-
1 avukat
avukat skendine bir \avukat tutmak sich einen Rechtsanwalt nehmen -
2 avukat
-
3 avukat masrafları
pl Anwaltskosten pl -
4 Av.
Av. Abk für avukat Rechtsanwalt (RA) -
5 tutmak
I vt1) anfassen, anpacken; ( ele almak) in die Hand nehmenateşi tutarsan elini yakarsın wenn du das Feuer anfasst, verbrennst du dir die Handtut! fang!3) ( avlamak) fangen4) erwischen, ertappenbir iki yalanını tuttum ich habe ihn ein paar Mal beim Lügen erwischtgözlerini açık \tutmak (a. fig) die Augen offen haltenspor insanı genç tutar Sport hält jung7) abhaltenannesi küçüğü aptese tuttu die Mutter hielt das Kleine abbirini taşa \tutmak jdn mit Steinen bewerfenbir şeyi göz önünde \tutmak etw im Auge behaltenkendine bir avukat tuttu er hat sich einen Anwalt genommen10) kendini \tutmak sich zurückhaltenkendimi tutamadım ich konnte mich nicht zurückhalten11) einschlagenyol \tutmak einen Weg einschlagen, gehenbu yolu tutarsak güneş batmadan oraya varırız wenn wir diesen Weg gehen, werden wir vor Sonnenuntergang dort ankommenII vi1) ansetzenkireç/pas \tutmak Kalk/Rost ansetzen2) kabuk \tutmak Kruste bilden3) bekommen, kriegençarpıntısı/hıçkırık \tutmak Herzklopfen/Schluckauf bekommen4) ( para toplamı) kosten, betragen, sich belaufen (auf)masraflar... tutuyor die Kosten belaufen sich auf...hepsi ne kadar tuttu? wie viel kostet alles?bu( nlar) ne kadar tuttu? wie viel macht das?5) duası tuttu sein Gebet wurde erhörtyapışkan tutmuyor der Kleber hält nicht7) ( bir yüzeyde kalmak) liegen bleibenkar tutmuyor der Schnee bleibt nicht liegen8) ( sürmek) dauerniki saat tuttu es hat zwei Stunden gedauert
См. также в других словарях:
avukat — is., huk., Fr. avocat 1) Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse 2) mec. Gerekmediği hâlde… … Çağatay Osmanlı Sözlük
avukat tutmak — adli işlemleri gereğince yerine getirmek için bir avukata vekâletname verip onu yetkili kılmak Kasabadan Bilal Efendi yi avukat tuttular. M. Ş. Esendal … Çağatay Osmanlı Sözlük
AVUKAT — Mahkemede ücret mukabilinde taraflardan birinin müdafaasını ve davasını üzerine alan hukukçu. * Mc: Müdafaaya muktedir, çeneli, cerbezeli … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Avukat — Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse … Hukuk Sözlüğü
avgat — avukat … Beypazari ağzindan sözcükler
evgat — avukat … Beypazari ağzindan sözcükler
dava vekili — Avukat sayısı beşten az olan yerlerde avukat yetkisini taşıyan meslek adamı … Hukuk Sözlüğü
AV. — Avukat (International » Turkish) … Abbreviations dictionary
MUHAMÎ — Avukat. * Himaye eden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Mecitozu — Original name in latin Mecitz Name in other language Avukat Haci Koy, Avukat Hac Ky, Hacikoey, Hacky, Mecidozu, Mecidz Mecitozu, Mecitz State code TR Continent/City Europe/Istanbul longitude 40.52 latitude 35.29528 altitude 814 Population 5506… … Cities with a population over 1000 database
dava vekili — is., huk. Avukat sayısı beşten az olan yerlerde avukat yetkisini taşıyan meslek adamı … Çağatay Osmanlı Sözlük