-
1 dagegen sein
aleyhinde olmakkarşı çıkmak -
2 gegenüber
aleyhindekarşıkarşısında -
3 argumentieren
argumentieren*vi tartışmak ( für lehinde) ( gegen aleyhinde); ( seine Argumente darlegen) gerekçe göstermek; ( den Beweis führen) kanıtlandırmak, delil göstermek ( für lehinde) ( gegen aleyhinde) -
4 aussprechen
aussprechen <unreg, -ge-, h>2. v/i sözünü bitirmeksich aussprechen für (gegen) lehinde (aleyhinde) konuşmak;sich aussprechen mit -le dertleşmek; -le bir konuyu konuşup halletmek -
5 einleiten
Schadstoffe einleiten in (A) -e akıtmak/dökmek -
6 Verfahren
ein Verfahren einleiten ( gegen aleyhinde) dava açmak -
7 Anklage
Anklage <-n> f1) iddia, sav2) (\Anklagevertretung) savcı, iddia makamı3) (\Anklageschrift) iddianame4) ( öffentliche Klage) kamu davası;\Anklage gegen jdn erheben biri aleyhinde kamu davası açmak;unter \Anklage stehen hakkında kamu davası açılmış olmak -
8 anklagen
an|klagenvt2) ( Missstände) yakınmak, sızlanmak3) ( beschuldigen) suçlamak;jdn \anklagen, etw getan zu haben birinin bir suç işlemiş olduğunu iddia etmek -
9 aussagen
aus|sagengegen jdn \aussagen birinin aleyhinde tanıklık etmek -
10 nachsagen
nach|sagenvt1) ( wiederholen) tekrarlamak2) jdm etw \nachsagen birinin hakkında bir şey söylemek;man kann ihm nichts \nachsagen onun aleyhinde bir şey söylenemez -
11 an
-a-da-de-ealeyhindekarşıkenarınakenarındayanınayanında -
12 gegen
-e doğrualeyhindeaşağı yukarıkarşıoranlayaklaşık -
13 wider
aksialeyhindeaykırıkarşızıt
См. также в других словарях:
aleyhinde olmak — (birisinin) birine karşı olumsuz duygu ve davranış içinde bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
aleyhinde (veya aleyhine) söylemek (veya bulunmak) — çekiştirmek, yermek Avrupalılar ordumuz aleyhine ne akıllarına gelirse söylerler. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
MAHKÛM — Aleyhinde hüküm verilmiş olan. Dâvayı kaybedip cezalanan. * Birisinin hükmü altında bulunan. * Zorunda ve mecburiyetinde olma. Katlanma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜDDEÂ ALEYH — Aleyhinde dâvâ açılan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
fişfitlemek — aleyhinde fitnelemek … Beypazari ağzindan sözcükler
golamak — aleyhinde konuşmak … Beypazari ağzindan sözcükler
aleyh — is., Ar. ˁaleyh Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı Aleyhinde bir tertip kuranların gadrine uğradım. R. H. Karay Birleşik Sözler binaenaleyh müddeialeyh Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller aleyhe dönmek aleyhinde olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
davalaşmak — nsz Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ittifakla — zf. Oy birliği ile Üç kişi ittifakla doktorların aleyhinde bulundular. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
levha — is., Ar. levḥa 1) Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha İçeri girince göze ilk çarpan şey duvardaki yazı levhaları oluyordu. R. N. Güntekin 2) Tablo, resim Resimci dükkânlarında Türkler aleyhinde birçok levhalar asılmıştı. Ö. Seyfettin 3)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mantıksızlık — is., ğı Mantıksız davranma durumu ... milliyetle dinin aleyhinde bulunmaktaki mantıksızlığı, zirzopluğu anlıyor gibi oluyordum. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük