Перевод: с русского на турецкий

с турецкого на русский

yapıyı

  • 1 охватывать

    несов.; сов. - охвати́ть

    охвати́ть рука́ми поду́шку — yastığı kollarıyla sarmak

    2) воен. (kanadını) kuşatmak
    3) врз sarmak; kaplamak

    пла́мя охвати́ло зда́ние — alevler yapıyı sardı

    се́рдце её охвати́ла ра́дость — yüreğini sevinç kapladı

    его́ охвати́л страх — içinin korku kapladı, onu bir korkudur aldı

    движе́ние охвати́ло широ́кие наро́дные ма́ссы — hareket geniş halk kitlelerine yayıldı

    забасто́вка охвати́ла не́сколько отрасле́й промы́шленности — grev, birkaç sanayi dalını kapladı

    5) тк. несов. içine almak, kapsamak

    э́тот пери́од охва́тывает сле́дующие го́ды — bu dönem şu yılları kapsar

    охвати́ть всех соцсоревнова́нием — herkesin sosyalist yarışmaya katılmasını sağlamak

    Русско-турецкий словарь > охватывать

  • 2 подводить

    несов.; сов. - подвести́
    1) getirmek; yaklaştırmak ( приближать)

    подвести́ узкоколе́йку к карье́ру — dekovili ocağa kadar uzatmak

    3) в соч.

    подводи́ть подко́п подо что-л. — bir şeye lağım / sıçanyolu açmak

    подвести́ дом под кры́шу — evin sonuncu katını çıkmak

    подводи́ть фунда́мент под зда́ние — yapıyı temele oturtmak

    4) перен. ( обосновать) oturtmak, dayandırmak

    подвести́ нау́чную осно́ву под свой труд — çalışmasını bilimsel bir temele oturtmak

    5) перен., разг. götürmek
    6) sürme çekmek ( глаза); rastık çekmek ( брови)

    у неё глаза́ подведены́ — gözleri sürmeli

    ••

    у меня́ живо́т подвело́ — içim eziliyor

    Русско-турецкий словарь > подводить

  • 3 радиофикация

    ж
    ( kent ve kırsal alanda) geniş bir radyo istasyon ve yerel radyo merkezleri ağı kurma; ( yapıyı) radyo yayın ve haberleşme aygıtları ile donatma

    Русско-турецкий словарь > радиофикация

См. также в других словарях:

  • çatı — is. 1) Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü Sık ağaçlar arasında yalnız üst katının çatısı görünen kırmızı aşı boyalı bir eski eve doğru yürüyorlardı. Ö. Seyfettin 2) Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü 3) Yapının tavanı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • demokratlaşmak — nsz 1) Demokrasi ilkelerini uygulamak, demokrasiye uygun yapıyı kurmak 2) Demokrat bir biçimde davranmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kapsül — is., Fr. capsule 1) Şişe kapağı 2) Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça 3) Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kubbe — is., mim., Ar. ḳubbe Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı. O. Atay Birleşik Sözler ana kubbe gök kubbe yarım kubbe …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ortanın sağı — is. Ilımlı siyasi görüşe göre, sosyal alanla ilgili sosyal yapıyı koruma veya olduğu gibi sürdürme eğiliminde bulunan partilerin benimsedikleri görüş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • proje — is., Fr. projet 1) Tasarlanmış şey, tasarı Babamın İstanbul seferi projesi kız kardeşimle bana değil, anneme de ciddi görünüyordu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • süsleme sanatları — is., ç. Bir yapıyı, bir eşyayı kullanış amacıyla birlikte göze daha güzel göstermek için çeşitli türlerde yapılan estetik çalışmaların tümü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tutmak — i, ar 1) Elde bulundurmak, ele almak Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin 2) Ele geçirmek, yakalamak Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin 3) Avlamak Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • restore etmek — eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • askıya almak — 1) altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak 2) oturmuş veya batmış bir gemiyi yüzdürmek için başka teknelere asarak kaldırmak 3) mec. bir işi zamanında yapmayıp belirsiz bir zamana bırakmak,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ANATOMİ — Canlıların yapısını ve bu yapıyı meydana getiren uzuvları inceleyen ilim dalı. Tıbtaki önemi çok büyüktür …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Книги

Другие книги по запросу «yapıyı» >>


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»