
Bir Mourad Raïs — Ajouter une image Administration Nom algérien بير مراد رائس Pays Algerie !Algérie … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (Métro De Paris) — Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (metro de Paris) — Bir Hakeim (métro de Paris) Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français