-
1 bindirmek
I vt1) ( binmesini sağlamak) einsteigen lassen (-e in)2) ( oturtmak) setzen (-e auf)çocuğunu atlıkarıncaya bindirdi er ließ sein Kind mit dem Karussell fahrenfiyatın üstüne 10 lira daha \bindirmek auf den Preis noch 10 Lira zuschlagenbir taşıt ötekine arkadan bindirdi ein Fahrzeug fuhr auf ein anderes von hinten auf -
2 bindirmek
-
3 bindirmek
-
4 bindirmek
1) понуд. от binmek2) -e ста́лкиваться, ударя́тьсяgemi rıhtıma bindirdi — су́дно наскочи́ло на пирс
3) -i повыша́ть, увели́чивать -
5 bindirmek
мендерү -
6 bindirmek
2) наехатьİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > bindirmek
-
7 bindirmek
v. bump, crash into, mount, overlay, pile up, embark, clash -
8 bindirmek
1) В грузи́ть2) Д сталки́ваться, ударя́ться -
9 bindirmek
тегъэтIысзьан, тыригъэтIысхьан -
10 bindirmek
επιβιβάζω, ανεβάζω -
11 bindirmek
أركبركب -
12 bindirmek
1. أركب [أَرْكَبَ]Anlamı: bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak2. ركب [رَكَّبَ]Anlamı: bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak -
13 bindirmek
"to cause to mount; to help to get on; to add on; to overlap; to superpose; to run into, to bump into, to ram" -
14 bindirmek
"1. /ı, a/ to have, let, or help (someone) mount (a horse, camel, etc.); to have, let, or help (someone) get in (a car); to have, let, or help (someone) get on (a bicycle, motorcycle, etc.); to have, let, or help (someone) board (a ship, train, airplane); to have, let, or help (someone) get on (a mobile thing such as a seesaw, swing, etc.); to put (someone) on (a mobile thing such as a seesaw, swing, etc.); to load (an animal) onto or into (a truck, trailer, etc.). 2. /ı, a/ to add (something unwanted) to: Vergi üstüne vergi bindirdiler. They imposed one tax after another. 3. /ı, a/ to increase the price of (something) by (a specified amount). 4. /a/ (for the front of a vehicle) to hit, strike, collide with (something): Kamyon dolmuşa arkadan bindirdi. The truck hit the jitney from behind. 5. /ı, a/ to cause (one thing) to overlap (another). 6. /ı, a/ to superimpose (one thing) upon (another)." -
15 gemiye bindirmek
v. ship -
16 kayalara bindirmek
v. run upon the rocks -
17 trene bindirmek
v. entrain -
18 uçağa bindirmek
v. emplane, embark, enplane -
19 ata bindirmek
гъэшэсын -
20 içine bindirmek
игъэтIысхьан
- 1
- 2
См. также в других словарях:
bindirmek — i, e 1) Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi. O. C. Kaygılı 2) e Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta… … Çağatay Osmanlı Sözlük
deniz bindirmek — denizde birden fırtına çıkmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sahile bindirmek — den. gemiyi içindeki yükü oluşan tehlikeden kurtarabilmek amacıyla bilerek karaya oturtmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
inada binmek (veya bindirmek) — iş inada binmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
tur bindirmek — sp. atlet, arkasından geleni bir veya daha fazla turla geçmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
mündürmek — bindirmek. ll , 197 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
bindirme — is. 1) Bindirmek işi 2) Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu 3) ask. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri Birleşik Sözler bindirme … Çağatay Osmanlı Sözlük
deniz — is. 1) Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi 2) Bu su kütlesinin belirli bir parçası Marmara Denizi. Karadeniz. 3) Aydaki düzlükler 4) mec. Geniş alan 5) mec. Çokluk, yoğunluk Birleşik Sözler deniz… … Çağatay Osmanlı Sözlük
sahil — is., Ar. sāḥil Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı Bir gün, adanın sahilinde, bir soğan yüklü kayık gelip demirledi. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler sahil boyu sahil çizgisi sahil devriyesi sahil kordonu sahil… … Çağatay Osmanlı Sözlük
tur — is., Fr. tour 1) Dolaşma Yemekten sonra araba ile tura çıktık. Y. K. Beyatlı 2) Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş 3) Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılan seyahat Birleşik Sözler tur… … Çağatay Osmanlı Sözlük
terkisine almak — (birini) üzerinde bulunduğu atın sağrısına bindirmek Sonra atlarının terkisine aldılar, benimle beraber kaçtılar. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük