-
1 تعب
Iتَعَب1. eforAnlamı: bedenî ve zihni çaba2. güçsüzlükAnlamı: güçsüz olma durumu3. zavallılıkAnlamı: zavallı olma durumu4. emekAnlamı: çok çalışmak, sa'y5. meşakkatAnlamı: güçlük, sıkıntı6. yorgunlukAnlamı: beden veriminin azalması durumu7. zahmetAnlamı: sıkıntı, güçlük, yorgunluk, eziyet8. bitkinlikAnlamı: bitkin olma durumuIIتَعِب1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin3. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan4. bezginتَعِبَ1. köpeklemekAnlamı: çok yorulmak2. yorulmakAnlamı: yorgun duruma gelmek3. ıkınmakAnlamı: soluğunu tutarak sıkınmak4. zahmetAnlamı: sıkıntı, güçlük, yorgunluk, eziyet5. didinmek -
2 متعب
Iمُتْعَب1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. bitik3. yorgunAnlamı: yorulmuş olan4. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin5. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olanIIمُتْعِب1. mihnetliAnlamı: zor, üzücü2. kompleksAnlamı: hemen kavranamayan, çözümü güç olan3. külfetliAnlamı: zor, sıkıcı4. müşkülAnlamı: güç, zor, çetin5. yorucuAnlamı: yorgunluğa yol açan6. zahmetliAnlamı: zahmetlerle yapılan, yorucu, sıkıntılı7. karışıkAnlamı: anlaşılması güç olan8. zorAnlamı: sıkıntı ve güçlükle yapılan -
3 مجهد
Iمُجْهَد1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. bitik3. yorgunAnlamı: yorulmuş olan4. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin5. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olanIIمُجْهِد1. girişikAnlamı: birbirinin içine girmiş, karışmış olan2. meşakkatliAnlamı: güç, sıkıntılı3. müşkülAnlamı: güç, zor, çetin4. zahmetliAnlamı: zahmetlerle yapılan, yorucu, sıkıntılı5. zorAnlamı: sıkıntı ve güçlükle yapılan -
4 أهيف
أَهْيَف1. kaknemAnlamı: kuru, sıska2. bitapAnlamı: bitkin, yorgun3. inceAnlamı: kalınlığı az olan4. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz5. bitik6. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin7. cılızAnlamı: çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif8. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
5 حسير
حَسِير1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin3. bezgin4. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
6 عجيف
عَجِيف1. zayıf2. kaknemAnlamı: kuru, sıska3. bitapAnlamı: bitkin, yorgun4. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz5. dermansızAnlamı: gücü kalmamaış, bitkin6. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz7. bitik8. zayıfAnlamı: (insan, hayvan için) eti, yağı az olan, cılız9. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin10. arıkAnlamı: zayıf, cılız, kuru, sıska11. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan12. cılızAnlamı: çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif -
7 كليل
كَلِيل1. zayıf2. kaknemAnlamı: kuru, sıska3. takatsizAnlamı: takati kalmamaış4. mecalsizAnlamı: dermansız, takatsız5. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz6. hâlsizAnlamı: gücü olmayan, takatsız7. bitapAnlamı: bitkin, yorgun8. yalın katAnlamı: zayıf, sağlam olmayan9. dirençsizAnlamı: direnci olmayan10. kudretsizAnlamı: gücü olmayan11. kuvvetsizAnlamı: gücü, kuvveti olmayan12. dermansızAnlamı: gücü kalmamaış, bitkin13. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz14. kütAnlamı: keskin olmayan15. pimpirikAnlamı: yaşlı, güçsüz16. sağlıksızAnlamı: sağlık durumu bozuk17. bitik18. sakat19. çelimsizAnlamı: güçsüz, nahif20. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin21. arıkAnlamı: zayıf, cılız, kuru, sıska22. cılızAnlamı: çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif23. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
8 لاغب
لَاغِب1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. bitik3. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin4. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
9 محسور
مَحْسُور1. örtüsüzAnlamı: örtüsü olmayan2. bitapAnlamı: bitkin, yorgun3. üryanAnlamı: çıplak, açık4. nüAnlamı: çıplak5. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin6. bezgin7. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
10 مرهق
Iمُرْهَق1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz3. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz4. bitik5. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin6. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan7. cılızAnlamı: çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahifIIمُرْهِق1. mihnetliAnlamı: zor, üzücü2. kompleksAnlamı: hemen kavranamayan, çözümü güç olan3. zahmetliAnlamı: zahmetlerle yapılan, yorucu, sıkıntılı -
11 مضنى
مُضْنًى1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz3. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz4. bitik5. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin6. cılızAnlamı: çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif7. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
12 معروق
مَعْرُوق1. zayıf2. bitapAnlamı: bitkin, yorgun3. dermansızAnlamı: gücü kalmamaış, bitkin4. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz5. sağlıksızAnlamı: sağlık durumu bozuk6. bitik7. zayıfAnlamı: (insan, hayvan için) eti, yağı az olan, cılız8. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin9. cılızAnlamı: çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif10. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
13 مكدود
مَكْدُود1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. bitik3. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin4. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
14 منهك
Iمُنْهَك1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. bitik3. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin4. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olanIIمُنْهِك1. mihnetliAnlamı: zor, üzücü2. meşakkatliAnlamı: güç, sıkıntılı3. zahmetliAnlamı: zahmetlerle yapılan, yorucu, sıkıntılı -
15 منهوك
مَنْهُوك1. bitapAnlamı: bitkin, yorgun2. bitik3. cicozAnlamı: yok, hiç yok, tükendi anlamına kullanılır4. argınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkin5. bitkinAnlamı: gücü tükenmiş olan -
16 متعب
argın; bitap; bitik; bitkin; karışık; kompleks; külfetli; mihnetli; müşkül; yorgun; yorucu; zahmetli; zor -
17 مجهد
argın; bitap; bitik; bitkin; girişik; meşakkatli; müşkül; yorgun; zahmetli; zor -
18 أتعب
-
19 أجهد
-
20 خرع
IخَرِعargınAnlamı: yorgun, zayıf, bitkinIIخَرِعَ1. zayıflamakAnlamı: zayif duruma gelmek2. cılızlaşmakAnlamı: zayıf ve güçsüz düşmek
- 1
- 2
См. также в других словарях:
yorğun — sif. Çox işləmək, yerimək, hərəkət etmək və digər fəaliyyət nəticəsində yorulmuş, üzgün düşmüş. Yorğun adam. Yorğun at. – Qışın soyuğunda da adam istəyir, girsin isti kürsüyə və yorğanı çəksin başına, bir az da yorğun olan adamı yuxu tutur. C. M … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
yorgun — sf. Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş. B. S. Erdoğan Birleşik Sözler yorgun argın yorgun mermi yol yorgunu Atasözü, Deyim ve Birleşik… … Çağatay Osmanlı Sözlük
yorğun-arğın — sif. Çox yorulmuş. Yorğun arğın insanlar işdən sonra; Yığışmışdı divarları daş aynalı bir salona. S. V.. Yorğun arğın düşmək – çox yorulmaq, taqətsiz düşmək … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
yorgun argın — zf. Çok yorulmuş, gücü kalmamış olarak Üç bin kadar zayıf, soluk ve üstü başı yıpranmış Türk çocuğu, yorgun argın önümüzden geçtiler. F. R. Atay … Çağatay Osmanlı Sözlük
yorgun düşmek — çok yorulmak, bitkin duruma gelmek Ben de uykusuzluktan yorgun düşmek üzereyim, yatacağım. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
yorgun mermi — is. Havaya sıkıldıktan sonra hızını kaybederek yere düşen mermi … Çağatay Osmanlı Sözlük
külçe gibi oturmak — yorgun veya bitkin bir durumda çöküvermek … Çağatay Osmanlı Sözlük
arğın — yorğun arğın – bax yorğunarğın … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
harken — yorgun, zebun … Çağatay Osmanlı Sözlük
harun — yorgun olan, yorulmuş kişi azgın at, haşari … Çağatay Osmanlı Sözlük
sustaymak — yorgun olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük