-
21 fastener
n. bağ, raptiye, fermuar, kilit, toka, çıtçıt, ataş, mandal* * *bağlayıcı* * *noun (something that fastens things (together): a zip-fastener.) bağ, toka, kopça -
22 fly
n. sinek, olta sineği; uçma, uçuş; açıkgöz, uyanık; pantolonun ön yırtmacı; ayar dişlisi (saat); kiralık araba; çadır perdesi————————v. uçmak, uçuşmak, dalgalanmak, havalanmak, savrulmak, saçılmak, atılmak, kaçmak, firar etmek, uçurmak, uçakla gitmek, atlayarak aşmak, üzerinden atlamak* * *1. uç (v.) 2. sinek (n.)* * *I plural - fliesnou)1) (a type of small winged insect.) sinek2) (a fish hook made to look like a fly so that a fish will take it in its mouth: Which fly should I use to catch a trout?) çapari3) ((often in plural) a piece of material with buttons or a zip, especially at the front of trousers.) pantolon fermuarı•II past tense - flew; verb1) (to (make something) go through the air on wings etc or in an aeroplane: The pilot flew (the plane) across the sea.) uç(ur)mak2) (to run away (from): He flew (the country).) kaçmak3) ((of time) to pass quickly: The days flew past.) uçar gibi geçmek•- flying saucer
- flying visit
- frequent flyer/flier
- flyleaf
- flyover
- fly in the face of
- fly into
- fly off the handle
- get off to a flying start
- let fly
- send someone/something flying
- send flying -
23 hold-all
noun (a (usually large) bag with a zip for packing clothes etc into.) hurç -
24 postcode
n. posta kodu* * *['pəuskoud]noun ((American zip code) a set of letters and numbers added to the address on a letter to make delivery easier.) posta kodu -
25 unzip
v. fermuarını açmak, direncini kırmak [amer.], halletmek [amer.]* * *past tense, past participle - unzipped; verb(to undo the zip of: Will you unzip this dress please?) fermuarını açmak -
26 بغتة
aniden; ansızın; apansız; birden; birdenbire; cartadak; gümbedek; lârp; pattadak; pattadan; şappadak; şıppadak; şırakkadak; takkadak; yekten; zıp; zıppadak -
27 فجأة
aniden; ansızın; apansız; birden; birdenbire; cartadak; gümbedek; lârp; pattadak; pattadan; şappadak; şıppadak; şırakkadak; takkadak; yekten; zıp; zıppadak -
28 فجاءة
aniden; ansızın; apansız; birden; birdenbire; cartadak; gümbedek; lârp; pattadak; pattadan; şappadak; şıppadak; şırakkadak; takkadak; zıp; zıppadak -
29 فلتة
aniden; ansızın; apansız; birden; birdenbire; cartadak; gaf; galat; gümbedek; lârp; pattadak; pattadan; şappadak; şıppadak; şırakkadak; takkadak; zıp; zıppadak -
30 مباغتة
aniden; ansızın; apansız; birden; birdenbire; cartadak; gümbedek; lârp; pattadak; pattadan; şappadak; şıppadak; şırakkadak; takkadak; zıp; zıppadak -
31 Sippe
Sippe <-n> ['zıpə] fsülâle; ( Verwandtschaft) akrabalar pl -
32 بغتة
بَغْتَة1. cartadakAnlamı: birdenbire ve gürültü ile, cartadan2. zıpAnlamı: zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketini veya çıkardığı sesi anlatı3. pattadakAnlamı: aniden4. birdenbireAnlamı: aniden5. birdenAnlamı: aniden6. anidenAnlamı: ansızın, birdenbire7. lârpAnlamı: ansızın ve güç biçimde8. pattadanAnlamı: aniden9. yektenAnlamı: birden10. apansızAnlamı: hiç beklenmedik sırada, pek ansızın, apansızın11. gümbedekAnlamı: beklenmedik bir zamanda, birdenbire12. takkadakAnlamı: aniden13. zıppadakAnlamı: beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada14. şırakkadakAnlamı: ansızın birdenbire15. şappadakAnlamı: ansızın16. şıppadak17. ansızınAnlamı: birdenbire, anî olarak, anîden -
33 فجأة
فَجْأَة1. birdenAnlamı: aniden2. zıpAnlamı: zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketini veya çıkardığı sesi anlatı3. lârpAnlamı: ansızın ve güç biçimde4. anidenAnlamı: ansızın, birdenbire5. birdenbireAnlamı: aniden6. pattadanAnlamı: aniden7. cartadakAnlamı: birdenbire ve gürültü ile, cartadan8. pattadakAnlamı: aniden9. apansızAnlamı: hiç beklenmedik sırada, pek ansızın, apansızın10. şappadakAnlamı: ansızın11. şıppadak12. zıppadakAnlamı: beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada13. yektenAnlamı: birden14. şırakkadakAnlamı: ansızın birdenbire15. gümbedekAnlamı: beklenmedik bir zamanda, birdenbire16. takkadakAnlamı: aniden17. ansızınAnlamı: birdenbire, anî olarak, anîden -
34 فجاءة
فُجَاءَة1. birdenAnlamı: aniden2. cartadakAnlamı: birdenbire ve gürültü ile, cartadan3. zıpAnlamı: zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketini veya çıkardığı sesi anlatı4. lârpAnlamı: ansızın ve güç biçimde5. anidenAnlamı: ansızın, birdenbire6. birdenbireAnlamı: aniden7. pattadakAnlamı: aniden8. pattadanAnlamı: aniden9. takkadakAnlamı: aniden10. şappadakAnlamı: ansızın11. gümbedekAnlamı: beklenmedik bir zamanda, birdenbire12. zıppadakAnlamı: beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada13. apansızAnlamı: hiç beklenmedik sırada, pek ansızın, apansızın14. şıppadak15. şırakkadakAnlamı: ansızın birdenbire16. ansızınAnlamı: birdenbire, anî olarak, anîden -
35 فلتة
فَلْتَة1. zıpAnlamı: zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketini veya çıkardığı sesi anlatı2. anidenAnlamı: ansızın, birdenbire3. pattadanAnlamı: aniden4. pattadakAnlamı: aniden5. cartadakAnlamı: birdenbire ve gürültü ile, cartadan6. birdenbireAnlamı: aniden7. birdenAnlamı: aniden8. lârpAnlamı: ansızın ve güç biçimde9. galatAnlamı: yanlış (kelime veya söz)10. gafAnlamı: yersiz, beceriksiz söz veya davranış, pot11. apansızAnlamı: hiç beklenmedik sırada, pek ansızın, apansızın12. şırakkadakAnlamı: ansızın birdenbire13. gümbedekAnlamı: beklenmedik bir zamanda, birdenbire14. şıppadak15. zıppadakAnlamı: beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada16. takkadakAnlamı: aniden17. şappadakAnlamı: ansızın18. ansızınAnlamı: birdenbire, anî olarak, anîden -
36 مباغتة
مُبَاغَتَة1. zıpAnlamı: zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketini veya çıkardığı sesi anlatı2. anidenAnlamı: ansızın, birdenbire3. birdenbireAnlamı: aniden4. pattadanAnlamı: aniden5. pattadakAnlamı: aniden6. lârpAnlamı: ansızın ve güç biçimde7. cartadakAnlamı: birdenbire ve gürültü ile, cartadan8. birdenAnlamı: aniden9. şappadakAnlamı: ansızın10. gümbedekAnlamı: beklenmedik bir zamanda, birdenbire11. şırakkadakAnlamı: ansızın birdenbire12. apansızAnlamı: hiç beklenmedik sırada, pek ansızın, apansızın13. zıppadakAnlamı: beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada14. takkadakAnlamı: aniden15. şıppadak16. ansızınAnlamı: birdenbire, anî olarak, anîden -
37 malicieuse
coquin, espiègle muzip [muː'zip] -
38 malicieux
coquin, espiègle muzip [muː'zip]
- 1
- 2
См. также в других словарях:
Zip — ZIP популярный формат сжатия данных и архивации файлов. Файл в этом формате обычно имеет расширение .zip и хранит в сжатом или несжатом виде один или несколько файлов, которые можно из него извлечь путём распаковки с помощью специальной… … Википедия
ZIP — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. {{{image}}} Sigles d une seule lettre Sigles de deux lettres > Sigles de trois lettres … Wikipédia en Français
Zip.ca — Création 2004 Fondateurs Robert Hall Forme juridique Privée Siège social … Wikipédia en Français
zip — [ zip ] n. m. • 1965; n. déposé ♦ Anglic. Fermeture à glissière. Blouson fermé par un grand zip. ● Zip nom masculin (nom déposé) Type de fermeture à glissière étanche. ● Zip (difficultés) nom masculin (nom déposé) Orthographe Toujours avec une… … Encyclopédie Universelle
Zip — steht für: ZIP (Dateiformat), ein Datenkompressionsformat ZIP Code, ein Postleitzahlensystem des US amerikanischen United States Postal Service Zeitschrift für Wirtschaftsrecht, juristische Fachzeitschrift Zone Information Protocol,… … Deutsch Wikipedia
Žíp — (Village) Administration Pays Slovaquie … Wikipédia en Français
zip-in — /zip in /, adj. capable of being inserted or attached by means of a zipper: a coat with a zip in lining. [1970 75; adj. use of v. phrase zip in] * * * zipˈ on, zipˈ off, zipˈ in, etc adjective Able to be added, removed, inserted, etc by means of… … Useful english dictionary
zip-up — UK US adjective closed by means of a zip a zip up sweatshirt Thesaurus: words used to describe clotheshyponym * * * adj. [attrib.] chiefly Brit. (of a garment, pocket, bag, etc.) able to be fastened with a zipper … Useful english dictionary
zip 4 — zip code zip code (z[i^]p k[=o]d ), n. [zone improvement plan.] any one of a set of numbers assigned by the United States Postal Service to designate a particular postal delivery area. One or more zip codes are assigned to each post office. The… … The Collaborative International Dictionary of English
ZIP — steht für: ZIP (Dateiformat), ein Datenkompressionsformat ZIP Code, ein Postleitzahlensystem des US amerikanischen United States Postal Service Zeitschrift für Wirtschaftsrecht, juristische Fachzeitschrift Zone Information Protocol,… … Deutsch Wikipedia
ZIP — ZIP, Zip 〈[zı̣p] n.; Gen.: s, Pl.: s; häufig in Zus.; EDV〉 Programm zur Komprimierung von Daten; ZIP Datei; ZIP Format; ZIP Laufwerk; ZIP Programm [Etym.: → zippen] … Lexikalische Deutsches Wörterbuch